Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
-- %0,00
BIST 103.328
%2,07
Dolar 4,7657
%1,88
Euro 5,6041
%2,12
Altın 198,00

GELECEĞİN ARKEOLOGLARI

1 defa okundu kategorisinde, 17 Nis 2017 - 01:41 tarihinde yayınlandı
GELECEĞİN ARKEOLOGLARI

Önder BALIKÇI

 

Atatürk’ün, bir çınar ağacının dalını bile kesmemek için Yalova’da yaptırdığı köşkü, tramvay raylarıyla 5 metre doğuya kaydırma uygulamasını mutlaka okuyun.

Gelelim, günümüze. Büyük kentlerde de, Anadolu’da da tam bir “vahşi yapılaşma” var. Doğayı yok ederek, vahim bir kentleşme ve yapılaşma sürüyor. Anadolu’nun her yerinde dramatik bir yapılaşma, betonlaşma sürüp gidiyor.

Gelecek kuşaklar, bizim için beddua edecekler, doğayı katlettiğimiz için.

Günümüz arkeologları çok şanslı. Troya’da yedi kat uygarlığı ortaya çıkardılar. Bandırma’ya bağlı Daskyleion ören yerinde beş uygarlık katmanına ulaşıldı. Erdek sınırları içindeki Kyzikos antik kentinde müthiş bir uygarlık yatıyor. Dünyanın “Sekizinci Harikası”  Hadrianus Tapınağı da burada. Her yıl yeni bulgulara ulaşılıyor.

Gelecekteki arkeologların işleri çok zor olacak. Kazdıklarında, sırasıyla şu katmanlara rastlamaları olası: Marmara mermerleri, asfalt, pet şişeler, demir artıkları ve çöpler. Gerçekten tirajı komik bir konu!

12 bin yıl önce de bu topraklar vardı. Bu toprakları ne duruma getirdik!

Shakespeare, “Geçmiş, önsözdür”, bir İngiliz atasözü ise “Geçmiş, daha geçmemiştir” diyor.

Biz, ne yazık ki, geçmişi anmıyoruz, hatırlamıyoruz. Ancak, geçmişini bilmeyen toplumların, geleceklerini yaratmasına olanak yok.

Söze gelince, doğa ve çevre konusunda mangalda kül bırakmayanlardan geliyor, doğa ve çevreye asıl ihanet!

Doğa ve çevre, ne yazık ki affetmiyor ve cezalandırıyor.

Çevre ve doğayı bizlerden çok kötü bir durumda devralacak olan gelecek kuşakların işlerinin çok daha zor olacağı bir gerçek.

X         X         X

Bugünkü dizelerimiz, Orhan Veli Kanık’tan, “Baharın ilk sabahları” ismini taşıyor:

“Tüyden hafif olurum böyle sabahlar,

Karşı damda bir güneş parçası,

İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar,

Bağıra çağıra düşerim yollara

Döner döner durur başım havalarda

 

Sanırım ki günler hep güzel gidecek,

Her sabah böyle bahar

Ne iş, güç gelir aklıma, ne yoksulluğum,

Derim ki, “Sıkıntılar duradursun!”

Şairliğimle yetinir,

Avunurum”

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı