DÜNYA NE İLE UĞRAŞIYOR?  - Yeni Haber GazetesiYeni Haber Gazetesi
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,64
BIST 90.186
%-0,20
Dolar 6,0582
%0,41
Euro 7,0146
%0,05
Altın 232,77
REKLAM

DÜNYA NE İLE UĞRAŞIYOR? 

61 defa okundu kategorisinde, 10 Ağu 2018 - 07:57 tarihinde yayınlandı
DÜNYA NE İLE UĞRAŞIYOR? 

ERDEN BALIBEK

Televizyonu mümkün olduğunca az izliyorum. Bundan şikayetçi değilim, aksine mutluyum. Bunu bilerek, isteyerek yapıyorum. Çünkü çok izlemeye başladığımda sinirlerim zıplamaya başlıyor. Öyle şeyler görüyor, izliyorum ki, sağlıklı bir ruh hali ile izlemeye devam etmem olası değil. En iyisi bakmamak.

Siyasal, ekonomik gelişmelerden söz etmiyorum. İzlesem de izlemesem de onların farkındayım. Bugün magazin, aktüalite, günlük sosyal olaylar vs. üzerinde duralım.

Bugün faaliyette bulunmayan bir yerel televizyonda beş yıl ortaokul ve liseler arasında yapılan bilgi yarışmasını hazırladım, sundum. Çok ilgi görüyordu. Ancak kişisel olarak bilgi                         yarışmalarına karşı olan biriyim. Bilginin yarışması olmaz diye düşünüyorum. Bir kişinin bildiğini bir başkası bilemeyebilir. O bilemeyen kişinin bildiği başka bir konuyu da ilk kişi bilemeyebilir. Sonsuz derinlikteki bilgi okyanusunda bir kaç kulaç atmak ölçü olamaz.

Ancaak; her ortalama vatandaşın bilmesi gereken pek çok şey vardır. Bunları bilmemek de, öğrenmemek de ayıptır. Bir  yarışma konusu olmasına gerek kalmadan herkes onlar hakkında bilgi sahibi olmalıdır.  Zaman zaman görüyorum; sokaklarda vatandaşlara sorular soruyorlar. O sorular öyle bilinmeyecek cinsten değil. Dediğim gibi ortalama bir vatandaş onları rahatlıkla yanıtlar. Ama öyle yanıtlar  veriliyor ki, acaba kasten mi böyle söylüyorlar diye düşünüyorum. Başka türlü de düşünüyorum; bu kadar bilgisizlik nasıl olur? Hangi eğitimle bu sağlanır!?

Ortadoğu Kanada’dadır diyen, Cumhuriyetin kuruluş tarihini bilmeyen, iki yüzyıl önce ölmüş kişiyi  gördüğünü iddia eden –dilim varmıyor ama- üniversite öğrencisi acaba nasıl o düzeye gelebilmiştir?

Bilim, kültür, sanat öncelikli konularımız olması gerekirken biz Kemal Sunal’la, Adile Naşit’le, Hulusi Kentmen’le uğraşıyoruz. Ya dünya; acaba onlar ne ile uğraşıyor?

Elektriği ileten ama ısıyı iletmeyen metal bulmuş birileri. Adı vanadyumdioksit. İnsan vücudunda yeni bir organ bulmuş başkaları. Adı mezenter ya da bağırsak askısı.

Yapay DNA içeren organizma üretilmiş. İlk kez kafa nakli yapılmış. Bir fareye ikinci bir kafa takılmış. Düşünceyi okuyan alışveriş arabası yapılmış. Elektrik üreten kıyafet yapılmış. Robot evcil hayvanlar yapılmış. Trafik kazasında yaralanan kişinin hangi organında ne tür yaralanma olduğunu, neye ihtiyacı bulunduğunu bildiren elektronik doktor yapılmış. Daha neler neler yapılmış. Bunları okudukça moralim bozuluyor.

Bizde de bilimle, kültürle, sanatla, benzer konularla uğraşan nice değerli insan var. Onların hakkını yemek istemiyorum ama ötekilerin de o düzeysizlikte olmasını istemiyorum.

Çin seddi Çin’dedir ama Alman çeşmesi Almanya’da değil, İstanbul’dadır diyen yazar da haklı, haklı olmasına da hak verilemeyecek nice cehalet örnekleri  var. Onları nereye koyacağız?

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı