Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-1,71
BIST 94.499
%0,23
Dolar 5,9402
%0,08
Euro 6,6153
%0,40
Altın 244,39
REKLAM

İKİ ARMUT VERİR MİSİN? 

98 defa okundu kategorisinde, 22 Mar 2019 - 01:54 tarihinde yayınlandı
İKİ ARMUT VERİR MİSİN? 

Her hafta olduğu gibi yine pazardayım. Hem evimizin gereksinimlerini alıyorum hem dolaşıp kendimce gözlem yapıyorum. Bir hafta içinde değişen fazla bir şey yok. Hatta bazı ürünlerin fiyatı biraz daha yükselmiş.

Bir tezgahın önündeyim. Yanıma orta yaşlı bir bayan geliyor, söylediğinin çevreden duyulmasını istemezmiş gibi kısık bir sesle satıcıya sesleniyor: “İki armut verir misin?”

İşte tablo bu! “Ne var bunda, ihtiyacı kadar alıyor. Batılılar da böyle yapmıyor mu?” diyebilirsiniz. Doğru. Ancak yakın zamana dek yoktu böylesi. Birden Avrupalı oluverdik demek ki!

Şaka bir yana, pazardaki fiyatlar el yakıyor. Mevsim ilerledikçe turfanda sayılabilecek sebze ve meyvelerin fiyatlarının düşmesi gerekirken aksine yükseliyor. Bunu nasıl açıklayacağız?

Ekonomik büyümede sert düşüş, yükselen enflasyon, artan işsizlik herkesi etkiliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), son raporunda Türkiye’de işsizliğin 2019’da % 11.9’a çıkacağını öngörmüş.

Bu örgütün verdiği sayılara bakalım biraz. 2017’de işsizlik % 10.8. Bir yıl sonra % 10.9. Bu yılın oranını verdik. 2020 yılı beklentisi ise % 12.1.

2017 yılında 3.4 milyon işsiz varken 2018’de bu sayı 3.5 milyon kişi olmuş. Bu yılın tahmini rakamı 3.9, 2020 yılının ise 4.1 milyon kişi.

Bu sayıların ve hayat pahalılığının başka alanlara yansıması var. Vatandaş bankalara 511 milyar TL borçlu. Bu borcu ödemekte zorlanıyor çoğu kişi. 2019 yılının ilk 6 haftasında saptanan  batık kredi miktarı 100 milyar 567 milyon lira.

Açıklamalara göre, takibe alınan her 100 liranın 82 lirası şirketlere, geri kalanı vatandaşa ait.  Bu BDDK’nın saptaması. Bir şey daha ekleyelim; halkın borçluluk oranı % 78.3.

Görüldüğü gibi, zor durumda olan sadece vatandaş değil. Şirketler de aynı sıkıntıyı yaşıyor, hatta daha fazlası ile.

Pazarda dolaşırken bir taraftan da seçim arabaları geçiyor. Hepsinden müzik sesleri yükseliyor. Değişik partiler, değişik insanlar, değişik vaatler.

Seçim ve geçim ikilemi arasında sıkıştık kaldık. Birini ötekinden ayırmak artık zor. Seçim geçimi, geçim seçimi etkileyecek.

Çok uzun zamandır televizyonda haberleri ve tartışma programlarını izlemiyorum. Ama halkımızın % 32’si izliyormuş haberleri. Demek ki ben % 68’lik gruba dahilim.

Haberleri izlemiyorum ama gerçekleri görüyor ve yaşıyorum.

Eğitim durumumuz malum. Dünya sıralamalarında üst değil, ortalarda bile yer alamıyoruz. Kitap, gazete okuma, müze gezme, kültür-sanat etkinliklerine katılma konusunda durumumuz parlak değil.

Bunların hepsinin eğitim kadar ekonomi ile de yakın ilgisi var. Karnını doyurmakta zorlanan, yarınını düşünen insan bunları nasıl yapacak?

Hala kararsız olanlara seslenmek istiyorum. Artık kararınızı verin. Oy vermek vatandaşlık görevidir. Sandık başına gidin ve oyunuzu geleceğiniz için verin.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı