Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,81
BIST 99.806
%-0,46
Dolar 5,6856
%-0,27
Euro 6,3871
%0,74
Altın 260,17
REKLAM

DEVLET ADAMI DEDİĞİN….

95 defa okundu kategorisinde, 17 Haz 2019 - 00:03 tarihinde yayınlandı
DEVLET ADAMI DEDİĞİN….

DÜŞÜNDÜĞÜM GİBİ

Ataman ALDEMİR

 

Peşinen söyleyelim; Örneğini vereceğimiz kişi, çoğunuzun adı bile duymadığı Osmanlı devlet adamı Mustafa Reşit Paşa’dır.

Öncesinde anlatacaklarımız var tabii…

————-

Yakın geçmişte Libya kralı Kaddafi’nin “yeşil güneş!” inin parladığı yıllardı. Resmi zavatı çöldeki çadırında kabul ediyordu. Çadıra girip bağdaş kurduklarında zavata “yeşil kitap”tan bölümler okunuyor, devrim şarkıları dinletilip, devrimcilik oynanıyordu!

Devrimci Kaddafi!…

Devrim nasıl mı yapılacaktı?…. İşte eldeki “yeşil kitap” Aç.. Aç.. Oku,…. Oku….Yap!..

***

Gerçekte çadırdakiler resmi zevattan çok resmi müteahhit(!) konumundaydılar.Kaddafi’nin, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Necmettin Erbakan’a yaptığı terbiyesizlik tarihe geçti.  Adam düpedüz hakaret etti ve Erbakan’ı  ki canlı örneği kovmaktan beter etti…

Neyse ki canlı örneği hayatta Erbakan’ın yanında bulunan Abdullah Gül çadırdan çıktıktan sonra “Hicap duydum!” dedi.

Gerçekte devrim yapmak için devrimci olmak gerekir. Devrimci de öyle çölde çadır kurmakla bir çırpıda devrimci olunmaz. Tarihin süzgecinden geçilerek acı deneyimler sonucu kazanılarak devrimci olunur.

Kaddafi’nin anlayamadığı ya da kabullenemediği gerçek buydu. Sonu da hazin oldu.”ya ölürüm, ya da öldürürüm!” çizgisine geldi. Aslında gelmedi, zaten o çizgideydi…

Eğer önce devlet adamı olamamışsan, deneyimler görüp yaşamamışsan,

Bu sonuca da şaşırmayacaksın. Devlet adamı olmak için zırt!.. diye devletin başına geçmek de yetmez.

***

Şimdi Mustafa Reşit Paşa örneğine geçebiliriz. Devlet adamı M.Reşit Paşa…

İstanbul Hükümeti’nin yani padişahın Londra temsilcisidir.

Kurtuluş Savaşı sonuna gelinmektedir, zafer yakındır. İngiltere durumu anlamış, kabullenmiştir. İngiliz Dışişleri Bakanı Genel Sekreteri, ayrıca büyük sermaye grubu temsilcileri Reşit Paşa’ya gelirler. Anadolu Mustafa Kemal Paşa ordusuna silah-cephane, malzeme satmayı teklif ederler.

Alçaklığa bakar mısınız? Öne sürdükleri Yunan ordusuna karşı Anadolu’daki Türk ordusuna silah cephane satışı!… (Bugün bu oyun türlü-çeşitli biçimlerde hala devam etmektedir.)

Bir teklifleri daha vardır. Yunan çekildikten sonra İzmir limanın işletmesini istemektedir. (Yine günümüzle kıyaslanmasında yarar vardır.)

Sonuçta namertliğin ölçüsü, paranın dini-imanı yoktur.

Mustafa Reşit Paşa Osmanlı’nın Londra temsilcisiydi ama o bir Türk diplomatı, devlet adamıydı.

Teklifleri elinin tersiyle itti. “Anadolu ordusunun sizin silahınıza, cephanesine ihtiyacı yoktur. Dahası Türkler evlerinin tapusunu kimseye vermezler!” dedi.

Aklımıza nasıl, nereden geldiyse; şundan birkaç yıl önce yakından tanıdığımız, çok ünlü birisi dış temsilcilikteki diplomatlarımıza,”monşerler!” demişti.

Evet,o “monşerler!” denilip dudak bükülen, kimisi de bir kenara itilen hariciyecilerimiz bunun eğitimini görmüş, emeklerini ve yıllarını vermiş gerçek devlet adamlarıydı ve Mustafa Reşit Paşa’nın devamıydılar…

 

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı