Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0,26
BIST 99.292
%0,47
Dolar 6,1923
%0,45
Euro 7,2888
%0,43
Altın 239,06
REKLAM

ÖZCAN: DEPREM GERÇEĞİNİ UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ!

312 defa okundu kategorisinde, 17 Ağu 2018 - 07:56 tarihinde yayınlandı
ÖZCAN: DEPREM GERÇEĞİNİ  UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ!

Haber: İlkan TOPRAK

 

İnşaat Mühendisleri Odası Balıkesir Şubesi Başkanı Gürkan Özcan, 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde deprem gerçeğine bir kez daha dikkat çekti. Yazılı bir açıklama yapan Başkan Özcan, özellikle “İmar Barışı”na tepki göstererek, gelecekte “Vatandaşlar mühendislere 2-3 bin lira vermesin diyen Bakanı unutmayacaktır” dedi.

Gürkan açıklamasında özetle şu ifadelere yer verdi; ”

Ülke tarihimizin en büyük ve sonuçları itibariyle en acı depremlerinden biri olan Doğu Marmara depreminin üzerinden 19 yıl geçti. Bu depremde; binlerce insanımız toprak altında kaldı, binlerce insanımız yaralandı. Yapıların %6`sı, yerle bir oldu, %7`si ağır hasar aldı ,%12`si de orta ölçekte hasar gördü. Yani yapılarımızın %25`i, kullanılamaz hale geldi. 16 milyar dolardan fazla ekonomik kayıp ortaya çıktı.

Yıl 1999, yıl 2018. Geçip giden ömrümüzde 19 yıl öncesini insan unutabilir. Ama toplumsal hafıza unutamaz, unutmamalı. Kamu kurumları ve kamu vicdanı yaşananları yok sayamaz.

Gene bir Devlet Kurumu, Çevre Şehircilik Bakanlığı “İmar Barışı” diyor

Yüzyıllardır yüzlerce deprem gören, onlarca depremi hafızasına kazıyan, 1939 Erzincan da 32.000 den fazla, 1999 Marmara da 17.000 den fazla vatandaşını toprağa veren bu ülkenin vatandaşlarına. Bugüne kadar onlarca kere son kez diye ortaya çıkarılan İmar Affını 26.kez bu kez son ve adı da “İmar Barışı” olarak sunuyor. Yani toprağa gömdüğümüz vatandaşlarımızın yanına,Kamu vicdanını,devletine bağlı, kanunlara saygılı vatandaşlarımızı ve işini doğru dürüst yapan meslektaşlarımızı da yok sayıyor, gömün gitsin diyor.

26 Milyondan fazla konut stoğunun %35 inin imara uygun olduğunu,bir başka deyişle % 65 inin mühendislik hizmeti görmediğini,depremsel açıdan riskli olduğunu beyan eden bakan,gelmiş geçmiş en büyük imar affına “İmar Barışı” diyor.

Bu toplumsal hafıza, bu çayda radyasyon yok diyerek televizyonlarda bardak bardak çay içen Bakanı ve “İşte gidiyorum” diyen Kazım Koyuncu’yu ve gencecik insanları unutmadı.

Vatandaş mühendislere 2-3 bin lira vermesin diyen Bakanı da unutmayacaktır.

İnşaat Mühendisleri Odası olarak deprem gerçeğini unutmadık, unutmayacağız. 17 Ağustos 1999 Gölcük, 12 Kasım 1999 Düzce depremleri ve daha sonra yaşadığımız depremlerde ortaya çıkan her acının yükünü kalbimizde taşıyoruz. “güvenli yapı üretiminin asıl unsuru olan bir meslek odası olarak”; başta yerel ve merkezi düzeyde ülkemizi yönetenler olmak üzere; her kurum, kuruluş ve imza sorumluluğunu üzerinde taşıyan her insanın bu günlerde bir kez daha oturup düşünmesini istiyoruz.

Deprem Yönetmeliklerinin” hiçe sayılmasını kabul edemiyoruz.

Her yıl çok sayıda mühendislik diploması verilmesine rağmen kaliteli bir mühendislik öğrenimi verilmemesini kabul edemiyoruz.  Her afetten sonra sık sık yapılan “yara sarma” anlayışından kurtulup; bilimin, tekniğin ve aklın gerektirdiği işlerin yapılmamasını kabul edemiyoruz. Ruhsatlardan mühendis ve mimarların imzasının kaldırılması, ruhsat projelerinin oda denetiminden bağımsız olmasını, mesleğimizin gelişimini engellenmesini, sahteciliğin önünün açılmasını kabul edemiyoruz.

Oda ile meslek insanı arasına örülmeye çalışılan duvarları kabul edemiyoruz.  Fiziksel, sosyal ve ekonomik yönden çöküntü ve bozulma sürecine girmiş kentsel alanları, içinde yaşayanlar için yaşam kalitesi daha yüksek olacak şekilde kente kazandırlmasını hedefleyen bütünlüklü kentsel Dönüşüm yerine İmar Affının getirilmesini kabul edemiyoruz. Var olan yapı stokumuzun; deprem başta olmak üzere diğer doğal olaylara karşı hazırlıklı ve güvenli olmamasını kabul edemiyoruz. 1938 yılından kalma Mühendislik Yasasının geliştirilip, güncellenmemesini kabul edemiyoruz.

Sonuç olarak bugün 1999 yılından daha iyi durumda olup olmadığımızın hala tartışılabilir olmasını “içler acısı” olarak değerlendiriyoruz”

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı