Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
-- %0,00
BIST 90.787
%0,36
Dolar 5,9169
%0,46
Euro 6,6414
%0,31
Altın 255,20
REKLAM

FİLANTROPİ

83 defa okundu kategorisinde, 12 Haz 2019 - 07:47 tarihinde yayınlandı
FİLANTROPİ

 

BİLGİ GÜNCESİ – 209

12.06.2019

 

Filantropi “Birinin, zamanını, uzmanlığını veya varlıklarını sosyal fayda yaratmak için gönüllü olarak vermesidir.”

Vikipedi’ deki tanıma göre ise; “Filantropizm veya insanseverlik; başkalarının tıbbî, ekonomik ve sosyal standartlarını yükseltmek ve mutluluklarını artırmak için organize faaliyetler düzenlemek. “

Kelime Yunanca’ dan gelmekte olup “insan sevgisi” demektir. Modern tanımlamalar ise, bir bireyin veya grubun ortak faydayı ileriye götürmek ve yaşam koşullarını iyileştirmek için yaptıkları gönüllü bağışlar kavramını da kapsamaktadır.

Filantropi  (hayırseverlik, bağışçılık);  “Dünya’nın bize verdiklerini,  Dünya insanıyla  paylaşma” felsefesine dayanıyor. Hızla küresel sorunlar haline dönüşen insanlık problemleriyle ilgilenmeyi, onlara çözümler bulmayı ve eyleme geçmeyi teşvik ediyor, örgütlüyor.

Geniş anlamda modern filantropi, ortak faydanın desteklenmesi için yapılan gönüllü bağış demektir. Bugünün dünyasında filantropi kelimesi, sadece verme ile ilgili olmayıp aynı zamanda birçok nedenle toplumun yaşam kalitesini geliştirmeye ilgi duyan yaygın bir vakıflar ağını, kurumsal bağışçılar ve bağışçı bireyleri içine almaktadır.

Filantropinin bu anlamda bir kurumsallaşmayı ifade etmesi kaynağını ABD’de bulsa da, bugün uluslararası üçüncü sektör filantropi kavramını kar amacı gütmeyen kuruluşlara vakıf ve şirketler tarafından yapılan para yardımı için kullanılmaktadır ve bu tür verme biçimi sıklıkla düzenli filantropi ve bağış olarak adlandırılmaktadır.

Türkiye ve Türk insanı Osmanlı zamanından gelen, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşuyla devam eden ve bugünlere dek ulaşan zengin ve önemli bir filantropi geleneğine sahiptir. Osmanlı döneminde vakıflar kamu hizmetlerinin filantropi yoluyla sağlandığı birincil, kurumsal mekanizmalardı. Geleneksel olarak vakıfların temel işlevi halkın ihtiyaçlarını gidermekti. Bugün devlet birimlerince verilen birçok hizmet (yol, okul, hastane gibi) başlangıçta özel girişimlerce sağlanıyordu. (*)

Türkçede hayırseverlik, çoğunlukla tarihi gelişimi sebebiyle bireylerin dini, vicdani veya duygusal güdülerinden hareketle yaptıkları yardım faaliyetlerini çağrıştırmaktadır. Ancak uluslararası düzeyde filantropizm terimi bu çağrışımlardan ziyade birey ve kurumların içinde bulundukları toplumların refah seviyesini yükseltmek amacıyla (çoğunlukla sivil toplum kuruluşları tarafından ve stratejik bir planla) bağışta bulunmaları şeklinde tanımlanmaktadır.

Bir Örnek

Dame Stephanie Shirley, İngiliz bir işkadını ve filantropist. Britanya İmparatorluk nişanı ve asalet unvanı sahibi. Bilişim sektöründen kazandığı 150 milyon sterlinlik servetiyle Sunday Times tarafından hazırlanan ‘İngiltere’nin en zenginleri’ listesinde 10 yıl boyunca varlık gösteren Shirley, emekli olduktan sonra neredeyse tüm servetini hayır kurumlarına bağışlamış.

Almanya doğumlu bir Yahudi olan Shirley, 2. Dünya Savaşı sırasında, 5 yaşındayken çocuk mülteci olarak tek başına İngiltere’ye gelmiş ve başka bir aile tarafından büyütülmüş. Yıllar sonra ailesiyle yeniden buluştuğunu ancak aralarındaki mesafenin asla kapanmadığını söyleyen Shirley o dönemi şöyle anlatıyor: “Ailemden ayrılmak benim için çok travmatik bir deneyimdi. Bir gemide yapayalnız yolculuk yaparak Londra’ya geldim. Çocuğu olmayan bir İngiliz çift tarafından evlat edinildim. Biyolojik ailemle bir şekilde bir araya geldik ama onlara kesinlikle ısınamadım. İngiliz bir kadın oldum yıllar içinde.”

2009-2010 arasında İngiltere’nin Filantropi Elçiliği görevini üstlenen Shirley bugün tüm dünyada Filantropi konusunda seminer ve dersler veriyor.

Bilişim sektörüyle ilgili vakıflara maddi destek sağlayan filantropist servetinin çoğunu Otizm ve Asperger Sendromu için harcamış. Bunun sebebi kendi oğlu Giles’in de otistik olması: “Oğlum ileri derece otistikti. 35 yıl yaşadı. O seneleri size anlatabilmem için kelimeler yetersiz. Sonra uzun süre psikolojik tedavi gördüm ama beni asıl iyileştiren şey, otizm çalışmalarına bağış yapmaktı. Servetimin yüzde 75’ini bu hastalıkla ilgili araştırmalara harcadım. Hatta Oxford’da Otistik Beyin Bankası kurdum. Oğlumun beynini de buraya bağışladım.”

Shirley’ye göre filantropinin sıradan bağışçılıktan farkı büyük: “Sokakta dilenen birine para vermek cömert bir yardım olarak düşünülebilir. Ama filantropist öylesine yardımda bulunan biri değildir. Zamanını, kabiliyetlerini, sahip olduğu tanışıklıkları bağış yaparken devreye sokar. Stratejik bir planlama yapar. İçinde yaşadığınız toplumun nasıl bir yer olması gerektiğini düşünmeye başladığınızda, artık filantropinin alanındasınızdır. Akıllıca harcar elindekileri.

Bülent Eczacıbaşı’nın çok değerli bir yapıtı olan “İşim gücüm budur benim” adlı kitaptan alıntılar ile devam etmek isterim.

Amazon’ un kurucusu Jeff Bezos sosyal medyayı kullanarak filantropik projeler için fikirler topluyor. Jeff Bezos’ un filantropiye farklı bir bakışı var. Twitter paylaşımlarında “iş yaşamında hep uzun vadeli hedefler peşinde koştum; filantropide kısa sürede sonuç verecek ve fark yaratacak projeler ele almak; şimdi, burada, acil sorunlara kalıcı çözümler üretmek istiyorum.” Diyor.

Dünyadaki filantroplar arasında birinci sırada yer alan Bill Gates’ e göre ise, filantropi alanında başarının koşulları iş yönetimindeki başarı koşullarından farklı değil: Vakit ayırmak, yaratıcı olmak, hedefe odaklanmak.

Bill Gates bir konuşmasında şöyle diyor; “ Filantropide, iş dünyasına göre daha büyük riskler alınmalıdır- öyle olmasaydı, özel kuruluşlar veya kamu o sorunları kolayca çözerlerdi.”

Albert Einstein’a atfedilen ünlü sözde dendiği gibi “Örnek olmak, insanları etkilemenin en iyi yolu değildir. Tek yoludur.”

 

(*)www.tusev.org.tr – Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı