Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
-- %0,00
BIST 145.903
%-0,01
Dolar 4,8455
%0,03
Euro 5,6800
%-0,06
Altın 193,36
Limak REKLAM

BOYUN EĞMEK ÜZERİNE 

35 defa okundu kategorisinde, 08 Ara 2017 - 01:27 tarihinde yayınlandı
BOYUN EĞMEK ÜZERİNE 

ERDEN BALIBEK

Hava soğuk. Zamanımın çoğunu evde geçiriyorum. Yaptığım iş, tabii ki kitaplar arasında dolaşmak. Bunu yapmak; güzel bir bahar gününde, iki yanı yemyeşil ağaçlarla kaplı bir yolda, yağmurdan  hafif ıslanmış toprağın kokusunu hissederek dolaşmak kadar keyif veriyor bana. Elime aldığım ilk kitabı bırakamıyorum. Onu daha önce kim bilir kaç kez okudum. Olsun, yine sayfalarını çeviriyorum. Aynı yemeği yiyip aynı tadı almıyor muyuz?

Elimdeki kitap “İnsanı Tanıma Sanatı”. Yazarı Alfred Adler. “Bireysel psikoloji ekolünün kurucusu” olarak tanımlanıyor. (Utkufer Hanım alınmasın, onun alanına giriyorum. O uzman bir psikolog. Ben ise sadece bir meraklı). Bir yere gelince takılıp kalıyorum. Bölümün başlığı “Boyuneğerlik”. Dikkatle okuyorum, bakalım yazar boyuneğerlik için neler demiş:

“…Öyle insanlar vardır ki , ancak emir kulluğu yapabilecekleri yerlerde kendilerini rahat hissederler. Bir başkasına uşaklık yapan kimse için yalnızca uyulacak yasa ve kurallar vardır. Bu tiptekiler, büyük bir coşkuyla başkalarına hizmet edecekleri bir konum ararlar kendilerine. Yaşamın alabildiğine değişik durumlarında bu gibi kimselerle karşılaşır, daha dış görünüşlerinden kendilerini tanıyabiliriz. Biraz kambur duruşları vardır, biraz daha bellerini bükmek için hep hazırda bekler, karşısındakinin sözlerine dikkatle kulak verir ama işittikleri üzerinde sonradan düşünüp taşınmak için değil, söylenilene peki demek ve istenileni yerine getirmek için bunu yaparlar. Kendilerini boyun eğer durumda göstermeye önem verirler. Söz konusu davranışları bazen inanılmaz boyutlara ulaşır. Öyle kimseler vardır ki, gerçek bir hızla başkalarının emri altına girmeye can atarlar.”

Kitap 296 sayfa. Hepsini buraya alacak değilim. Doğru da olmaz. Başka bölümlerde başka şeyler anlatılıyor. Ben, boyuneğerlik üzerine olan kısımdan alıntı yaptım.

Bu satırları okurken aklıma Haldun Taner’in o muhteşem oyunu “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” geliyor. Ne dersiniz; oradan da bir alıntı yapalım mı?

“Burası Bakırköy’de bir hastane. Ben, 399 no’lu hasta.Teşhis: Plak kompleksi. Marka; Sahibinin Sesi. Bir iğne görmez miyim, fırıl fırıl dönerim.” Fırıl fırıl dönmek!…

Elimdeki kitabı bırakıp düşünüyorum; ellerini oğuşturup belini hafif büken, sırtını kamburlaştırıp  verilecek emirleri bekleyen, fırıl fırıl dönen, boyun eğmeye hazır insanlar var mı çevremde diye? Göremiyorum, hayır yok. Benim tanıdığım insanlar; düşünen, soran, sorgulayan, hiçbir şeyi körü körüne kabul etmeyen, olur olmaz şeylere boyun eğmeyen, fırıl fırıl dönmeyen insanlar. Yakın dostlarımın “Tabi göremezsin, senin gözlerin bozuk” diye takıldıklarını duyar gibiyim. Doğru, son günlerde gözlerim biraz daha bozuldu gibi. Küçük yazıları okumakta, küçük şeyleri görmekte zorlanıyorum. Olsun, bazen görmemek görmekten daha iyi oluyor.

Aynı şey değil ama Orhan Veli de şöyle dememiş miydi:

“Beklememek beter beklemekten…”

Olur olmaz şeylere boyun eğmeden, fırıl fırıl dönmeden beklemeye devam… Küçükleri göremiyorum ama büyükleri her zaman görürüm.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı