Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,34
BIST 93.616
%0,27
Dolar 5,3338
%0,19
Euro 6,0913
%0,44
Altın 209,50
REKLAM

AHMET AKIN ZAFER YAKIN

125 defa okundu kategorisinde, 13 Eyl 2018 - 08:25 tarihinde yayınlandı
AHMET AKIN  ZAFER YAKIN

Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Büyükşehir Belediye Başkanlığı için kamuoyunda bir algı yaratıldığını söylerken öyle düşünenler merak etmesin Ahmet Akın Zafer yakın inşallah dedi.

 

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, ekonomik ve siyasal krizden çıkışın çözüm yolları ile ilgili bir basın açıklaması düzenledi. Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir İl başkanlığında düzenlenen toplantıda konuşan Akın zor bir durumdan geçtiklerini ifade etti.

Konuyla ilgili konuşan Akın; “Bizim partimiz bir örgüt partisidir kimin Büyükşehir Başkanı adayı olacağına ancak en başta örgütler karar verir. Örgütümüzün ve üyelerimizin ilk önce onların desteğini alan, onları kucaklayan kişi ve başkanlarımızın onay verdiği kişi bizim Büyükşehir belediye başkanı adayımız olacaktır bu bir kere kesin. Örgütün desteğini alamayan zaten vatandaşın hepsini kucaklaması kolay değil. Çalışıyorum ben, dersime de iyi çalışıyorum hem vatandaşında yanındayım. 3 senelik milletvekilliği görevimde de hep halkın içinde olmak istedim. Herkesin sorununa çare bulmak için mücadele ettim. Bu 3 senelik süreçte de hiç bir siyasi parti ayırımı yapmadım. Hizmet etmek için mücadele ettim. Çünkü bize oy vermeyebilir ama ihtiyacı bir sorunu vardır AK Partiye ulaşamaz ama Ahmet Akın’a her zaman ulaşabilir bunu ispat ettim. Milletimizde de böyle bir algı oluştu, bu algı tabi benim dışımda oluşuyor buda benim için güzel bir şey. Diğerleri diyor ki Ahmet Akın Balıkesir halkına en yakın öyle diyenler düşünenler merak etmesin Ahmet Akın zafer yakın inşallah” dedi.

Ekonomik sorunlar hakkında da açıklamalarda bulunan Ahmet Akın Ekonomik ve siyasal krizden çıkışın çözüm yolları ile ilgili de bilgi verdi.

Akın açıklamasında şu detaylara yer verdi; “Bildiğiniz gibi ülkemiz zor bir durumdan geçiyor, yine bir krizin içindeyiz. Bu kriz şuan da tam olarak anlaşılmış değil. Esnaf sattığı malın yerine yenisini koyamıyorsa kriz başlamış demektir. Biz Kasım ayında pik yapar diye düşünüyorduk ama esnafımız şuan da bile sattığı malın yerine yenisini koyamıyor. Kriz artık maksimum seviyelere çıkmış durumda. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla 9 kişilik komisyon oluşturuldu ve bende varım. Komisyonda ülkemizde ki ekonomik değerlendirilmelerin yapıldığı hem STK’lardan hem ekonomik guruplardan, iş dünyasından, esnaflardan, tüccarlardan genel olarak halkımızın içinde bulunduğu durumu daha iyi analiz etmek için direk birebir temas yaparak işi yerinde tespit etmek için çalışmalara başladık. Zonguldak’tan sonra şimdide Balıkesir’de yapıyoruz. Bunlara daha sonra rapor halinde hem sizlerle öncelikle de genel başkanımızla paylaşacağız.

Ekonomi çok kötü iş dünyası büyük bir dar boğazın içinde hep söylüyoruz. Bundan siyasi bir çıkar sağlamak için ülkemizin içinde bulunduğu duruma bir dirsek atıp bizden ucundan tutup hatta yüreğimizi bedenimizi taşın altına koyup yine çözüm önerilerimizi milletimizin yanında olup onları bu krizden kurtarmak için neler yapabiliriz bütün amacımız çabamız bu. Biz CHP olarak uzun yıllardır çözüm önerilerimizi ortaya koyduk. Bu çözüm önerileri maalesef iktidar partisi tarafından AK Parti tarafından dikkate alınmadı. Her söylediğimizde haklı çıkmaktan üzüntü duyuyoruz. Maalesef her şeyi ben bilirim anlayışı ülkemizi bu duruma getirdi.

Dünyanın en yüksek 12. enflasyonuna sahip ülke durumundayız. Üretici enflasyonumuz yüzde 32, tüketicide yüzde 17.9 ve gerçek işsiz sayısı çok tehlikeli bir durum bu 6 milyonu aştı. Bu olaylar tabi bir rahip krizi değil, bu olaylar yönetilemeyen ekonomik kriz. Ülke ekonomisi ve Türkiye Cumhuriyeti yönetilemediği defalarca yılarca söyledik ama artık bunun geldiği noktada bütün ağırlığını ve cezasını maalesef buna karar veren ve sadece bir şeyler yapmaya çalışanlar değil malesef 81 milyon vatandaşımız ödüyor. Paramız büyük oranda eriyor, aşağı yukarı Meksika ile de benzer ekonomiye sahibiz orada ki bütün olaylara rağmen parasının kaybı sadece yüzde 5, bizde kayıp yüzde 40. Bu yüzden hükümetin gidip rahibe sarılması üzerine yüklemesi de büyük bir hatadır.

PARAMIZ ERİYOR

Paramız eriyor dedik maalesef Merkez Bankamızın rezervleri 119 milyar dolardan şuan da 29 milyar dolara düştü. 10 bin 924 dolardan milli gelirimizde 6 bin dolara düştü. Üretim ekonomisi yerine tüketim ekonomisi egemen oldu. Bir ülkeyi ele geçirmek istiyorsanız o ülkeyi üreten değil tüketen toplum haline getirmeniz lazım. Neden ? Türkiye büyük ve yeniliğe açık bir Pazar üretmeyiz siz biz size göndeririz diyerek hem ülkemizde ki insanları borçkolik hemde dolarkolik yaptılar. Türkiye Cumhuriyetini tüketen bir toplum haline getirdiler üretimden uzaklaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Türkiye Cumhuriyetinde herkesi borçlandırdılar. Çiftçileri, hayvancılıkla uğraşanları borçlandırdılar, köylerimizi boşalttılar. Kalkınmanın topraktan başladığını tekrar tekrar hatırlatmamız lazım. İthalat patlaması yaşıyoruz müthiş derecede bunun sorumlusu da AK Parti hükümetlerinin kendisidir. Bir hükümetin kendi vatandaşına yapacağı en büyük kötülük tüketim toplumu haline getirmesidir, üretimden uzaklaştırmasıdır. Sıcak parayla piyasayı şişirip yani aspirin tedavisi uygulayıp ondan sonrasında da ülkemizi kısa ve geçici tedaviler yapmasıdır.

Biz dün başkanlarımız ve yönetim kurulumuzla birlikte iş dünyasına ziyaretlerde bulunduk. İş dünyası sıkıntılı, esnaflarımızı ziyaret ettik esnaflarımız sıkıntılı, şoförlerimiz sıkıntılı. Siz gazeteci kardeşlerimiz sizlerde sıkıntılı. Artık basın mensupları da gazetecilerimizde maalesef gazete çıkartacak kağıdı bulamıyorlar. Hem pahalı hem yok, birde ortada spekülatörler var. Bunu fırsata çevirmek isteyenler var bunlara da AK Parti gözünü dört açsın, içlerinde kimler var iyi araştırsın. Bu ekonomik sıkıntıları fırsata çevirmeye izin vermesin. Müthiş bir dış borcumuz var. 466 milyar dolar şuan da dış borcumuz var. 1 yılda ödenmesi gereken borcumuz 235 milyar dolar. Yılsonuna kadar ödenmesi gereken dış borç ise 26 milyar dolar. Bu işin başında kim var? Damat. Sadakatin değil liyakatin esas olduğu ve asıl gerçeğin olması gerekenin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının refahı, üreticilerin daha çok üretmesi. Tüketim toplumundan çıkılarak ithalatın biraz azaltılarak üretime destek verilmesine karşı çalışmalar yapmaya hükümeti davet ediyoruz.

13 MADDELİK ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Kamu maliyeti delik deşik, örtülü ödenek harcamaları bildiğiniz har vurup harman savurma. Kim kime dum duma hiç kimsenin esnafla Balıkesir ile alakası yok. Herkes düşmüş ben nasıl yaparıma düşmüş. Vatandaşla halkla ilgilenen yine CHP’den başka kimse yok. Bize milletimiz iktidar görevini vermedi ama vermedi diyerekte işin peşini bırakacak halimiz yok. Her sıkıntıda önerilerimizi ortaya koyuyoruz. Peki biz ne yapacağız ? Ne öneriyoruz. Ben şimdi öncelikle genel başkanımızın talimatı üzerine kendi ekonomi kurmaylarıyla ve hep birlikte hazırladığımız bu 13 maddelik çözüm önerilerine kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Devlette liyakat sistemi yeniden inşa edilmelidir. En büyük çözümlerden bir tanesi budur, işi ehline vermek zorundayız. Demokrasiye hemen geçilmeli ve hukukun üstünlüğü hemen sağlanmalıdır.

Yatırım ülkemizden uzaklaşıyor, eğer hukuk olmazsa yatırım da olmaz. Güvenin olmadığı yerde yatırım bekleyemezsiniz. Emanete sahip çıkmak hepimizin görevi. Merkez Bankasının bağımsızlığını sağlamak zorundayız. Akılcı bir dış kaynak yönetimine geçmek zorundayız. Üretim ve istihdam artışı sağlayan ve yeni teknoloji getiren doğrudan yatırım girişleri özendirilmelidir. Türkiye ekonomisi spekülatif amaçlı sıcak para hareketlerine karşı korunmalıdır. Ülkemize gelen paralar sıcak paradır. Yatırım olarak gelen para yoktur. Sıcak paranın bize geçici süre faydası var. Dolar esas alınarak yapılan ihaleler süratle Türk parasına dönüştürülmelidir. Ama ihalelerimizin tamamı dolarla. Kamu ihale yayası acilen değiştirilmelidir. Sayıştayın uluslararası standartlarda denetim yapması sağlanmalıdır. Bütçe disiplinini sağlamak ve bütçe dışı uygulamalara son vermek zorundayız. Keyfiyete, şatafata artık dur demek zorundayız. Fonlar bütçe disiplini içerisine alınmalıdır. Dış politikayı 180 derece değiştirmek mecburiyetindeyiz. Geleceğimizi ipotek altına aldığımız kontrolsüz borçlanmalardan da bir an önce kurtulmalıyız. Adaletsiz bir vergi politikamız var bu sonlandırılmalı” Haber Merkezi

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı