Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,76
BIST 90.733
%0,27
Dolar 5,3647
%0,55
Euro 6,1200
%0,32
Altın 215,01
REKLAM

KARINCA MONTESSORİ ANAOKULU MONTESSORİ FELSEFESİ İLE FARK YARATIYOR

679 defa okundu kategorisinde, 27 Eyl 2018 - 00:10 tarihinde yayınlandı
KARINCA MONTESSORİ ANAOKULU  MONTESSORİ FELSEFESİ İLE FARK YARATIYOR

HABER: UMUT ÇINAR

Balıkesir’de yeni eğitim öğretim yılında faaliyete başlayan Karınca Montessori Anaokulu çocukları Montessori felsefesi ile hayata hazırlıyor.

1907 yılında Çocuklar Evi ile uygulanmaya başlanan Montessori metodu, İtalya’nın ilk kadın doktoru olan Maria Montessori tarafından geliştirildi.  Montessori metodu çocukların tutum, ilgi ve davranışları rehberliğinde olgunluğa ulaştırıyor. Montessori metodu daha çok okul öncesi kurumlarında ve lise dahil olmak üzere tüm eğitim seviyelerinde uygulanıyor.

 

Karınca Montessori Anaokulu Müdürü Ceyla Turhan Montessori metodu ile çocukları yetiştirdiklerini ifade ederken teknolojiden uzak bir şekilde çocukların gelişimini sağladıklarını söyledi.

 

Karınca Montessori Anaokulu Müdürü Ceyla Turhan konuşmasında şu ifadelere yer verdi ; “Bu yıl ilk eğitim öğretim yılımız. Ortaklarımız OBİDEV Vakıf Üyesi Tuğba Kalan, Dudunaz Uludağ. Onlarla birlikte okulumuzun geleceğini hazırlamak çocuklarımızın geleceğini hazırlamak çocuklara kendi motor becerilerini kazandırmak için bir çalışma içine girdik. Farklı bir şekilde çalışıyoruz. Teknolojiden uzak bir şekilde çalışıyoruz. Bizim amacımız çocuklarımızın kendi ayakları üzerinde durabilmesi kendi becerilerini geliştirebilmesi ve özgüvenlerini kazandırabilmek. Bahçeli bir ev tercih ettik okul olarak. Çocuklarımızı dört duvar arasında yetiştirmek yerine onları bahçede toprakla oynayarak enerjilerini dışarıya atabilmeleri. Bu ihtiyacı çocuklarda gördük. Bu nedenle bahçeli bir ortamı tercih ettik. Bahçemizde çim havuzu, çamur havuzu ve kum havuzumuz var. Hayvanlarımız bulunmakta. Tavşan, kaplumbağa, tavuk gibi.  Her sabah geldiklerinde çocuklar önce hayvanları besliyorlar. Bu çocukları çok mutlu ediyor. Kahvaltıları burada yapıyorlar. Her ürünü okulda kendimiz yapıyoruz reçelimize kadar kendi ürünlerimizi tüketiyoruz. Yemeklerde zeytinyağı, tereyağı kullanıyoruz. Çocukların sağlıklı beslenmeleri için ne gerekiyorsa onları yapıyoruz.

 

Okulumuzu kuruluş amacı Montessori olarak kuruldu. Bunun felsefesinde teknolojiden uzak, kendi üretmeleri, kendi ürettiklerini yapabilmeleri yatıyor. Mesela yarın barbunya veya fasulye yapılacak. Çocuklarımız oturuyorlar fasulyelerini kendileri ayıklıyorlar. Bunu da çok büyük bir zevkle yapıyorlar. Montessori dediğimiz bir sınıfımız var. Burada mutfak var. Marangoz atölyemiz var. Burada tahta oyuncaklar var metal oyuncaklara da yer vermiyoruz. Her şey tahta yemekhanedeki tuzluklara kadar. Çocuklara yaşantılarında yapmaları gereken şeyleri burada oyun havası eşliğinde öğretiyoruz. Sabah bir spor öğretmenin eşliğinde yoga yapıyoruz. Spor yapmadan dersler başlamıyor. Sınıflarda devamlı klasik müzik çalınır. Dersler bu müzik ile yapılır. Başlangıçta biraz çocuklar faklı ortamdan dolayı rahatsız oluyorlar. Evde tablet bilgisayar çizgi film hep yetişirken bunlarla büyüdüler. Ama bizim ortamımızda teknoloji bulunmuyor. Birbirleriyle iletişim kurmayı öğreniyorlar. Teknoloji ile bu mümkün olmuyor. Çok kısa bir süre olmasına rağmen velilerimizden çok olumlu tepkiler aldık. Çocuğumun konuşması gelişti diyorlar.

 

Müzik öğretmenimiz müzik aletleri eşliğinde çocuk şarkıları öğretiyor. Bu onların çok hoşuna gidiyor. Müzik aletlerine dokunabilmek oradan çıkan seslerle şarkıyı öğretmek çocukları çok olumlu motive ediyor. Sınıflarda da küçük müzik aletleri var.

 

Okulumuzda 3+,4+ ve 5+ olmak üzere 3 sınıf var. Tohum sınıfımız, fidan sınıfımız ve ağaç sınıfları diye isimlendirdik. Tohumlarımız 3 yaş grubu, fidan grubumuz 4 yaş grubu bir de ağaç grubu var. Yetişmeye başlamış kimlik kazanmış grubumuz var. 3 sınıf olarak yapıyoruz. Başlangıç olarak 32 öğrencimiz var”

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı