Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
-- %0,00
BIST 101.566
%0,42
Dolar 5,6399
%0,13
Euro 6,3545
%0,18
Altın 261,75
REKLAM

KALBİ KIRDIKTAN SONRA…. 

144 defa okundu kategorisinde, 25 Haz 2019 - 00:05 tarihinde yayınlandı
KALBİ KIRDIKTAN SONRA…. 

                            ERDEN BALIBEK

İstanbul seçimleri bitti. Oluncaya dek pek çok söz söylendi. İçlerinde eleştiriler de vardı, insanın onuruna dokunanlar da. Kim olduğunu anımsayamıyorum ne demişti biri: “Seçimlerden sonra tövbe istiğfar ederiz” diye. Neden seçimlerden sonra? Neden tövbe?

Bu aklıma Pablo Neruda’nın bir sözünü getirdi: “Kalbi kırdıktan sonra gelen özür, doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir; ihtiyaç kalmaz”.

Düşünür Cemil Meriç  şöyle demiş aklımda yanlış kalmadıysa: “İnsanlar kötü, onun için kitaplara sığındım”. Ben insanlara kötüdür demiyorum. İçlerinde çok iyi olanlar da var. Ama kitaplara sığınmak konusuna katılıyorum. Çünkü ben de yapıyorum aynı işi.

Öyleyse W. Shakespeare ile başlayalım:

“İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor. Sevilmekten korkuyor kendisini sevilmeye layık görmediği için. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için”.

Bu paragrafın anahtar sözcüğü korku. Demek ki korkular içindeyiz. Bizi korkutan pek çok şey var yaşamda. “Korkunun ecele faydası yok” demiş büyüklerimiz. Korkmakla çözülmüyor sorunlar. Önemli olan onlarla yüzleşmek. Neyse geçelim bunları.

Kitaplara sığınıyoruz dedik ya, onlarla devam edelim.

“Vicdanı tertemizdi, çünkü onu hiç kullanmamıştı” diyor S.Lec. O kişinin acaba nasıl bir korkusu vardı, merak ettim!

Paulo Coelho’nun bir sözünü alalım şimdi de:

“İnsanlar fırsatların gelmesini bekler, fırsatlar da insanların gelmesini. Fırsatlar bekler, insanlar bekler; kazanan hep mazeret olur”.

Şimdi kim mazeret ileri sürecek, bekliyorum!

Okumaya devam:

“Yalanlamak ve reddetmek için okuma! İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma. Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma. Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!”

Bunu da Francis Bacon söylemiş.

Victor Hugo’nun sözüyle bitirelim: “Beni mahveden şey, bana yalan söylemiş olman değil; sana bir daha inanmayacak olmamdır”.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı