Yeni Haber Gazetesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa HABER ARŞİVİ Karikatürist Hikmet Aksoy: “Karikatür, demokrasilerin en büyük savunma silâhıdır”

Karikatürist Hikmet Aksoy: “Karikatür, demokrasilerin en büyük savunma silâhıdır”

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

Hikmet_Aksoy_2012_4Karikatürist Hikmet Aksoy:

 

“Karikatür, demokrasilerin en büyük savunma silâhıdır”

 

 

“Toplumsal olumsuzlukların panzehiridir, karikatür”

 

                                                                                     Röportaj

                                                                                     ------------

                                                                                     Önder BALIKÇI

Dile kolay! O, 60 yıldan bu yana gazetecilik yaparken, 1959 yılından beri, 54 yıldır da karikatür çiziyor. 16 yıldır, Anadolu gazetelerine hiçbir ücret almadan, karikatür servisinde de bulunan, 1937 yılında, Trabzon Vakfıkebir’de doğan Hikmet Aksoy ile karikatür üzerinde sohbet ettik.

……………………………………….

  • Gazetecilikte 60, karikatürde ise 54 yıldır emek veriyorsunuz. Hangisi, daha ağır basıyor desem, acaba zor bir soru mu olur?

-   İkisini de çok severek yapıyorum ama karikatürün yeri benim için farklıdır diyebilirim.

  • Karikatürü nasıl tanımlıyorsunuz?

-   Karikatür, toplumsal olumsuzlukların panzehiridir, bence. Gazetecilik, toplumun üzerine projektörlerini tutar. Karikatür ise çok daha etkili bir işlev görür, bence. Demokrasilerin en büyük savunma silâhıdır, karikatür. Sayfalarca yazının anlatacağını, iki çizgiyle dile getiren, çok güçlü bir sanattır.

  • Günümüz Türkiye’sinde karikatürist olmak zor mu?

-   Türkiye’de karikatürist olmak hiç de kolay değil! Karikatür, siyasetle iç içe bir sanat dalıdır. Eski yıllarda siyasetçiler, eleştiriye çok daha açık ve hoşgörülüydü. Ancak günümüz siyasetçileri için bunu söylemek zor. Bugünün politikacıları, en küçük bir eleştiriyi bile kendilerine hakaret kabul edip, hemen dâvâ açıyorlar. Oysa eleştirilerden yararlanmaları gerekir. Çünkü gerçek dost, yapıcı eleştirilerde bulunan kişidir. Bu ortam ve koşullarda, herhangi bir davayla karşılaşmamak için karikatürlerimde, politikacıları bireyselleştirmek yerine genelleme yapıyorum.

  • 54 yıllık karikatüristlik yaşamınızın son 16 yıllık diliminde, Anadolu’daki gazetelere de, üstelik ücretsiz karikatür servisi yapıyorsunuz. Amacınız nedir? Yorucu olmuyor mu?

-   16 yılda, yaklaşık 5 bin güncel karikatür çizdim. Anadolu basınında, her ilden bir gazeteye karikatür servisi yapıyorum. Bunun için de hiçbir ücret almıyorum. Amacım, karikatürün sihirli gücünü yaygınlaştırmak, karikatürü tanıtıp, sevdirmektir.

  • Anadolu basını, karikatüre nasıl bakıyor?

-   16 yıl önce, oldukça çekingen ve mesafeliydiler. Ancak zamanla onlar da karikatürün gücü ve bu konudaki ihtiyacını gördüler. Hâlen, Anadolu’daki 76 gazeteye karikatür servisinde bulunuyorum. Balıkesir’de Yeni Haber, Erzurum’da Hâkimiyet, Gaziantep’te Sabah, Rize’de Zümrüt Rize, Zonguldak’ta Yeni Ufuk, karikatürlerimi düzenli yayınlayan gazetelerin başlarında yer alıyor. Anadolu basınında, kimi zaman, yerel siyasetçilerin baskısı nedeniyle karikatür yayınlamaya çekinen gazeteler de oluyor.

*   Karikatür çizmek sancılı mı oluyor, sizin için?

-     Her gün, karikatür üretmek zorundasın. Hem de, en geç, saat 14.00’e dek. Konuyu hemen bulup, çizdiğim de oluyor, konu bulmak için dokuz doğurduğum da. Güncel karikatürün ömrü 1-3 gün arasında. Karikatür üretmek için sürekli güncel olayları televizyondan izleyip, bol gazete okuyorum.

*   Türkiye’nin, gülmeceye bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Gülmece ile uğraşanlar, hangi niteliklere sahip olmalıdır?

-    Gülmece anlayışımız, yörelere göre farklılıklar gösteriyor. Gülmece ile uğraşanların kültürel birikimi ve dünya görüşü çok sağlam olmalıdır. Olaylara, gülmece gözlüğü ile bakabilmek için güçlü bir alt yapıya da gereksinim bulunmaktadır. Nasıl ki, tiyatroda tuluat ustalarının birikimleri varsa, karikatüristler de birikim sahibi olmalıdır. Karikatürist, toplumsal yanlışları çok iyi eleştirmelidir. Karikatüristin, mimar gibi sağlam çizgileri bulunmalıdır. Karikatür, çizgiyle gülmece yapma sanatıdır. Ancak bizim gülmece anlayışımızın, Avrupa ülkelerine göre daha güçlü olduğunu düşünüyorum. Biz, öfkesi gür, gülmecesi özgür bir ulusuz.

* Karikatür, muhalif olmalıdır, değil mi*

- Tabii ki! Yağcı, muhalefete muhalefet eden karikatür olamaz. Örneğin, Salih Memecan’ın yalnızca iktidar yandaşı çizgileri, beni hiç güldürmüyor. Karikatür, hem gülmeli, hem de düşündürmelidir.

* Karikatürlerinizde yaşadığınız sıkıntılar oldu mu?

-   Yıllardır, gülmeceyle iç içeyim. 30 yıl önce, Trabzon’da, Taka gazetesinde gülmece sayfasını oluşturdum. 1981 yılında, Taka’da bir arkadaşım, karikatüründe, darağacında idam edilen bir bombayı çizmişti. 12 Eylül’ün en şiddetli günlerinde, Garnizon Komutanlığı’ndan gelen tepkiler, başımızı biraz ağrıtmıştı.

*   Karikatürde mutlu günleriniz de oldu mu?

-   Karikatür dalında çok anlamlı ödüller aldım. Çağdaş Gazeteciler Derneği(ÇGD), 1982 yılında “yılın karikatüristleri” olarak İstanbul’dan, Gırgır Dergisi karikatüristi Oğuz Aral’ı, Anadolu’dan ise beni seçti. 1976 yılında çizdiğim bir karikatürü, İtalya’daki Bordighera kentinde düzenlenen bir yarışmaya gönderdim. İnsanlar arasındaki çıkar ilişkilerini eleştiren bu karikatürüm, hâlen bu kentin mizâh müzesinde yer alıyor.

*   Günümüzdeki karikatür dergilerini beğeniyor musunuz?

-   Ülkemizdeki karikatür dergilerinin hepsi, güncel karikatür yayınlıyor. Bu nedenle kalıcı karikatür yayınlayan eskinin Akbaba’sı, Dolmuş’u, Zübük’ü, Tef’i yok tabii. Bu arada ben, karikatürün, yalnızca çizgiyle anlatılmasından yanayım. Ama günümüzde, içinde konuşma baloncukları bulunan çizgileri, karikatür olarak görmüyorum. Osmanlı dönemi ve Cumhuriyetin ilk 20-30’lu yıllarındaki karikatür dergilerini incelediğimde etkileniyorum.

*   Politikacılar, karikatüristlere kızmakta haklılar mı?

-   Hiç haklı değiller. Memleketi bu duruma getirenler, ülkenin geleceğini görmek bir yana, burunlarının uçlarını bile göremeyen, gerçek değil, çakma düşünce üreten politikacılar, önce kendilerine kızsınlar.

 
FACEBOOK'TA PAYLAŞ