Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-1,03
BIST 96.455
%-0,00
Dolar 5,6435
%0,74
Euro 6,4981
%0,13
Altın 222,49
REKLAM

OKUDUĞUNUZ GAZETELERİ SAKLAYINIZ.

51 defa okundu kategorisinde, 17 Nis 2017 - 01:40 tarihinde yayınlandı
OKUDUĞUNUZ GAZETELERİ SAKLAYINIZ.

Hikmet Aksoy

Az okuyan bir toplum olduğumuzu inkar etsek ne fayda? Okuma konusunda güncel olayları izlemek için gazete ve dergi okuma alışkanlığımızın yeterli olmadığını  “cümle alem” biliyor.

 

Bu eksikliği/noksanlığı, ihtiyacı  gidermek için  “radyo/tv  izliyorum” yanıtını verip savunma rolüne geçenlere sözüm yok.

 

Dünyamızda ve çevremizde olagelen olayları görsel ve işitsel olarak izliyoruz.. Ama hızlı gelişen olayları izlerken; ataların “Hafıza-ı beşer nisyan ile malüldür” sözünü doğrular şekilde hemen unutuyoruz.

 

Çünkü, günümüzde olaylar öylesine seri ve çok gelişiyor ki…

 

İnsan, bu gelişmeleri izleme konusunda kendini koordine edebilmesi de kolay değil.

 

Unutma hastalığımız giderek artıyor…

 

***

 

“İletişim Çağı”nı yaşayan bir insanın, olaylardan anında haberdar olmasının avantajını kullanmaya kalksa bile, sonuçta sadece ilgi alanı ile yetinmesi gibi bir zorunluluğa tutsak oluyor.

 

Çünkü, iletişimde öylesine büyük ve öylesine yoğun yaşanılan bir dünya var ki; insan ister-istemez  kendi ilgi alanına dönüp orada kendi yaşamını sürdürmek durumunda kalıyor.

 

Gazeteler/dergiler, işte bu nedenle eskisi kadar ilgi görmüyor belki de…

 

Oysa, yerelde olsun, yaygında olsun öylesine saygın, öylesine iddialı gazeteler vardı ki… Her biri birbirinden farklı güzelliklerle okur önüne geliyor.

 

Bugün, yerel basında yayın yaşı  70, 80, hatta 90 yılı aşan çok tarihi gazetelerimiz var.

 

Düşünebiliyor musunuz bu gazetelerin koleksiyonlarının tarihi değerini?

 

Yayınlandıkları illerin  80, 90 yıl için günlük tarihi olan bu gazete koleksiyonlarının değeri para ile ölçülebilir mi?

 

***

 

Günümüz  yerel basını olarak Anadolu’nun çeşitli illerinde her biri kır çiçeği güzelliğinde gazeteler var. Yayın alanlarının gözü, kulağı, dili olan bu gazeteler; gelecekte yaşadığımız günlerin  birer aynası olup tarih görevi yapacaklar herkese.

 

***

 

Ülkemiz iç ve dış olaylar bakımından tarihi bir dönemden  geçiyor.

 

Böyle bir durumda görev yapan  kişilerin, kadroların söylemleri belki günün hayhuyu arasında kaynayıp gidiyorsa da; gazetelere/dergilere yansıyan haberler/yorumlar koleksiyonlara  gün geçtikçe değer kazandırıyor.

 

İletişim yoğunluğunda ilgilenemediğimiz nice olay, yarın birer tarih olarak gazete koleksiyonlarında önümüze çıkacak.

 

Dikkatinizi çekti mi bilemiyorum…

 

Bizim eğitim sistemimizde tarih öğretiminin yerel ayağı maalesef ihmal edildi yıllarca…

 

Bugüne  değin yerel tarih araştırmalarına ilgi gösterilmediği için Türkiye tarihinin önemli olaylarını yaşayan insanları; bizler sadece üst düzey kişiler olarak biliyoruz.

 

Oysa; o tarih yazmış önemli kişilerle birlikte yaşamış nice insan, her birimizin komşusu, akrabasıdır ama bundan bihaberiz ne yazık ki…

 

Yerel tarih araştırmaları ciddi anlamda yapılmadığından/yazılmadığından  ötürü tarihi kişilerimizi/değerlerimizi unutulmuşuz. Daha doğrusu ayıp etmişiz, kusur etmişiz.

 

***

 

Bugün yerel ve yaygın gazeteleri okuma alışkanlığını genç kuşaklara/öğrencilere kazandırmak durumundayız. Bu yetmez tabii ki… Gazete okuyan herkesin okudukları gazeteleri bir kenarda -ileride birer tarihi belge olacağı için- saklamaları gerekiyor.

 

Çünkü, ülkemiz tarihi günler yaşıyor. Önemli-önemsiz kişilerin söylemleri uçup gidiyor. İnsan aklı da “nisyan/unutma ile malül/hastalıklı…” olunca yarın için tek kaynak gazeteler oluyor.

 

Lütfen, okuduğunuz gazeteleri atmayınız, bu bakımdan…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı