Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
-- %0,00
BIST 93.287
%0,08
Dolar 5,4656
%0,24
Euro 6,2025
%-0,00
Altın 212,80
REKLAM

KARARSIZLIK SENDROMU

229 defa okundu kategorisinde, 15 Kas 2017 - 00:47 tarihinde yayınlandı
KARARSIZLIK SENDROMU

BİLGİ GÜNCESİ – 129  / 15.11.2017 

“Kendinizi baskı altında hissettiğinizde ve karar vermek imkansız hale geldiğinde, endişeye düştüğünüzde, sadece durun. Ağırdan almak, karar verirken size daha iyi bir çözüm ya da seçenek düşünmek için zaman kazandırmak demektir.  Çoğu kararı, sezgisel hareketlerimizin, içsel bir gerçeğe göre temellenmesi üzerine veririz. Acele verdiğimiz kararlar o içsel gerçeği görmemize yetecek zamanı bize sağlamaz.

 

Bazı zamanlar da vardır ki, nasıl bir karar vermeniz gerektiğiyle ilgili en ufak bir fikriniz bile yoktur ve ağırdan almak da işe yaramaz. Böyle durumlarda “hiçbir şey yapmayın”, herhangi bir karar vermeme kararı alın. Bu bazen, içine sinmeyen bir karar vermek yerine yüksek sesle “Bunun kararını ben veremem” demektir.  Bu çok basit bir yol gibi görünür ama kendinize hiçbir şey yapmamak için izin vermek çok büyük bir şeydir. Stresi azaltır ve karar vermeniz ya da düşünmeniz için gerekli huzur ortamını sağlar. Karar vermemeye karar vermek sizi özgürleştirir ve hem içsel hem dışsal doğrulama yapmanızı sağlar. Bu, kararınızın sizin iç dinamiklerinize ve çevresel dinamiklere ne kadar uygun olduğunu doğrulamanız anlamına gelir.

 

Bazense, karar vermek apaçık imkansızdır. Bunda etkili olan etken genellikle, takıntılı düşüncelerin karar verme mekanizmanızı engellemesidir. Bu gibi çözümü imkansız kararlarda zaman en büyük yardımcıdır. Karar verme öncesi muhakeme sürecinde sabırlı olun. En önemlisi de kendinize karşı nazik ve anlayışlı olun, sonuç ne olursa olsun.” Psikolog İlkyaz Kaya Yıldırım yukarıdaki görüşleri ileri sürerken; Psikolog Reyhan Algül, “Eğer sık sık kararsız kalıyorsanız, yaşamınızda yolunda gitmeyen bir şeyler var demektedir” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu noktada artık kararsızlığınız gündelik yaşamınızı aşarak, bir yaşam tarzı haline gelir ve en basit şeylerin kararını bile veremezsiniz.”.

 

Yetişkin olmak, karar almak ve bu kararların sonuçlarına katlanmak hatta bedelini ödemektir. Kararsızlık, sizi etkileyen ve çoğunlukla karşıt duygu, düşünce, durum, kişiler ya da istekler arasında seçim yapabilme güçlüğünüzdür.

 

Kararsızlık, hem doğuştan kazandığınız bir eğilim hem de bir öğrenmedir. Hayatınızı ve geleceğinizi etkileyecek çok ciddi bir konuda, dönem dönem kararsız kalmanız normaldir. Bu durumun sürekli olması zamanla bir alışkanlığınıza da dönüşür. Kararsızlık, beraberinde bir konformizmi de getirir ve sizin bedel ödemenize sebep olur.

 

Kararsızlığınızın başlıca sebepleri;

 

  • Öz güven eksikliği
  • Gelecekten korkma
  • Bedel ödemekten korkma
  • Sorumluk taşımak istememe
  • Hayır diyememe
  • Başkaları ne der korkusu
  • Böyle yetişmiş olmak
  • Öğrenmiş olmak

 

Kararsızlığınız, iş ve okul yaşamınızda da kötü sonuçlar doğurur ve yeniliklerden korkmanıza sebep olur. Örneğin; işinizi bir türlü değiştiremiyor ya da daha iyi bir iş bulsanız bile kararsız kalıyorsanız bu durum yaşamınızı olumsuz etkilemeye devam edecek demektir.

 

Karar vermeniz ne kadar güçleşirse, endişe ve geriliminizde o kadar artar. Sonunda bu gerilim ve endişeleriniz sağlıklı görüş açınızı bulandırıp yanlış kararlar almanıza sebep olabilir. Yanlışı seçmemek uğruna kararsız kalmanıza rağmen, kararsızlığınız sizi öyle bir boyuta getirir ki doğru değerlendirme yeteneğinizi kaybeder ve yanlışı seçersiniz.

 

Karasızlığa En Fazla Neden Olan Bazı Durumlar

 

Yaklaşma-Yaklaşma çatışması (+, +): Aynı anda, aynı şiddette istenen iki güdüden bir tanesini seçememe halinizidir. Hem elbise hem etek almak isteyip de sadece birine paranız yetiyorsa ve bu yüzden elbise ya da etekten birini bırakmak zorunda kararsız kalmanız yaklaşma-yaklaşma çatışmasına örnek olarak verilebilir.

 

Yaklaşma-Kaçınma çatışması (+, -): Bu çatışmada, hem hoşa giden hem de gitmeyen olayları bir arada yaşarsınız. Örneğin; evlenmek isteyen bir erkeğin, evliliğin getireceği sorumluluklardan korkması; abur cubur yemek isteyen kişinin şişmanlıktan korkması, yaklaşma-kaçınma çatışmasına örnek olarak verilebilir.

 

Kaçınma-Kaçınma çatışması (-, -): Aynı anda iki istemediğiniz durumdan bir tanesini seçmek zorunda kalmanız durumudur. Kısacası iki kötüden birini seçmenizdir. Ne okumak ne da çalışmak isteyen kişini durumu örnek verilebilir.

 

Dönem dönem kararsızlıklar yaşayabilirsiniz bu çok normaldir. Önemli olan dozajıdır. Bazı durumlarda beklemeniz ve sakinleşmeniz daha doğrudur. Hayatınız adına önemli bir kararı çok kolay veremeyebilirsiniz ama bir meyve için bile kararsız kalıyorsanız, saatlerce düşünüyorsanız, bu durum sizin için sorun oluşturuyor demektir.

 

Zaman, gözlerimizin önündeki cam sileceğidir. Fazla yağmur ıslatsa da o gide gele camlarımızı temizler. Acele karar vermeyin ama kararsız da kalmayın. Yaptığınız şeyler için duyduğunuz pişmanlık zamanla geçebilir ama yapmadığınız şeyler için duyduğunuz pişmanlık hiç geçmez.

 

İngiliz The Times gazetesi, bilimsel araştırmalardan yola çıkarak, kararsızlığın çağımızın hastalığı haline geldiğini yazdı. Makalede, seçeneklerin artmasının aslında insanların seçim yapmasını zorlaştırdığı ve bu yüzden birçok insanın kafa karışıklığından mustarip olduğu belirtildi.

 

Times’ın “Karar vermek neden bu kadar zorlaştı?” başlıklı makalede Bristol Üniversitesi’nden sosyoloji profesörü Harriet Bradley’nin 10 aylık araştırmasına geniş yer ayrıldı. Araştırmanın sonuçları ise şöyle:

 

– Kadınların kafası erkeklerden daha karışık.

– Neredeyse yarımız, hayatın 10 yıl öncekine göre çok daha kafa karıştırıcı olduğunu düşünüyor.

– İnsanların yüzde 47’si küçük kararları bile zorlukla aldıklarını söylüyor.

– Halkın yüzde 42’si de karar veremedikleri konular üzerinde bütün gece düşünmekten uyuyamıyor.

 

Bradley, “Tam bir seçenekler dünyasında yaşıyoruz ama bu aynı zamanda oldukça korkutucu da olabiliyor” diyor. Bradley’ye göre, tüketime ve şöhret kültürüne dayalı toplumların oluşumu, teknoloji devrimi, çok kültürlülük, hayatının sonuna kadar aynı işi yapma alışkanlığının ortadan kalkması gibi toplumsal değişimler insanların sürekli yeniliklerle karşılaşması sonucunu doğurdu. Bradley, “Seçeneklerin artması kişisel özgürlükleri genişletirken bir yandan da seçim yapmaya ve sorumluluk almaya zorlaması yüzünden insanlarda büyük bir stres ve kaygı oluşturdu” diyor.

 

Sosyal psikolog Dr. Peter Collett de, karar verme aşamasında kafa karışıklığı çekenlere şu tavsiyelerde bulunuyor;

 

– Araştırın: Karar vermeniz gereken konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olursanız daha kolay karar verirsiniz.

– Önceliklerinizi belirleyin: Hangi konularda kesin kararlı olmanız gerektiğini ayırt edin.

– Öngörüde bulunun: Hangi kararın ne gibi zorluklar çıkarabileceğini ve bu sorunlarla nasıl baş edebileceğinizi düşünün.

– Kendinizi yiyip bitirmeyin: Endişe edebilirsiniz ama endişeleneceğiniz yeri ve zamanı kısıtlayın.

– Paylaşın: Kafanızı karıştıran konu hakkında başkalarıyla konuşun.

– Bir bilene sorun: Kafa karışıklığını yenmenin bir yolu uzmana danışmaktır.

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı