Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-1,62
BIST 93.149
%2,06
Dolar 5,7828
%2,07
Euro 6,6376
%3,30
Altın 230,12
REKLAM

65 YAŞ İLE EMEKÇİ İÇİN EMEKLİLİK SON BULDU

128 defa okundu kategorisinde, 17 May 2018 - 08:05 tarihinde yayınlandı
65 YAŞ İLE EMEKÇİ İÇİN  EMEKLİLİK SON BULDU

 Haber: İlkan TOPRAK

KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) Balıkesir Şube Başkanı Özgül Erdem Coşar, 2008 yılı sonrasında çalışma hayatına girenler için emeklilik yaşının kademeli olarak 65’e yükseltildiğini hatırlatarak, Türkiye koşullarında emekçiler için emekliliğin fiilen sona erdiğini söyledi.

 

Sosyal Güvenlik Haftası’nın kutlandığı bu haftada Büro Emekçileri Sendikası (BES) Balıkesir Şube Başkanı Özgül Erdem Coşar, dün sendika binasında bir basın toplantısı düzenleyerek Türkiye’deki sosyal hak kayıpları, uzun emeklilik yaşı, sağlık alanındaki sorunlar ve SGK çalışanlarının hak taleplerini dile getirdi.

Basın açıklaması öncesi İsrail’in Filistin’e yaptığı kanlı katliamı lanetleyerek sözlerine başlayan Başkan Coşar, “Emekliliğin özellikle 01.10.2008 sonrasında çalışma hayatına girenler için fiilen ortadan kaldırıldığı bir süreçte, bırakın sosyal güvenlik haftası kutlamayı sosyal güvenlikten bahsetmek bile gerçekçi değildir” dedi.

SGK’nın istatistiklerine göre toplam nüfusun yüzde 13,2’sinin sosyal güvenlik kapsamı dışı olduğu belirten Coşar, halen ülkemizde sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, SGK’dan gelir ve aylık almayan 18 yaşını doldurmuş ve öğrenci olmayan ve aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan 8 milyon yurttaş olduğunu söyledi.

BES Şube Başkanı Coşar açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Sağlık alanında piyasalaşma tüm hızıyla sürerken sosyal güvenliğin sisteminin diğer temel unsuru olan emeklilik sisteminde de durum farklı değildir. 5510 sayılı yasa ile 2008 yılı sonrasında çalışma hayatına girenler için emeklilik yaşı kademeli olarak 65’e yükseltilmiştir. Türkiye koşullarında emekçiler için emeklilik fiilen son bulmuştur.  Emekçiler kamu emeklilik sisteminin tasfiyesi anlamına gelen “Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi” saldırısı ile karşı karşıyadır. Gönüllü BES, BES’e otomatik katılım derken, sıra zorunlu BES uygulamasına gelmiştir.

Kamusal, nitelikli, parasız ve ulaşılabilir sağlık hizmeti ve kamu emeklilik sistemi emekçilere bir lütuf değil emekçilerin mücadele ile kazandığı haklardır. Kazanımlarımıza sahip çıkmaya dün olduğu gibi bugünde devam edeceğiz. Kamusal, nitelikli, parasız ve ulaşılabilir sağlık hizmeti ve kamusal emeklilik hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz.

BES olarak bireysel emeklilik sistemi dayatmasına karşı, emeklilik yaşının düşürülmesi, emekli ayılık bağlanma oranlarının yükseltilmesi ve her türlü ek ödemenin emekli aylığına yansıtılması taleplerimiz için mücadelemizi yükselterek sürdüreceğiz.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını ve Siyasi İktidara sağlık ve sosyal güvenlikle ilgili taleplerimizi hatırlatırken SGK emekçilerinin sorun ve talepleri için de adım atmaya davet ediyoruz.

Özellikle 2011 yılında çıkarılan 666 sayılı KHK ile diğer büro emekçilerinde olduğu gibi SGK emekçilerinde de ciddi hak kayıpları yaşanmıştır. İkramiyeler, ek ödemeler, fazla mesai ücreti, havuz parası, vekâlet ücreti, fatura inceleme ücreti vb. kaldırılması ile SGK emekçileri ciddi gelir kaybına uğratılmıştır. SGK emekçilerinin ikramiyelerinin ödenmeye devam edilmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı olmasına karşın yeni bir düzenleme yapılmayarak emekçiler mağdur edilmeye devam edilirken, yönetici kadrolara ve teftiş elemanlarına ikramiye ödemesi devam etmektedir. SGK emekçilerinin eşitlik ve adalet talepleri canlılığını korumaktadır. Kurumda istihdam eksikliğine rağmen ağır iş yükü altında çalışan emekçiler siyasi iktidar tarafından rutin hale getirilen prim afları ile ilave iş yüküne katlanmak zorunda kalmakta ve çalışmanın ekonomik karşılığını alamamaktadırlar.

Büro Emekçileri Sendikası olarak taleplerimizi bugün burada bir kez daha ifade ediyor, tüm SGK emekçilerini taleplerimiz için ortak mücadeleye davet ediyoruz.

SAĞLIKTA 11 KALEM YENİ ÖDEME ZORUNLLUĞU

SGK’nın 2017 istatistiklerinde, toplam nüfusun %86,8 inin sosyal güvenlik kapsamında olduğu, nüfusun 13,2’sinin ise kapsam dışı olduğu kaydedilmektedir. Herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, SGK’dan gelir ve aylık almayan 18 yaşını doldurmuş ve öğrenci olmayan ve aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan 8 milyon yurttaş tespit edilmiştir. 6,4 milyon yurttaşın ise aylık gelirinin asgari ücretin 1/3 ünden fazla olması nedeniyle GSS primi ödemesi gerektiği halde prim borcunu ödeyemediği görülmektedir. Yani sosyo-ekonomik durumu iyi olmayan ve muhtaç durumda olan toplam yurttaş sayısının 14,4 milyona ulaştığı SGK istatistiklerinden de anlaşılmaktadır. Öve öve bitiremedikleri sağlık sisteminde yurttaşlarımızın payına sağlıkta daha önce olmayan 11 kalem yeni ödeme zorunluluğu olmuştur. Reçete yazılmasa bile her muayenede 5 TL’den başlayıp 15 TL’ye kadar muayene ücreti; reçete bedeli; eşdeğer ilaç farkı; miktarı milyarları bulan istisnai sağlık hizmeti ücreti ve en çok can yakan da özel hastanelerde ilave ücret adı altında alınan bıçak parası ile paran kadar sağlık hizmeti anlayışı getirilmiştir.

Şehir Hastaneleri ile sağlıkta dönüşüm projesinde son aşamaya gelinmektedir. Kamu hastaneleri, hazine’nin finansal riski üstlendiği ‘yap/ kirala/devret’ modeli ile şehir hastanesi adı altında özelleştirilmektedir. Bu uygulama ile 4 yıllık kira bedeli ile yapılacak hastanelere 20 yıl kira bedeli ödenecektir. Arazi, alt yapı ve finansman garantisini kamu üstlenmektedir. Eğer yeterince ‘müşteri’ hasta bulunamayıp zarar edilirse (%70 doluluk garantisi), aradaki fark otoyol ve köprülerde olduğu gibi vergilerimizden oluşan genel bütçeden karşılanacaktır.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı