Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-1,03
BIST 96.455
%-0,00
Dolar 5,6435
%0,74
Euro 6,4981
%0,13
Altın 222,49
REKLAM

BİR BAYRAM NAMAZINDA

59 defa okundu kategorisinde, 11 Eki 2018 - 00:03 tarihinde yayınlandı
BİR BAYRAM NAMAZINDA

DÜŞÜNDÜĞÜM GİBİ

Ataman ALDEMİR

Güzel Kur’an okurdu, dindardı ama dinci değildi babam. Cuma’yı hiç kaçırmaz, eğer berabersek cumartesi ya da Pazar çaldığı cümbüşün, söylediği şarkının eşliğinde iki tek rakımızı da içerdik.

***

45 yıl önce, 1966’da İstanbul’da görevdeyim. Bir kurban bayramı arifesi akşamı çoluk çocuk otobüse bindik. Bayram sabahı Balıkesir’de baba evinde olacağız.

52 Evler’de oturuyoruz. Sabah 6’00 suları yolda inip eve geldik. Babam giyinik karşıladı.

-Hemen abdestini al, camiye gidiyoruz!

Diyemedim ki:

-Bayram namazına en az bir buçuk saat var, üstümü değişeyim, traş olayım, bütün gece yol geldim yarım saat uyuyup dinleneyim… Diyemedim. Çünkü gerekçesini biliyorum; her bayram tekrarlanır bu sahne… İmamın hemen arkasında ilk sırada yer alınacaktır,(Ne gereği varsa…) Bunun için erken davranılacaktır. Vaaz vaktine kadar ya oğluyla, ya da oradaki cemaatle sohbet edilecek, sonra da sindire sindire vaaz dinlenecektir.

Hava ağard, ağaracak camiye geldik, yerimizi aldık, tek tük cemaat gelmeye başladı. Babam kulağımın dibinde hem dini, hem milli bayramların öneminden, kutsallığından bahsediyor. İtiraf edeyim ben dinler görünüp resmen uyukluyorum.

***

Vakit geldi, cami doldu, hoca vaaza başladı. Asırlardır anlatılan Hz. İbrahim ile oğlunun hikayesini tekrar dinledik.

Cuma’nın ve bayramların dışında camiye namaza gelmekle bilmem kaçıncı kez suçlandık.

Kurbanın kaçta kaçının hayır olarak dağıtılacağını, sevabını, kurban etinin lezzetini, nasıl kavurma yapılacağını, nerede ne zaman, nasıl yeneceğini hiç bilmiyormuşuz gibi dinledik.

Filanca yerdeki cami yaptırma derneği için çıkışta görevliler tarafından makbuz kesileceğini, boş geçmememiz gereği tembihini de aldık. Laf döndü dolaştı ahalinin kılık kıyafetine geldi.

Hoca efendi:

-Garılaaa… mini etek giyiyolaa!.. Bacaklanı göstertiyolaaa! demeye başladı.

Yan gözle babama baktım. Gelenler gelmeye başladı yavaş yavaş… Oturduğu yerden hem da yüksek sesle.”..Olacak iş değil, yeri mi şimdi bunun?” diye söyleniyordu.

Neyse namaz bitti,cemaat dağılıyor. Hoca efendi kapıya gelmiş belli ki makbuzları kontrol edecek! Babamla göz göze geldiler. Hoca yılışık, babam sert sert bakıştılar. Dayanamadı babam;

-Ulan deyyus! (kızdığı zaman böyle derdi) Ben on dakika sonra hayvanın boğazına bıçağı dayayacağım. Senin şimdi mini etekten, karı bacağından başka söyleyeceğin hiç mi bir şey yok? Ben şimdi seni ne yapayım? ..Dedi.

Ben,”Bunlar kapışırlarsa ne halt ederimtelaşındayım!”

Neyse hoca efendi anında toz oldu.

***

Dedim ya; güzel Kur’an okurdu, sesi güzeldi, ehli keyif adamdı. Dindardı ama dinci değildi.İlim irfan sahibi eski bir askerdi babam.

Dini bayramlarda dini konuları, milli bayramlarda milli konuları anlatırdı. Sobetine doyum olmazdı rahmetlinin.

Her bayramı kendi kuralları, kutsallığı, mutluluğu, güzelliği içinde ayırımsız beraber yaşardık. İyi ki bu günleri görmedi.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı