Yeni Haber Gazetesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 68
Anasayfa Tüm Yazarların Arşivi Evren Kır ''KOKLAMAYA KIYAMAM, BENİM GÜZEL MANOLYAM...''

''KOKLAMAYA KIYAMAM, BENİM GÜZEL MANOLYAM...''

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
''Koklamaya kıyamam,

Benim güzel Manolyam...
Nazlı çiçeğimsin sen
Sevdana dayanamam
Koklamaya kıyamam
Benim güzel Manolyam...''
1955 “Son Beste” filminden. Bestesi ve güftesi Zeki Müren tarafından yapılmış, anlamı da güzel şarkı. Manolyaları tanımayanların, anlamadan sadece dinlediği. Kışın her türlü sertliğine sessiz bir direnişle göğüs geren, yaz gelince o sağlam duruşundan ödün vermeden narin çiçeklerini açıveren nadide ağaç. Koklayınca kokusu uzun süre insanın burnundan gitmeyen, sağlam görünüşlü ama narin çiçekleri olan, manolyalar. O kadar güzel bir kokusu vardır ki, bağımlılık yaratabilir. Bu yüzden, sonsuz aşkın çiçeği olarak anılır. Ama koklarken nefesinizi verirseniz, dokunursanız hemen solar ve kararırlar. Soldurmadan sevmek, karartmadan yaşamak gerek.
Gerçek, içten, derinden, her şeye rağmen, fedakar ve sevdiğine kıyamayan bir aşk ve sevgiyle. Gerçek sevginin gücü nasıl anlaşılır? Sevgi ölçülebilecek bir kavram değildir elbette. Ancak bir kişinin başka bir kişiyi yürekten sevdiğini gösteren çok önemli işaretler vardır yaşayarak öğrenilen hayatta. Kişinin iç dünyasında ne düşündüğünden, ne kararlar aldığından, neler hissettiğinden ve dürüstlüğünden hiçbir zaman emin olunamaz belki de ama. Sevdiğine kıyamama ahlakını yaşamaktır, yaşatmaktır gerçek sevginin kanıtı! Ve ne yaşanırsa yaşansın, isterse hiç yaşanmasın, sonsuzdur her zaman.
Bir insan eğer sevdiği kişiyi  kendinden önde tutabiliyorsa, onu her türlü tehlikeden koruyorsa, ona zarar verecek her türlü şeyden sakınıyorsa, ona zarar vermektense kendi zarar görmeyi tercih edebiliyorsa, onu kıracak tek bir sözü dahi söylemekten sakınıyorsa. Her şeye rağmen ona kırılamıyor darılamıyor küsemiyorsa; tam tersi gibi görünen olaylar olsa da, ondan emin olabiliyorsa. Sevdiği kişinin adaletinden, sevgisinden, şefkatinden, vicdanından, içtenliğinden, güvenilirliğinden hiç şüphe duymayıp, ona sonuna kadar inanıyorsa. Sevgisinde, saygısında, gününe göre ya da yaşadıklarına göre değişmeksizin istikrar gösterebiliyorsa; işte o zaman bu kişinin gerçek sevgiyi yaşadığından bahsedilebilir ancak.
Sevgi; hedeflere, çıkarlara, hesaplara dayanıyorsa ve bencilceyse, bunun adı zaten gerçek anlamda sevgi değildir. Böyle bir durumda, doğal olarak sevginin getireceği şartların oluşması da mümkün değildir. Böyle bir sevgi anlayışında ne içtenlik, ne süreklilik, ne düşkünlük, ne fedakarlık, ne hoşgörü, ne anlayış, ne affedicilik, ne de güvenden bahsedilemez. Soldurmadan sevmek, karartmadan yaşamak gerek sevdiğini. Manolyaları sever gibi...

 

Our valuable member has been with us since Pazar, 20 Nisan 2014.



YAZARIN TÜM YAZILARI

FACEBOOK'TA PAYLAŞ
İçerik Tıklama Görünümü : 2345186