Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,33
BIST 96.270
%0,67
Dolar 5,8682
%0,53
Euro 6,5832
%0,52
Altın 239,73
REKLAM

KOLTUK SEVDALILARI VE “KURT” POLİTİKACILAR

64 defa okundu kategorisinde, 06 Şub 2019 - 00:04 tarihinde yayınlandı
KOLTUK SEVDALILARI VE “KURT” POLİTİKACILAR

Önder BALIKÇI

Bizdeki siyasete akıl sır ermez. Ülkemizdeki politikanın zemini çok kaypaktır.

Ah, o koltuk yok mu o koltuk! Oturamayan peşinde koşar, oturan ise bir daha kalkmak istemez. O koltuk, rüyaları süsler.

Yıllarca, hak etmedikleri halde, bazıları o koltuklara, babalarının yüzü suyu hürmetine, “uhuletle ve suhulet”le, çeşitli ayak oyunlarıyla otururlar, bazıları ise rastlantılar ve şans sonucunda…

Ama yaşamları boyunca doğru dürüst tek kitap okumamış, film ve tiyatro izlememiş kişilerin oturdukları o koltuklar, bu kişilere değer katmaz. Zaten bu yüzden de koltuktan indikten sonra sudan çıkmış balığa dönerler. Çünkü yaşamlarında hiçbir zaman gerçek dostları bulunmadığından, koltuktan inince boşluğa düşerler, yanlarında kimse kalmaz. Mutsuzdurlar. Kendilerini yaşama bağlayacak hiçbir tutkuları da yoktur. Ya bir fotoğrafçı dükkânına sığınırlar, ya bir şehir kulübüne, ya da evlerinde yalnızlıklarına gömülürler. Ama yaşları 70’lere, 80’lere yaklaşsa da hep o şatafatlı, kendilerinin güç katmadığı, ancak ondan güç aldıklarını sandıkları koltuklarını özlerler. Ah, yeniden bu koltuklarına bir kavuşsalar!

Artık fosilleşmiş bu eski politikacıların en tipik özellikleri, komployu da çok iyi bilmeleridir. Kendilerine yapıldığını düşündükleri, daha doğrusu koltuklarının altlarından çekilmesine neden olduğuna inandıkları kişileri hiçbir zaman unutmazlar. Kinci ve intikamcıdırlar. Ortam ve koşulları uygun bulduklarında hiç utanmadan fırsatı değerlendirip, o kişinin ipinin çekilmesini sağlarlar. Onlar için öyle ülkenin, kentin, partinin çıkarları da pek önemli değildir. Çünkü en önemlisi onların yeniden, hiçbir ciddi hizmet üretemedikleri koltuklarına kavuşmalarıdır. Bunu sağlayamazlarsa, yeni bir girişime kadar başkalarına destek vermeyi uygun görüp, “arazi”ye uyarlar.

1972 yılından beri gazetecilik yapan bir kişi olarak bu gözler neler gördü neler…

Ama çok özlediğim halde göremediğim tek davranış şu:

Yıllardır politikanın içinde bulunan, hatta kendilerine “duayen” unvanı verilen veya verilmeyen, yaşlarını başlarını almış politikacı eskileri hiçbir zaman köşelerine çekilip, “Ben artık misyonumu tamamladım. Hiçbir komplo ve kumpasın içinde yer almam. Bana danışıldığında deneyimlerimi paylaşır, ağabeylik yapar, yol gösterici olur, herkesten saygı görürüm” demezler. “Kurt” ve hinoğlu hindirler!

Onun içindir ki Aziz Nesin’in, “Koltuk Sevdası” isimli öyküsü her zaman güncelliğini korur bu ülkede.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı