Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0,49
BIST 93.238
%-0,29
Dolar 5,2931
%-0,13
Euro 6,0530
%-0,36
Altın 212,40
REKLAM

LİYAKAT MI, SADAKAT MI? ERDEN BALIBEK

81 defa okundu kategorisinde, 06 Ara 2018 - 00:04 tarihinde yayınlandı
LİYAKAT MI, SADAKAT MI? ERDEN BALIBEK

Eskiden okullarda yapılan münazaralara ait bir konu değil bu. Liyakat ve sadakat, birbirinin yerini alacak iki kavram da değil. İkisi de değişik şeyler ifade ediyor, ikisinin de yeri başka.
Ancak son zamanlarda liyakat ve sadakat kavramları yer değiştirmeye başladı. Sadakat liyakatin yerini aldı, hatta öne geçti.
Liyakat Arapça bir sözcük. Layık olma, yaraşma, yaraşırlık, uygunluk anlamlarına geliyor. Bunlara yeterlilik, yetenek kavramlarını da ekleyebiliriz. Liyakat elbette kendiliğinden oluşmaz. Ona sahip olmak için öncelikle eğitim, bilgi ve beceri gerekir. Hatta bazen bunlar bile yetmez. Performans, kurum kültürüne uymak, iletişim gibi nitelikler de liyakat kavramının içine girer. Liyakat sahibi olmak için çoğu kez uzun bir süreç gerekebilir.
Nizamü’l-Mülk, Siyasetname adlı yapıtında “Liyakatli ve tecrübeli bir köle bin evlattan hayırlıdır” der. Mevlana da Mesnevi’sinde sık sık liyakate değinir, onunla ilgili örnekler verir.
Daha önce anlattığım bir kısa öyküyü tekrarlamak istiyorum. Ülkesinde çok sevilen, çok önemli, değerli işler yapan bir başbakan artık kendini emekli etmek istemektedir. Bunu duyanlar çok üzülürler. Yaptığı hizmetlere karşılık bir jestte bulunmak amacıyla öneride bulunurlar. Sizi filanca şirketin genel müdürü yapalım, yönetim kurulu başkanı yapalım, ne isterseniz o olsun derler. Başbakanın isteği ise, doğduğu köye yerleşmek, oradaki ilkokulda öğretmenlik yapmaktır. Öneri getirenler ezilir, büzülür, utana sıkıla bunun mümkün olmadığını, onun dışında her şeyin gerçekleşebileceğini söylerler. Gerekçelerini de şöyle açıklarlar: “Efendim, sizin pedagojik formasyonunuz yok. Öğretmenlik eğitimi almadınız. Köyde bile olsa öğretmenlik yapamazsınız”. Bunun açıklaması şu: Sizin öğretmenlik için liyakatiniz yok.
Bu belki uydurulmuş bir öykü. Öyle de olsa bir gerçeği vurguluyor; her yerde, her işte, her zaman liyakat gerekir.
Büyük İskender, ölüme yaklaştığı günlerde tacını kime bıraktığını soran generallere şu yanıtı verir: “Layık olana”. Kurumlar, kuruluşlar, özel şirketler, çeşitli iş yerleri, sanayiciler herkes görev vereceği, çalıştıracağı insanda önce buna bakar. Bu kişinin liyakati var mı? Çünkü liyakat başarının anahtarlarından biridir. Arthur Miller, ”Kurbağayı koltuğa oturtsan o yine çamura atlar” diyor. Ya Truman? Onun da şöyle bir sözü var: “Tilki kümesi iyi tanıyor diye bekçi yapılır mı?”
Liyakatin olmadığı yerde başarısızlık vardır. İşler kötüye gider, karmaşa başlar. İstenen sonuçlar alınamaz.
Biraz da sadakatten söz edelim; onu da şöyle açıklıyor sözlükler: “Sağlam, güçlü, içten bağlılık”. Elbette bu özelliklerin aranacağı yerler de vardır. Ama sadakat liyakatin alternatifi değildir. Bana, bize sadık diye liyakati olmayan kişiler, hak etmedikleri yerlere gelirse, getirilirse sonuç ne olur? Söylemeye gerek var mı?
Liyakat dedik, sadakat dedik, bir de itaat diyelim. Yani boyun eğme, buyruğa uyma, söz dinleme. Bu üç sözcük ne kadar çok karşımıza çıkıyor artık.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı