Yeni Haber Gazetesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 68
Anasayfa Tüm Yazarların Arşivi Evren Kır Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır...

Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır...

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 
Sokrates, milattan önce 469-399 yılları arasında Atina’da yaşayan Yunanlı bir filozoftur. Onun fikirleri 2480 yıldır “dünya felsefe tarihi”ni etkilemiştir. Atina’yı yöneten devlet adamlarının bilgisiz, cahil kişiler olduğunu ortaya çıkaran Sokrates çok düşman kazanır. Onun, kötü, yalancı, şüpheci bir insan olduğunu, eğriyi doğru gibi gösterdiğini, ahlakını bozduğu gençleri doğru yoldan çıkardığını, tanrıların yerine yeni tanrılar koyduğunu iddia ederler.

Bu söylentiler onu mahkemeye sürükler. İnsanlığın ilk büyük davasıdır bu ve haksız yere “ölüme mahkûm edilen” Sokrates’in yaptığı savunma tarihe geçmiştir. Sokrates çok soğukkanlıdır. Ölmek umurunda değildir. O sadece doğrunun peşindedir.
Sokrates’e göre, insanların en korktuğu şey olan ölüm, aslında kaçınılacak bir şey değildir. O yalnız kötülük yapmaktan korkar. İdeallerinden asla dönmez, yargıçları yumuşatmaya çalışmaz. Savcı, Atinalı yargıçlara “Sizi temin ederim ki sayın yargıçlar, Sokrates tanrılara inanmaz. Güneşin bir taş, ayın toprak olduğunu iddia eder. O, Tanrıların Tanrısı Zeus’a bile inanmaz. Onun ölmesi gerekir!” der Sonuçta 500 yargıcın 280’i “Suçlu”, 220’si “Suçsuz” der. Baldıran zehri içirilerek idama mahkûm edilen Sokrates bunu beklemektedir. Hiçbir tepki göstermez. Mahkeme, ölüm yerine önce sürgün cezası düşünür ama bu cezayı veremez, çünkü sürgüne gittiği yerde yine halkı yönetime karşı yönlendirecektir. Sokrates, idam cezasına rağmen, başkaları gibi ağlayıp sızlamaz. Ona göre ölüm bir ceza değildir.
Ölüm sadece bir yolculuktur. Öteki dünyada düşünceleri yüzünden mahkûmedilme tehlikesi yoktur. Sokrates, Atinalılardan sadece bir şey ister ve der ki: “Eğer, çocuklar ve gençler erdemden, doğruluktan ayrılırsa, benim Atina halkına gösterdiğim gibi siz de onlara doğru yolu gösterin, dünyada bir hiç olduklarını unuturlarsa onları uyarın, azarlayın!” Sokrates’in öğrencileri onu cezaevinden kaçırmak isterler fakat o kaçmayı kabul etmez! Sokrates, kendisini ölüme mahkûm eden yargıçlara “Gerçek, ölümden kaçınmak değil, ama haksızlıklardan kaçınmaktır Sizin istediğiniz gibi konuşup yaşamaktansa, kendim gibi konuşup ölmeyi tercih ederim!” der
Sokrates, yargıçların verdiği ölüm kararını büyük bir soğukkanlılıkla dinler ve acı acı gülümseyerek: “Eğer biraz beklemiş olsaydınız, ölümüm tabiat kanunu gereği kendiliğinden gerçekleşecekti. Görebileceğiniz gibi yaşım ilerledi. 70 yaşındayım.
Bu uzun bir ömürdür. Bugün dünyamızda 50 yaşını gören insan azdır. Şimdi hepinize değil ama yalnızca beni ölüme mahkûm edenlere söylüyorum: Sizin istediğiniz gibi konuşup yaşamaktansa, kendim gibi konuşup ölmeyi tercih ederim. Katillerim olan sizlere bildiriyorum ki, benim dünyadan ayrılmamdan hemen sonra bana verdiğiniz cezadan çok daha ağırı sizleri bekliyor olacaktır.
Sizi suçlayanlardan kaçabilmek ve yaşamlarınızın hesabını vermemek için beni öldürtüyorsunuz. Ama sonuç beklediğiniz gibi değil, bütünüyle başka türlü olacaktır. Eğer insanları öldürerek birinin sizin kötü yaşamlarını kınamasının önüne geçebileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu kaçış yolu ne olanaklı, ne de onurludur.
Fikirleri, düşünceleri öldüremezsiniz! En soylu kurtuluş yolu başkalarını ortadan kaldırmak değil ama kendini değiştirmektir” Böyle konuşan Sokrates, ölümün aslında bir iyilik olduğunu düşünür, “Bunu ummak için çok büyük bir neden var” der ve şöyle devam eder: “Ölüm şu iki şeyden biri olmalıdır: Ya bir hiçlik ve hiçbir şey duymama durumudur. Ya da dedikleri gibi ruhun bir değişimi ve bu dünyadan bir başkasına geçiştir. Şimdi eğer hiçbir şey duyulmadığını ama düşlerin bile rahatsız etmediği bir uyku gibi olduğunu düşünüyorsanız, ölüm anlatılamayacak kadar büyük bir kazanç olacaktır. İddia edildiği gibi gerçekten öbür dünya varsa, o dünyada, ne olursa olsun, bir insanı düşündüğü ve sorular sorduğu için öldürmezler. Beni ölüme mahkûm edenlere kırgın değilim Her kişi yaratılıştan iyidir. Kimse bile bile kötü değildir. Her kötülük bilgisizlikten gelir! Cahil insanlar kendilerine bile düşmandır, başkalarına karşı iyi olmaları nasıl beklenebilir?
Sokrates, devrinin en bilge adamı olmasına rağmen “Benim bildiğim tek şey, bir şey bilmediğimdir” der ve şöyle ekler “Dünya, hiçbir şey bilmediği halde, bildiğini sananlarla doludur. Bütün kötülükler, haksızlıklar bilgisizlikten doğar. Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır”

 

Our valuable member has been with us since Cuma, 25 Nisan 2014.



YAZARIN TÜM YAZILARI

FACEBOOK'TA PAYLAŞ
İçerik Tıklama Görünümü : 2357599