Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,11
BIST 94.541
%0,08
Dolar 4,7337
%0,01
Euro 5,4926
%0,23
Altın 195,11
Limak REKLAM

BALIKESİR BENİM AİLEM BALIKESİRLİ, HAYIR DİYECEK

13 defa okundu kategorisinde, 10 Nis 2017 - 01:28 tarihinde yayınlandı
BALIKESİR BENİM AİLEM  BALIKESİRLİ, HAYIR DİYECEK

Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekili, Genel Başkan Başdanışmanı Ahmet Akın ülke gündemi ve yaklaşan referandumu değerlendirdi.

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, 6 gün sonra yapılacak olan referandum öncesinde bu konuyla ilgili yaptığı açıklamada ülke olarak büyük bedel ödendiğini, milli iradeyi tanımayan tek partinin AK Parti olduğunu belirtti.

– ÜLKE YANSA CUMHURBAŞKANI İSTEMEZSE MECLİS TOPLANMAYACAK

– CUMHURBAŞKANININ SORUŞTURULMASI İÇİN GÖREV SÜRESİ BİTSE DE DOKUNULMAZLIĞI VAR

– ANAYASA MAHKEMESİNİ TAMAMEN CUMHURBAŞKANI BELİRLEYECEK

 

Röportaj: Esin BALIBEK

Referandum çalışmalarınızla ilgili bilgi verir misiniz?

Referandumla alakalı olarak bütün ilçelerimizi dolaşıyoruz, ayırmasız. Onun haricinde gidebildiğimiz mahallelere gitmeye çalışıyoruz. Sivil toplum örgütleriyle yan yana geliyoruz. Kanaat önderleriyle görüşüyoruz. Odalarla görüşüyoruz. Elimizden geldiğince her ortamda bir dakikayı bile boşa harcamadan, herkesin neden evet dememesi gerektiğini anlatıyoruz. Onlar da neye evet dediklerini bilmeden, tek bildikleri hayır diyenler vatan haini, evet diyenler dünyanın en iyi insanı. Biz de diyoruz ki, bu ülkede evet ya da hayır diyen herkes bu ülkenin vatandaşı. Onun için bizim hepsine saygımız var. Sadece bu anayasa milli mutabakatla yapılması gerekir. Yüzde yüzünün halkın bir kanaatinin olması lazım. Öyle değil mi? Halkın bu referanduma dair ne olduğunu bilmeyenler var. Çünkü bu sandık bir kere gelecek, bir daha gelmeyecek. Bize de halka bunları anlatmak düşüyor. Milletimizin hakkı olan bu anayasa bilgilendirme hakkını duyurmak için biz de mücadele diyoruz. Bunun bir seçim olmadığını halka anlatıyoruz net olarak…O parti,bu parti olmadan tamamen halk şuna karar verecek.Ben nasıl yönetileceğim? Bir tarafta Türkiye Cumhuriyeti’nin esası olan ve bunun için bedeller ödemiş bir Cumhuriyet var, diğer tarafta da bütün kuvvetlerin, bütün gücün bir kişide toplandığı bir sistem var. Bu bütün gücün tek tarafta toplandığı sistemin sonu felakettir. Sen şimdi muhtarı seviyorsun diye, iyi hizmet yapıyor diye, köyün tapusunu alıp ona verecek halin yok… Meclis duruyor. Hem de 50 tanesi fazla gidiyor, bunun parası da sana ödettiriliyor. Bir kararnameyle, sorduğun soru bir tarafa bırakılarak,meclisin üstünde kararnameler bombardımanıyla meclis,düşe düşe meclis yetkisiz bir kurum haline gelecek.biz de bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu,parti devletinin ne kadar kötü bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.dünyada ilk 20’inin içinde sadece bir tane başkanlık olduğunu, bunun da ABD’deki başkanlık olduğunu, o da eyaletler sistemine göre yönetildiğini,fakat oradaki sistemin buraya getirilmek istenenle yakından uzaktan alakası olmadığını anlatıyoruz. Buradaki sistem, hiçbir şekilde yargının cumhurbaşkanının verdiği kararnameyi iptal etmesi gibi bir durum olmadığını, çünkü yargıdaki üyeleri de kendisinin atadığını anlatıyoruz.

Şimdi, aslında onların da söyleyecek lafları yok. kendileri de neden evet denmesi gerektiğini bilmiyorlar. Tek bildikleri ne? Reis öyle istiyor, biz de öyle istiyoruz. Böyle bir saçmalık olamaz. Onun için, burada Allah’ın herkese biçtiği bir ömür var. Peygamber efendimiz bile her şeyi istişare ile yaparmış, bunu tavsiye edermiş. Bunlar onlarda da yok. Birisi bir şey diyecek, herkes susacak. Birisi laf söyleyecek hep haklısınız diyecek. Böyle bir şey yok. Bunlar resmen otoriter bir rejim değişikliği.  Bir de ayrıca demokrasi duruyor diyorlar, Cumhuriyet duruyor diyorlar. Dünya’nın hiçbir yerinde güçler ayrılığının bir elde toplandığı sisteme kesinlikle ama kesinlikle demokrasi denmiyor. Bunun adına tam olarak otokrasi yani tek kişinin yönetimi deniyor. Biz yıllarca mücadele verdik. Binlerce insan ülkemiz için öldü gitti. Biz bu mücadeleyi bu ülke için vermedik mi? Bu Atatürk’e de teklif edilmiş. Atatürk’ün verdiği cevap ise “ biz bunu zaten tek adamdan aldık, padişahtan aldık. Yeniden böyle bir sistemin gereği olmadığını, ülkenin de en iyi kendi kendinin yönetebileceğini Amasya toplantısında söylemiş.

Biz de düşündük taşındık. Türkiye’nin en iyi geleceğinin, istikbalini en iyi insanların karar vereceğini, Anayasa Mahkemesine gitmedik, Türk Milletinin içindeki milli duygulara güvendiğimiz için.anayasa Mahkemesine gitseydik ne olacaktı?bunlar bunu iptal ederlerdi çünkü şimdi genel duruma baktığınızda her yerde HAYIR önde.

 

 

Evet çıkması durumunda sizce Türkiye’de nasıl bir değişim olacak?

Evet çıkması durumunda öncelikle Allah korusun demek lazım.hatta Türk Milletinin bunu demesi lazım.Tabii ki şunu da söyleyeyim. Türk milletinin kararı neyse bizim başımızın üstünde yeri var. Ama evet çıkması halinde çocuklarımızın geleceği, ülkemizin geleceği, hepimizin geleceği bir tane adamın iki dudağı arasında. Bu Erdoğan olur,bu başkası olur bilemezsin ama. Düşünün şöyle bu adam kandırılırsa ne olacak? Örnekleri var. Kimler kimler kandırıldı. Bazı ülkenin cumhurbaşkanlarını. Fetö kandırdı, Esad kandırdı.

İnsanoğlu yaradılışı böyle. İnsan kanabilir, hata yapabilir, tek hata yapmayan Allah. Sen şimdi, ben hata yapmam, her şeyi ben bilirim dersen, çok büyük hatalar gebe olduğunun göstergesidir. Yani o koltuğa, o yetkilerle oturan bir insanın, giderek diktatörleşmemesi imkansız.

Bir de şöyle düşünün. Evet çıkarsa ne olacak? Benim partimdeysen iyisin,benim partimden değilsen kötüsün olacak.ayarıca şu da olabilir. Benim partimdense iyisin ama yeteri kadar benim partilim değilsin de diyebilirler. Yani, o partiye mensup olmak da yetmeyecek. Ondan sonra düşün. Diyelim senin bir arazin var. O araziden yol geçecek. İstimlak değeri atıyorum 200 TL ama değer biçilen 20 TL. Çünkü oradan yol geçecek. sen itiraz edeceksin, kendini yırtacaksın. Onların dediğinin yerine 21 TL yaptırma ihtimalin yok. Çünkü hukuk yok, hukuk da oraya bağlı. Şimdi bunları düşününce insan gidip de nasıl evet ‘e oy verir?

Onun için evet demeyi düşünen ya da kararsız olan vatandaşlarımızın kesinlikle bunu iyice okumalarını tavsiye ediyorum ben bir Türk Vatandaşı olarak.

 

Hayır çıkarsa Cumhuriyet Halk Partisi nasıl bir yol izleyecek?

İlk başta şunları söyleyeyim.

Mesela bu değiştirilmek istenen maddeleri basitleştirerek sizlere bahsedeyim.

İlk olarak Cumhurbaşkanı, bakanları tek başına, TBMM’nin onayı olmadan atayacak.istediği kadar. 500 tane atayabilir. Mesela Sümeyye Erdoğan’ı Başbakan yada Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak atayabilir. Bütün çocuklarını atayabilir.

Mesela Milli İstihbaratın başına atayabilir. Biliyorsunuz ki eniştesi darbeyi söylemişti. Sen bu işi biliyorsun der atar. hiçbir kıstas koymadan, sınırsızca,sorumsuzca atayabilir. Bütün il başkanlarını atayabilir. Ondan sonra çift başlılık diyorlar, varmış. Diyelim ben devlet başkanıyım. Devlet başkanı olarak il başkanlarını atadım. Bir de vali atayacağım. Hangisi temsil edecek?

Yani çift başlılık asıl şehirlerden başlayacak ve düşünün Türkiye cumhuriyeti’nde Türk Bayrağını temsil eden Cumhurbaşkanıdır. Neden? Çünkü bütün ülkeyi kucaklar. bütün ülkeyi kucaklaması gereken bir insan %50+1 oyla seçilebilir mi? Nasıl kucaklayacak benim partilimin olduğu insanı? Bu zaten yanlış.

İkincisi, büyükelçilerdir. Üçüncüsü de valilerdir. E valiyi partili bir Cumhurbaşkanı atarsa, bu kişi bütün şehre nasıl tarafsızca yaklaşabilir?bunun mantığı yok.kesinlikle.

Denetleme yetkisi bakanlar atıyor dedim ya, bakanlar istediği kadar atıyor, Cumhurbaşkanı istediği kadar atıyor, bir de denetleme yetkisini TBMM’den alıyor.bir milletvekili olarak, Balıkesir’in bütün köylerine yardım etmek için mücadele ediyorum . ne yapıyorum? Soru önergesi veriyorum. Bununla ilgili soru önergesi verip bunu gündeme getirdiğim için o köy için mücadele ediyorum. Böylelikle bunun gibi 118 köye hizmet ettim. Hepsinin listesi var. E bu yetkiyi aldıktan sonra milletvekili olmanın ne anlamı var? bir de bunun 50 tane arttığını düşün. Parayı da sen ödüyorsun. Bunu halkımızın düşünmesi lazım.

Bir ikinci konu, yasama organı olan TBMM’nin yürütme organına dönüşen  Cumhurbaşkanının üzerindeki denetimini kaldırıyorsun, Cumhurbaşkanının hiçbirşeyini denetleyemiyorsun. Hem adam yasamayı yapıyor, hem de yasamayla sözde başında olan meclis Cumhurbaşkanını denetleyemeyecek. Cumhurbaşkanı meclisin üstündeki bütün güçleri eline geçirecek.

Diyelim cumhurbaşkanı bir kanunun veto etti, TBMM’ye geri göndermesi neredeyse imkansız. Hem mecliste partisinin yasama gücü var hem de tek başına kararnameyle kanunları çıkartabiliyor, meclisi yüzde 100 etkisizleştirebiliyor. Meclise bazı şeyler geri gönderilebiliyor ya, artık gereksinimi olmayacak, çünkü meclis kendi partisindekilerden olacak.

Meclis ara veya tatillere girdi diyelim. Bu 93.maddede, TBMM ülke yansa,felaket olsa sadece Cumhurbaşkanı isterse toplanabilecek.acil toplantıya dahi çağırılamayacağız.

Mesela 98.maddede de şu var. Yürütme ve yasama yetkileri cumhurbaşkanına devrediliyor ama milletin vekili bu adama soru bile soramıyor. Sadece bu soruyu cumhurbaşkanına yardımcıları soracak. Onlar da ister cevaplayacak ister cevaplamayacak. Bunun anlaşılacak bir tarafı yok, akıl mantık almıyor.

Mesela 105. madde, Cumhurbaşkanı hem çok büyük güç ve yetkiyle donatılıyor, hem de soruşturulması için meclisin imkansız olan çoğunluğunun 2/3’ünün çoğunluğu yargılanacak ve bu görev süresi bitse de. Yani görev süresi bitse de yine 400 tane milletvekili verecek. Mahkemeye kim bakıyor, bu bakıyor.

Bir şey daha söylüyorum, Cumhurbaşkanı istediği zaman OHAL ilan edebilir Madde 119.

Madde 146.Anayasa Mahkemesine 4 üyeyi doğrudan Cumhurbaşkanı atıyor.4 üye atıyor. 3’ünü kendi partisi seçiyor, Cumhurbaşkanı atıyor.3’ünü YÖK seçiyor, Cumhurbaşkanı atıyor. 5’ini Yargıtay, Danıştay öneriyor, Cumhurbaşkanı atıyor. Anayasa Mahkemesinin tamamını Cumhurbaşkanı belirleyebiliyor.

Madde 159.HSYK’da aynı buna benzer bir durum var. Cumhurbaşkanı direk 13 üyenin 4 tanesini atıyor. Cumhurbaşkanı partisinin 7 tanesini partisi öneriyor, Cumhurbaşkanı atıyor. Adalet Bakanı otomatik olarak kendi partisinden bir de müsteşar, ne etti 13. yani hakimler savcılar yüksek kurulunun tamamını cumhurbaşkanı atıyor.

Bakın bu ülkede hukuk da, adalette bana lazım olduğu gibi AK Partiye’de lazım, CHP’ye de lazım, herkese lazım. Onun için ister AK Partiye oy versin , ister CHP’ye oy versin,ister sağcı olsun, ister solcu olsun, sadece ülkesini,geleceğini,çocuklarını düşünüyorsa tamamen tarafsız olarak, bu ülkenin milletvekili olarak söylüyorum. Seçildiğim günden beri Allah yukarıda hiçbir partiyi ayırmadım. İster MHP, ister AK Parti..hangi partidensin diye sormadım. Mesela Sebepli Köyünden bir arkadaşımız arıyor, ben açıyorum telefonu. Burası %80 AK Partili. Ve en çok da ben yardımcı oluyorum. Benim böyle bir yapım var. Orası milletin makamı var. Eğer AK Partiliye ulaşamıyorsa CHP’Liye ulaşıyor. Bu anlayışta bir kardeşiniz olarak ve Balıkesir’i hakikaten ailesi gibi gören, Evet derse bu halkımız, ülkemizin geleceğini resmen karartacaklar.mesela bunlar Hayır diyenlere düşman olarak algı yaratmak isteyenleri bunu söyleyenlere bakın. Hayır diyenler düşman, evet diyenler vatan evladı. Bunlara söylenecek sadece bir tane laf var. Bu olabilecek , en düşük manasıyla çok büyük bir terbiyesizlik. Bize burada kim evet der kim hayır der bilemeyiz. Önemli olan bunu halkımıza doğru anlatmamız.

Mesela halk bilmesin diye bunu meclisten kapattılar. Bir anayasa metni yapman lazım, tam mutabakatla yapman lazım, halkın çoğunun bundan haberi yok. ve sonra çıkıp algı yaratarak, Hayır diyenler hain diyorsun. Ben de diyorum ki, bunu diyenler yararını istemeyenlerdir. Çünkü gerçekten anayasayı, gerçekten iyi bir anayasa olduğunu iddia etselerdi bütün televizyon programlarında anlatırlardı. Genel Başkanımız diyor ki, yanlış bilgi veriyorsun diyenlere “ eğer ben yanlış bilgi veriyorsam, çıkın beni mahçup edin, doğrusunu anlatın” diyor. Bunlar Evet’in ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Tek bildikleri, bir kişi konuşacak herkes susacak. Biz de bunu kabul etmiyoruz. Hele Balıkesir olarak, ülke olarak bir bedel ödedik. Bir adamın lafına bu memleketi bırakacak kadar asla ve asla göz yumamayız.

 

Biraz da Balıkesir’e gelelim. Balıkesirli 2,5 TL’lik su tüketim bedelini 12,5 TL’ye kullanıyor ve böyle fatura ödüyor ve bu bedelle Türkiye’deki en pahalı suyu kullanan illerden birisiyiz. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz.

Bunu kabul etmiyoruz. Zaten bu su konusuyla alakalı Büyükşehir Belediye Başkanı 5 senedir, mahalle olan yerlerden para almayacağım diye söylemişti. Fakat paralar alınmaya başlandı.Bundan öte, adam kendisi dereden su çekiyor, onun bile parasını alıyorlar.köylü amcam ,teyzem imece usulü ile para biriktirmiş, bütün köy suyu kendisi getirmiş, onun da parasını alıyor.”babamın çiftliği” anlayışı ne yazık ki yerele de yansıdı.yereldekiler de onları örnek aldığı için, bunun cezasını bizim halkımız,milletimiz,köylümüz,çiftçimiz çekiyor.bunun nedeni bu. Eğer gerçek manada halkını, vatanını, milletini, köylüsünü,çiftçisini düşünen bir yönetim olsa bunların hiçbiri olmaz.oturur hesabını yapar,kitabını yapar.

Ben bir şey olunca hemen BASKİ’yi yada Büyükşehir belediyesini arıyorum, başkanım burada böyle böyle bir sorun var, neden diyorum. Eğer mantığıma uygun geliyorsa, çözülüyorsa sorunum hiç birşey söylemiyorum. Ancak olmazsa oldurana kadar tepkimi göstererek, uğraşıyorum. Bu su konusuyla da ilgili olarak BASKİ Müdürü ile görüştüm.

Bütün ilçelerinde,meclislerde adamlarım var.Kimin ne mağduriyeti varsa takip ediyorum.

Yasaya göre su parasının belli bir rakamın üstüne çıkmaması gerekir. Bu konunun da peşini bırakmıyorum. Memlekette bir insanın sorunu olsun ben de peşini bırakmıyorum. Önemli olan o işin olması. Bazı ilçelerimize çöp kamyonları getittirdim ki iktidarda değiliz. Muhalefet milletvekili bile isterse iş yaptırabilir. Onun için Türkiye’nin meclisine her zaman ihtiyacı var. Egemenliğin temsil edilmesi için meclis olmazsa olmaz. Meclisi oraya göstermelik koymakla bu halkı resmen kandırmaktır. AK Parti’de şu anda halkı kandırmak için atıyor,tutuyor.

 

 

Balıkesir Üniversitesi bünyesin de Bor Araştırma Enstitüsü vardı. Tekrar işlevsel hale gelmesi için neler söylemek istersiniz?

 

Bor araştırma Merkezi’nin olması bir mecburiyet . Hatta olması yetmez. Bununla ilgili olarak bir işleme tesisinin kurulması lazım. Balıkesir Bigadiç bor madenlerini gezdim. Oradaki bor madenleri kaç paraya satılıyor biliyor musunuz? Kaolenle aynı paraya satılıyor.

Bu bor ya. Buraya bununla ilgili bir yatırımın getirilmesi gerekir. Bunun kullanılmasına yönelik teşvik olması gerekir.

Bor ,Türkiye’nin en önemli kaynaklarından bir tanesi.değerlendiremedikten sonra, sadece alıp satmayla bir anlamı olmaz.hatta o madenin , o bölgeye bile faydası olmuyor.sadece kırma yaptıkları için çok fazla insan da çalıştırılamıyor.asıl bunun endüstrisinin gelişmesi lazım,sanayileşmesi lazım.bunlar bu işi beceremez,bu işi biz beceririz.becerebilseler 15 senedir becerirlerdi.akıllı,mantıklı iş yapmaya çalışıyoruz. Varlık fonuna devrettiler ki örneği olmayan bir facia bu.Dünya’da bir varlığın olursa varlık fonu olur.yani bir doğal varlık olur. Onun bir kısmını çocuklarının, ülkenin geleceği için ayırırsın. Bunun için de bir fon kurarsın, bunlar da varlık fonu olur. Ya da zengin bir ülkesindir, gayrı safi hasıladan artan bir paran vardır, bunun bir kısmını ayırırsın, bununla da çocukların geleceği için bir bütçe yaratırsın, bununla da geleceğe bir yatırım yaparsın.

Bizde ki ne? Bizde ki darlık fonu, yokluk fonu.biz de kredi alamadığımız,para bulamadığımız için, Türkiye’nin Dünya’daki itibarı azaldığı için artık Türkiye’ye kredi vermiyorlar, özel bir şirket gibi kredi bulmak için.

Çayırhan diye bir ihale yapıldı. Bu ihaleyi yandaş bir şirkete verdiler.15 sene satın alma garantisi ki normali 10 sene. Buna kredi bulamadılar. Ben bu soruyu Başbakana ve bakanlara sordum. Daha bir cevap bulamadılar. Dolar bazında satın alma garantisi verdiler. Sen bu milletin cebindeki doları duygu sömürüsü yaparak alıyorsun. Hangi ahlak, hangi mantıkla kendi yandaş şirketine 10 sene vadeli döviz bazında alım vergisi veriyorsun. Bana bunu birisi anlatsın. Bunun mantığını ve haksızlığı anlatsın. Garibanın cebindeki 10-15 dolara göz dikiyor.bir taraftan da 15 sene vadeli döviz bazında kendi yandaşına Çayırhan ihalesini satın alma garantisi veriyor.

Madem bunlar bu kadar devletini seven, ülkesini seven ve bağlı, aynı yatırımı kendi şirketlerine uygulasınlar. Bu haksızlık değil mi?

Şimdi ben soruyorum. Bu millet Dünya’da bu Çayırhan ihalesi için nerelerden para aradılar. Parayı buldu mu bulamadılar mı? Ben bulamadıklarını biliyorum.

Çünkü böyle bir yatırıma 15 sene vadeyle, doğal kaynaklarımızdan yanması zor olan kömürümüz var, en son teknoloji gerekiyor, onu yaparak, oradan kredi bulamayınca, milletin parası varlık fonundan mı sağlanacak diye sorun oluyor.

1,1 Milyar dolar parayı devletin fonundan hemen oraya aktaracaklar. Milli irade gfalan gibi söylemlerle atıp tutmasınlar. Dünya’da milli iradeyi tanımayan tek parti AK Partidir. Nedeni de şu. Seçilmiş Cumhurbaşkanlarını, bu kadar kişinin oy vermesine rağmen, oylara ihanet ettiler, çektiler aldılar, Davutoğlu’nu aldılar, onun yerine de atanmış bir adam getirdiler, onun adı Başbakan değil Bin Ali,İn Ali olarak dalga geçirttiriyorlar.

Ben CHP’nin milletvekili olarak, Başbakanımıza dalga geçirttirmem. Sonuçta bu halkın, milletin başbakanıdır. O adam da çıkıp diyor ki, “dolar bu, dolsa da olur dolmasa olur”.

Seçilmiş bir Başbakan asla bunu diyemez. Ancak kendi yandaşının cebini, kendi eliyle dolduruyor. Biz şu anda darbeyle görevden alınmış bir Başbakan tarafından yönetiliyoruz. Başbakan da, gerçek anlamda Başbakan olmadığı için kendi yeri de olmadığı için,koltuğunu vermek için kendini yırtıyor. Kısaca memur!

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı