Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,16
BIST 94.082
%-0,31
Dolar 4,7910
%0,16
Euro 5,6122
%0,33
Altın 189,69
Limak REKLAM

BUGÜN ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLER GÜNÜ

38 defa okundu kategorisinde, 06 Nis 2017 - 00:06 tarihinde yayınlandı
BUGÜN ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLER GÜNÜ

ERDEN BALIBEK

Gazetecilik zor iş. Bu işi yapan, dokuz köyden kovulmayı göze almış demektir. Onun dostu yoktur ya da çok azdır. Çünkü gazeteci, doğrunun, gerçeğin peşindedir. Bu da bazı kişilerin işine gelmez.  Dokuz köyden kovulmanın ötesinde yaşamını verir bu yolda. Bugün “Öldürülen Gazeteciler Günü”.

Bu topraklarda ilk basın şehidi Hasan Fehmi olarak kabul ediliyor. 1874 doğumlu bu yazar, Serbesti Gazetesinin başyazarı ve sorumlu müdürü. İttihat ve Terakki yönetimini sert bir dille eleştiriyor. Sonuç; vurularak öldürülmek. Tarih, 6 Nisan 1909. Bu gün, “Basın Şehitleri Günü” oluyor daha sonra.

Ancak Hasan Fehmi’den önce öldürülen başka gazeteciler de var. Tevfik Nevzat (Adana), Şair Hüseyin Kami (Konya), Hüseyin Hilmi (İstanbul) gibi.

Bugüne dek bu topraklarda yüzden fazla gazeteci öldürüldü. Dünya görüşleri, siyasal düşünceleri, etnik kökenleri  belki farklıydı. Bir şeylere inandılar ve onun mücadelesini verdiler. Orası bizim konumuzun dışında.  Ortak noktaları öldürülmeleri.

İzmir’i işgal eden Yunanlılara ilk kurşunu atan Hasan Tahsin (Osman Nevres) de öldürüldü, Balıkesir’in yakından tanıdığı şair, roman, öykü yazarı, Marko Paşa gazetesinin sahibi Sabahattin Ali de (1948). Daha kimler var yazdıkları yazılar karşılığında canını veren. Örneğin; Abdi ipekçi, Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Onat Kutlar, Metin Göktepe, Hrant Dink, Ümit Kaftancıoğlu, Cengiz Polatkan, Adem Yavuz, Turan Dursun.

18 Aralık 2009’da Bandırma’da öldürülen gazeteci kardeşimiz İsmail Cihan Hayırsevener’i de bunlara ekleyelim. Son olarak 15 Temmuz  2016’da İstanbul’da Mustafa Cambaz da öldürüldü.

“Türk basını, milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu yer olan cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale oluşturacaktır. Bir düşünce kalesi, düşünce yolu kalesi. Basın görevlilerinden bunu istemek, cumhuriyetin hakkıdır.” Böyle diyor Atatürk. O’na göre, basın milletin müşterek sesidir. Ancak bu sesten rahatsız olanlar her zaman var olmuştur. Ulusun ortak sesini duymak istemeyenler, onu susturmanın yolunu hep aramıştır.

Hapislerde yatanlar, sürgüne gönderilenler (Balıkesirli  Hüseyin Cahit Yalçın gibi), tehdit edilenler, çeşitli maddi yaptırımlar uygulananlar, işsiz kalanlar ve bu güne adını veren öldürülen gazeteciler.  “Gazeteciler; gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdırlar”. Bu da Atatürk’ün bir başka sözü. Öyle yapan gazeteciler bugün de var.

Bu mesleği, meslek olarak benimsemiş, onun etik kurallarına uyan, doğruyu, gerçeği arayan, araştıran, bulup ortaya çıkaran ve kamuoyuna sunan, bunu yaparken karşılaştığı, karşılaşacağı her türlü baskıyı göğüsleme cesaretini gösteren basın emekçilerine, gazetecilere selam olsun. Onlar dünyanın en zor işlerinden birini yapıyorlar. Hizmetlerinin yanında bir de canlarını veriyorlar. Kötü amacı olanlar bir yana, onlar unutulmayacaklar.

 

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı