Yeni Haber Gazetesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 66

Suriye Ve Kimyasal Silahlar

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

   Salin gazı ve hardal gazı. Televizyon ekranlarında, gazete sütunlarında sıkça bu iki gaz ismini duyuyorsunuzdur. Bunlar Beşar Esat’ın elinde bol miktarda varmış. Bu gazları mecbur kaldığında malif gurumun imhasında kullanabilirmiş. Bu gazları füzelere yükleyerek uzak noktalara atabileceği gibi, ülkemize de salin ve hardal sevk edebilirmiş. Kalkanlar da o yüzden geliyormuş.

   Saddam Hüseyin o kadar sıkıştığı halde iddaa edilen silahları, kimyasal maddeleri gazları neden kullanmadı? Beşar kullanır mı? Kullanmaz mı? Esat’ın dış işleri: “Bazı ülkeler muhalefet birliklerine kimyasal silah verecek. Bunları Suriye halkına karşı kullanacaklar.” Gibi laflar etmeye başladı. Şimdi her iki tarafın elinde gazlar mevcut, ya da istediği anda elde edebilecekler gibi bir durum ortaya çıkıyor. Allah korusun, ülkemize bu gazlarla bir saldırı olursa, bunu Muhalefet’in mi? Esat’ın mı yaptığını nasıl anlayacağız? Kime karşılık vereceğiz? Daha önce sınırlarımıza düşen mermilerin kimler tarafından atıldığını kesin olarak tespit edebildik mi?

   Yumurtaya kulp takma faaliyetleri hızla sürüyor. Yakında kulp takılacak gibi. Kulpun kimin tarafından takıldığı, ya da takılacağından ziyade, Suriye’nin kulpundan Türkiye tutacak mı? Tutmayacak mı? Esas önemli mesele budur. Biz olaya direk girersek ki çoğu yabancı ülke bunu istiyor, uzun süre belimizi doğrultamayız. Yani, biz bulaşmayalım Suriye meselesine. Şimdi bazılarınız: “Adam sınırlarda taciz ediyor. Ortalık kan revan. 40 bin kişi öldü 21 ayda. Bu duruma sesiz mi kalacağız?” Diyebilir. Adam benim iç meselem. Siz karışmayın. Sizin ülkenizin iç meselesine ben karışıyor muyum? Diyor. Ne diyeceğiz bu durumda. Ancak, silahsız halkı katletme, insanlık suçu işleme, konuşun, görüşün diyalogları artırın. Verdiğin sözleri tut. İktidarı terk et diyeceğiz. Tabi dinlerse.

   Suriye olayları sadece bizim meselemiz değil ki. Ürdün, Lübnan, Irak, İsrail’in de meselesi. Sanki saydığım ülkeler bizim kadar konuyla ilgilenmiyorlarmış gibi bir izlenim doğuyor. Orta doğuda alevlenecek ateş bu ülkelere de zarar vereceğine göre, ilgisiz olmalarının acaba nedeni nedir? Bu soruya yanıt bulmakta zorlanıyorum. Suriye İran ve Rusya üçgeni de olayın bir başka boyutu. BM genel sekreteri yine ülkemizdeydi. Teşekkür edip gitti. Suriyeli sığınmacıları çok iyi misafir ettiğimizi söyledi. Ne zamana kadar misafir edeceğiz? Misafirliğin süresi belirsiz. Sokağa da atamayız. Suriye davulunun sesini daha çok duyacağız. Barışın biran önce sağlanması, masum insanların ızdıraplarının dindirilmesi dileklerimle. Saygılar.

 

Our valuable member has been with us since Cuma, 19 Eylül 2014.



YAZARIN TÜM YAZILARI

FACEBOOK'TA PAYLAŞ
İçerik Tıklama Görünümü : 2959684