Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0,53
BIST 95.522
%0,22
Dolar 5,7263
%0,32
Euro 6,3591
%0,22
Altın 276,59
REKLAM

“BİZ ATATÜRK GENÇLİĞİYİZ”

139 defa okundu kategorisinde, 24 Nis 2019 - 07:03 tarihinde yayınlandı
“BİZ ATATÜRK GENÇLİĞİYİZ”

ERDEN BALIBEK
Yaşımız kaç olursa olsun hepimiz öyleyiz. Ama bir grup insan var ki, onlar bu sözü bizden çok daha fazla hak ediyorlar. Onlar Atatürk tarafından eğitim almaları için yurt dışına gönderilen gençler.
Cumhuriyetin kuruluşunu takip eden yıllarda Atatürk’ün en büyük hamlelerinden biri eğitim alanında olanıydı. Dünyaya bir güneş gibi doğan Türkiye Cumhuriyetinin eğitimli insanlara gereksinimi vardı. Savaşlardan çıkmış, ekonomik gücü, sanayii yeterli olmayan bu devleti yükseltmek, yüceltmek, çağda uygarlık düzeyine çıkarmak ancak eğitimli gençlerle mümkün olacaktı.
Bunun için 700 öğrenciyi yüksek öğrenim için yurt dışına yolladı. Giderlerken onlara şunları söyledi: Sizi birer kıvılcım olarak gönderiyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz”.
Çoğu Almanya olmak üzere Fransa, İsviçre, ABD gibi ülkelere gitti bu gençler. Oralarda en iyi üniversitelerde okudular, eğitim-öğretim aldılar. Sonra Atatürk’ün dediği gibi birer alev olarak yurda döndüler. Kimi müzik alanında yetişmişti, kimi tıp doktoru, kimi arkeolog, kimi mühendisti. Aralarında ressam, tiyatro oyuncusu bile vardı.
Bu insanlar döner dönmez kollarını sıvayıp işbaşı yaptılar, çeşitli görevler üstlendiler. Bilgilerini Türkiye için kullanmaya başladılar.
Bugün onları çoğu artık aramızda değil. Kalanların da yaşı 90’ın üzerinde. Onlar, her yıl 23 Nisan ve 10 Kasım’da, yılda iki kez bir araya geliyorlar. Söyledikleri söz şu: “Biz Atatürk gençliğiyiz”.
“Türk Beşleri” diye anılan klasik müzik bestecileri Cemal Reşit Rey, Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Anlar, Ahmet Adnan Saygun, Necil Kazım Akses o Türk gençlerinin içinde.
Tekstil mühendisi Nüvid Arıcan, yine besteci Ekrem Zeki Ün, ressam Cevat Dereli, arkeolog Jale İnan, ilk kadın tiyatrocumuz Afife Jale grubun diğer bireyleri.
Sayalım bildiklerimizi; Necip Tolon, Tahsin Önalp, Emin Ünalan, Şükrü Topsakal, Haşim Şensoy, Seyfettin Saraçoğlu, Lütfullah Ulukan, Adnan Erkmenol, Mustafa Bayram, Bedrettin Sarp, Suat Seyhun.
Onlar kimya, metalurji, gıda mühendisiydi, hukukçuydu. Hepsi Türkiye’nin kalkınmasında görev aldılar. Kimi milletvekili oldu daha sonra, kimi bakan, kimi işadamı.
Ama hiçbiri içindeki vatan, millet, Atatürk sevgisini yok etmedi. İlerleyen yaşlarına dek çalıştılar, yararlı oldular. Şimdi hayatta olanlar bir araya gelip eski günlerini anıyorlar.
Kavgadan, şiddetten, kişisel çatışmalardan, karşılıklı suçlamalardan hoşlanmayan biri olarak
bu tür olaylara, haberlere daha yakınlık duyuyorum. Türkiye’nin her zaman olduğu gibi iyi yetişmiş eğitimli insanlarla yükseleceğine inanıyorum. Konumuz bu olmalı.
Bir gün inanıyorum ve bekliyorum; sular durulacak, bulutlar dağılacak, gerçek gündemimize döneceğiz. Gündemimiz çağdaş uygarlıktır, huzur içinde yaşamaktır. Bunu yapacak olanlar da Atatürk gençleridir.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı