Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-1,03
BIST 96.455
%0,10
Dolar 5,6495
%0,24
Euro 6,5125
%0,32
Altın 222,90
REKLAM

DEĞİŞİM

96 defa okundu kategorisinde, 19 Nis 2017 - 00:03 tarihinde yayınlandı
DEĞİŞİM

M.Ö. 6 ncı yüzyılda yaşamış olan Herakleitos “Dünyada değişmeyen tek bir şey vardır, o da değişimin kendisidir.” diyor. Günümüzde ise “Ha-yat bisiklete binmek gibi bir şeydir, durursanız dü-şersiniz.” tümcesi ile değişimin gerekliliği vurgu-lanmaktadır. Ünlü Alman Filozofu Nietzsche ise değişimin gerekliliğini şu sözleriyle ifade ediyor; “Derisini değiştirmeyen yılan ölür. ”

İş yaşamında değişim istekleri rakipleri yakalaya-bilmek ve hatta geçmek için gerekli olan çabala-rın bir bütünü olarak ele alınabilir. Yönetim guru-su Tom PETERS bu durumu şu sözleri ile ifade ediyor; “Öteki daha iyiye gidiyorsa ve sen bu da-ha iyiye gidenden daha yavaşsan… Sen daha kö-tüye gidiyorsun demektir.”

Ancak değişimi sağlamanın önündeki en önemli engel olan açık yada da gizli direnişlerin ortadan kaldırılabilmesi için “geçmişin doğru değerlen-dirilmesi” en temel şarttır. Dünyadaki değişim rüzgârlarının bir yansıması olarak ortaya çıkan iş yaşamındaki değişim arzu ve çabaları daima belli bir direniş ile karşılaşmaktadır.

Değişimi savunanlar, direnenlerin eski başarı-sızlıklarını ortaya koyarak değişimin gerekliliğini savunurlar. Ancak burada yeterince adil oluna-bildiğini söylemek pek mümkün değildir. Bir ola-yın hangi koşullar altında geliştiğine bakılmak-sızın varılacak bir hüküm daima çürütülmeye mahkûmdur.

Bir Anekdot

Fransa’ da Harp Akademisinde bitirme tezi konusu olarak Waterloo Savaşı’ nı seçen Yüzbaşı aylar süren çalışmasının sonunda jürinin karşısına geçerek tezini savunur. Tüm jüri üye-leri çalışmaya hayran kalmışlardır.

Yüzbaşıya bu hayranlıklarını ve taktirlerini her biri ayrı ayrı ifade ederler ve Napolyon’ dan bile iyi savaş taktikleri geliştir-diği için kendisini kutlarlar. Akademiyi birincilikle bitiren yüzbaşı atandığı görevine gider.

Altı ay sonra jüri başkanı profesörün odasına gelen iki kişi kendilerini tanıtırlar. Ve

“Bizler akıl hastanesinde görevli doktorlarız. Şu anda hastane-mizde kendisinin Napolyon’ dan daha büyük olduğunu iddia eden bir öğrenciniz var ve tüm çabalarımıza karşın kendisini tedavi edemiyoruz. Sizden ricamız hastaneye gelerek bizlere yardımcı olmanızdır.” derler.

Profesör derhal hastaneye giderek öğrencisine kendisinin bu tezi hazırlar iken sahip olduğu bilgi ve olanaklara Napolyon’ nun sahip olmadığını, Napolyon’ nun savaşı kaybederek öğ-rendiklerini kendisinin önceden bilme şansına sahip olduğunu, gerçek savaş ortamının koşullarının tamamının hayal edileme-yeceğini ve bu nedenle de kendisinin Napolyon’ dan büyük olamayacağını uzun uzun anlatır ve her olayı kendi ortamı içerisinde ve koşullarında değerlendirmek gerektiğini söyler.

Yüzbaşı eski sağlığına kavuşmuş mudur? Bilinmez. Ancak bilinen bir şey var ki o da iş yaşamında kişi, kurum ve kuruluş-ların geçmişteki başarı ya da başarısızlıkları o dönemin koşul-ları yeterince ya da hiç irdelenmeden değerlendirilir ve hüküm verilir. Özellikle söz konusu olan değişim ise bu konuda daha da dikkatli davranmak gerekmektedir.

***

Bütün dünyayı değiştirmene gerek yok, sadece kendini değiştir ve tüm dünyayı değiştirmeye başlamış olacaksın. Çünkü sen dünyanın bir parçasısın. Tek bir insan bile değişse, bu değişim binlerce insana ulaşacak. Tamamen yeni bir insanlık türünün doğmasına sebep olacak bir devrim için tetikleyici olacaksın.

Osho

Değişimi başarısızlığa sürükleyen en yaygın hatalar nelerdir?

İşletmelerde değişim sürekli olarak arzu edilmiş ancak çoğun-lukla da başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Her başarısızlık bir sonraki deneyimi ve deneme arzusunu ortadan kaldırmıştır. Bu döngü içerisinde çok arzu edilmesine ve özenilmesine rağmen değişim gerçekleştirilememiş ve hatta geriye gidiş ortaya çıkmaya başlamıştır. İşletmelerde değişimi başarıya sürükleyen başlıca hatalar aşağıda sıralanmıştır.

  • Bir süreci değiştirmek yerine tamir etmeye çalışmak
  • İş süreçleri üzerinde yoğunlaşmamak.
  • Sürecin yeniden tasarlanması dışında her şeyi göz ardı etmek
  • İnsanların değer ve inançlarının ihmal edilmesi
  • Küçük sonuçlarla yetinmeye hazır olmak.
  • Çok erken vazgeçmek.
  • Sorunun ve değişim çalışmasının kapsamının tanımlanmasına öncelik vermek.
  • Mevcut ortam kültürünün ve yönetim davranışlarının değişimin başlamasını engellemelerine izin vermek.
  • Değişimin en alttan en üste doğru uygulamaya çalışılması
  • Çalışmayı yönetmek üzere, değişimi anlamayan bireyleri görevlendirmek.
  • Değişime ayrılan kaynaklar konusunda cimrilik yapmak.
  • Değişimi çalışma ortamının gündeminin ortasına gömmek.
  • Enerjinin pek çok büyük değişim projesi arasında dağıtılması
  • Değişimi diğer iş iyileştirme programlarından ayırt etmeyi başaramamak.
  • Tasarım üzerinde aşırı şekilde yoğunlaşmak
  • Değişimi kimseyi mutsuz etmeden gerçekleştirmeye çalışmak.
  • Değişime gösterilen dirençler karşısında geriye çekilmek
  • Değişim çalışmalarını sürüncemede bırakmak.

***

“Her gün yaptığınız şeyleri değiştirinceye kadar, hayatınızı asla değiştiremeyeceksiniz.”                         

Mike Murdock

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı