Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,81
BIST 96.604
%-1,77
Dolar 6,2719
%-1,75
Euro 7,3262
%-1,41
Altın 242,61
REKLAM

KÖY ENSTİTÜLERİ VE SAVAŞTEPE

135 defa okundu kategorisinde, 17 Nis 2018 - 07:29 tarihinde yayınlandı
KÖY ENSTİTÜLERİ VE SAVAŞTEPE

KONUK KALEM 

Bağımsızlık Savaşını kazanan Atatürk, “Bu yurdun gerçek sahibi üretici köylüdür ki bugüne değin bilgi ışığından yoksun bırakılmıştır.” diyordu.

Dinsel ve geleneksel kültür kalıplarına sıkıştırılmış Türk köylüsü, hayatın tek amacının öteki dünya için olduğu ön kabulü ile iyi bir yaşam özlemi duymamıştır. Osmanlı’dan Cumhuriyete kalan okur yazarlık oranı yüzde yediydi. Bir de dil sorunu (Osmanlıca) vardı. Köye öğretmen de gitmiyordu. Cumhuriyet kurucuları bu kitleye dayanmak zorunluluğunu görünce köylünün eğitimi önem ve öncelik kazandı.

Cumhuriyetin eğitim felsefesi, insan ve yurttaş temelinde yeni bir toplum yaratmaktı. Köy Enstitüsü eğitimi ile köy çocuğu, “üreten insan ve demokrat yurttaş” olacaktı. Köy çocukları da kızlı erkekli çağdaş insanlar olarak yetiştirilecekti. Köy Enstitüleri, köy çocuğunun okuması, köylünün aydınlanması ve köyün kalkınması amacıyla kurulmuştu.

Köy Enstitüleri, Türk eğitim tarihinde özgün ve aydınlanmacı eğitim anlayışının örnek bir uygulamasıdır:

*Bize özgü, Türk eğitimcilerinin yaratıcılığının bir ürünüdür.

*Köy Enstitülerinde iş içinde, iş aracılığıyla, iş için eğitim anlayışı egemendi. Bu, doğaya ve insana duyarlı, ezberci anlayıştan uzak bir eğitim tanımıdır.

*Bu kurumlar, Anadolu insanının bağnazlıktan kurtarıldığında nasıl yaratıcı ve üretici yurttaşlar olabileceğinin kanıtıdır.

*Köy Enstitüleri, ÜNESCO tarafından örnek gösterilmiştir.

Savaştepe Köy Enstitüsü 16 Nisan 1940’ta kurucu Müdürümüz Sıtkı Akkay’ın Manisa Horozköy Eğitmen Kursunu taşımasıyla açılmıştır. Okulumuz, 80 eğitmen adayıyla öğrenimini sürdürürken 20 Haziranda da Enstitüye ilk 40 öğrenci alınmıştır. Köy Enstitümüz ilk mezunlarını 1944’te verir. Bu öğrenim kurumundan 1171 Köy Enstitülü, 4927 İlköğretmen Okullu, 945 Eğitim Enstitülü olmak üzere 7043 öğretmen yetişmiştir. Ancak okulda okuyup da öğretmen olmayan öğrenci sayısı bundan daha yüksektir.

Türkiye’nin değişik yerlerinde görev alan öğretmenlerimiz olduğu gibi, Yüksek Öğretmen Okuluna giden, hatta Üniversitelerde kariyer yapan bir hayli mezunumuz da bulunmaktadır. Savaştepe, Üniversite sınavlarında Türkiye birincisi de çıkarmıştır.

Bilindiği üzere, Köy Enstitüleri 1954’te öğretmen okuluna dönüştürüldü. Bu, 1976’ya kadar sürdü. 1976’dan sonra bu okullar öğretmenlik diploması vermeyip Yüksek Öğrenime öğrenci hazırlar duruma getirildi. 1990’da ise öğretmen ve Anadolu Öğretmen Lisesi olarak hizmet vermeye başladılar. Son yıllarda şanlı bir geçmişi olan sevgili okulumuzun önce adı Necip Fazıl Kısakürek olarak değiştirildi. Bununla da yetinilmeyip 21 Haziran 2014’te Öğretmen Lisesi olmaktan bütünüyle çıkarıldı.

Cumhuriyet döneminin en önemli eğitim kurumlarından birisi neden Savaştepe’de kurulmuştur? Bunun nedenleri Savaştepe’nin tarihinde gizlidir. Savaştepe Antik çağdan beri önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Ama onu asıl önemli kılan, Kuvva-yı Milliye’ye katkısıdır. Kurtuluş Savaşında oynadığı önemli roldür. Yunan ordusunun ilerleyişi bir yılı aşkın Savaştepe cephesinde milis kuvvetlerince durdurulmuş, böylece Anadolu’daki kurtuluş çalışmalarının örgütlenmesine zaman kazandırılmıştır.

Okulumuz sınırları içindeki Şehitler Anıtı, Savaştepe’nin kurtuluştaki rolünün kanıtıdır. Bu anıtın ayrı bir anlamı da vardır. Öyle ki, 1953’te Atatürk’ün mezarına, şehit toprağı buradan da alınıp götürülmüştür.

Savaştepe’nin eğitim alanında da parlak bir tarihi söz konusudur. Kurucu Müdürümüz bilge insan Sıtkı Akkay’ın çalışmaları kahramancadır. Büyük olanaksızlıkları aşmasını bilmiş, okulumuzu yoktan var etmiştir. Bugün Sıtkı Akkay’ın büstü, kendisi gibi bir Milli Mücadele kahramanı olan Tıbbiyeli Hikmet’in büstüyle birlikte, Köy Enstitüsünün ilk kazmasının vurulduğu yerde gururla durmaktadır.

MUHSİN KAYA

1963 Çıkışlı – Eski SOOMDER Bşk.

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı