Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
-- %0,00
BIST 96.032
%0,15
Dolar 5,7347
%-0,01
Euro 6,3645
%-0,28
Altın 276,82
REKLAM

KAZANIN YAVRUSU

87 defa okundu kategorisinde, 09 Şub 2019 - 08:05 tarihinde yayınlandı
KAZANIN YAVRUSU

 Nasrettin hoca fıkraları herkesin kıssadan hisse çıkaracağı türden toplumu eğitici, öğretici, anlamlı fıkralardandır. Dolayısıyla da, kültürel açıdan tarihimiz hayli zengindir. Bu bağlamda, ekonomik sıkıntılar artıkça insanlar da birbirlerine karşı edimlerini yerine getirmekte zorlanmakta, hatta yerine getirmemek için uğraşmaktadır. Bunun için bugünkü yazımı şu meşhur kazan fıkrasıyla taçlandırayım istedim.

Hocanın hanımı çamaşır yıkayacaktır. Evdeki kazanın küçük olduğunu görünce, hoca komşudan büyük bir kazan bul da  çamaşırları yıkayayım der. Hoca gider ve komşusunun kapısını çalıp, kazanı ödünç verir misiniz deyip alır. Bir süre sonra da işi bitiğinde kazanı komşusuna götürür. Komşu kazanı alınca bir de bakar ki kazanın içinde bir kazan daha. Hocam bu ne? Der. Hoca da Komşu senin kazan doğurdu. Güle güle kullan  diyerek oradan ayrılır.

Kazanı alan  komşusu sevinir. Aradan bir süre geçer. Hoca yine kazan lazım olduğundan komşunun kapısını çalar. Komşu kazana ihtiyacımız var. Kazanı ödünç verir misin der.  Komşu hay hay hocam hemen getiriyorum diyerek içeri girer ve hocaya kazanı getirir verir. Aradan uzun bir zaman geçer. Komşu meraklanmaya başlar. Dayanamaz gidip kazanı isteyeyim der.

Hocanın kapısını çalar. Hoca buyur komşu der. Yahu bizim kazanı almıştınız, onu istemeye geldim deyince, hoca ah komşum ah Der. Üzgün bir sesle  senin kazan rahmetli oldu der. Komşu şaşkınlığını üzeriden atıncaya kadar bir süre sessiz kalır. Sonra da: Hoca ne diyorsun, hiç kazan ölür mü? İnanmıyorum. Böyle şey olur mu? Diye bağırmaya başlar.

Yahu komşu, sakin ol! Sana kazanı getirdiğimde, kazanın doğurduğunu söylediğimde ona inandın da, kazanın öldüğüne neden inanmıyorsun? Der. Emanet, ödünç para verme devri artık bitti. İnsanlar birbirinin işini görürken, şimdilerde kimse kimseye bir yudum su vermez hale geldi. Bazı akraba, arkadaş istisna olsa da geneli itibarı ile alış verişlerin tümünde menfaat 1. Sıra yükseldi. Dolayısıyla da kazanı ödünç verdikten sonra alırken de dikkatli olalım. Herkese iyi tatiller. Saygılarımla.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı