Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,03
BIST 90.980
%0,46
Dolar 5,3745
%0,69
Euro 6,1283
%0,42
Altın 215,21
REKLAM

PROF. DR. ZEYNEP AHUNBAY: MİMAR SİNAN EVRENSEL BİR MİMAR

144 defa okundu kategorisinde, 15 Mar 2018 - 03:17 tarihinde yayınlandı
PROF. DR. ZEYNEP AHUNBAY:  MİMAR SİNAN  EVRENSEL BİR MİMAR

 

Balıkesir Üniversitesi, Karesi Belediyesi Kent Konseyi ve Balıkesir Mimarlar Odası’nın düzenlediği ‘Mimar Sinan ve Dünya Mirası’ konulu söyleşiye konuşmacı olarak Prof. Dr. Zeynep Ahunbay katıldı. Ahunbay,  Mimar Sinan’ın dünya üzerinde 400’e yakın büyük ve önemli eserleri olduğunu söyledi ve “Hem ulusal olarak hem evrensel olarak değerli bir mimar ve geride bıraktıkları bizler için çok değerli” dedi.

 

Karesi AVM Toplantı Salonu’nda düzenlenen söyleşide konuşan Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, Mimar Sinan’ın 400’e yakın eserinin bulunduğunu belirtti. Türkiye’de çok değerli Dünya mirasları eserleri olduğunu hatırlatan Ahunbay konuşmasında şunları dile getirdi: “Mimar Sinan hepimizin ilkokuldan beri tanıdığı bir kişi. Dünya mirası ise vazgeçilemeyen, bütün insanlık için değer taşıyan kültür varlıklarını kapsıyor. Hem ulusal olarak hem evrensel olarak değerli bir mimar ve geride bıraktıkları bizler için çok değerli. Kendisinin yaklaşık 400 eseri bulunuyor. Bunlar çok emek isteyen işler. Başkentte daha çok emeği var. Uzak yerlerdeki projelerini ise birisine delege ediyor. Kendisi şu an Selimiye’de yatıyor.”

“İŞTE ORASI MUAMMA”

‘Sultanın istek ve direktiflerine göre, kadı tarafından yönetilen büyük kentlerde mimarinin de sultan tarafından irade edilen fermanlara göre şekil bulduğunu belirtmeye gerek var mı?’ sorusunu soran Ahunbay, şunları aktardı: “Sultanın bu konulardan haberdar oluşu ise kadı ve mimarbaşı aracılığıyla gerçekleşiyor. Dolayısıyla alınan kararlar, onların kişisel görüş, deneyim ve bilgisi doğrultusunda sultanın nihai kararıyla şekilleniyor. Peki bu kararlar neye göre veriliyor? İşte orası muamma.

Dönemde, sultanların, sağlıklı ve düzenli bir kentsel çevre tanımı nasıldı, kesin olarak bilinmiyor. Bu konuda yazılı belge çok az. Ancak İstanbul başta olmak üzere Osmanlı kentlerinin şekillenişine bakarak ve bugüne kalmış kimi yazılı kaynaklar aracılığıyla genel bir fikir edinmek mümkün. Sinan’ın otobiyografisi Tezkiretü’l Bünyân’a göre, Şehzade Camii’nin Eski Yeniçeri Odaları’nın yakınında yapılmasını Kanuni Sultan Süleyman emrediyor. Sultan II. Selim’in kentsel çevre konusundaki eğilimlerini, Eski İmaret ve Ayasofya çevresinin temizlenmesiyle ilgili bazı yazışmalara dayanarak görmek mümkün. Ahmet Refik Altınay’ın On Altıncı Asırda İstanbul Hayatı adlı araştırması da konuyla ilgili bazı bilgilere yer veriyor. Buna göre, hassa mimarları Eski İmaret çevresinde keşif yapıyor ve yapıya sonradan eklenen kısımların yıkılmasını öneriyor. Sultan bu konuda çok duyarlı ve mimarbaşı Sinan’ın dikkatini, olasılıkla benzer şekilde eklerle doldurulmuş olan Zeyrek, Kalenderhane ve Ayasofya gibi başka mekân ve anıtlara yöneltiyor. Böylece Ayasofya için araştırma yapılıyor ve temizlemenin gerekli olduğu belirleniyor. Ancak yapıyı saran gecekonduların yıkımı karışıklık yaratıyor, itiraz sesleri yükselmeye başlıyor. Yıkımdan zarar göreceklere göre asıl yıkılması gereken, ‘özde kâfir bir yapı olan’ Ayasofya’nın ta kendisi. Ancak Sultan bu konuda kararlı ve dirençli. Konuyu fermanıyla bir karara bağlıyor. Ancak, bu temizlikle boşaltılan alanın daha sonraki tarihlerde nasıl kullanıldığına baktığımızda, tutarlılık olmaması nedeniyle aynı mekânın güneybatı tarafının hiç de ferah olmayan bir şekilde II. Selim, III. Murad ve III. Mehmed türbeleriyle doldurulduğu görülüyor. Bu da bugün anladığımız anlamda bir şehir planlamacılığının söz konusu olmadığını gösteriyor. Aslında, sözü edilen modern planlama zihniyetinin bugün dahi var olduğunu söylemek oldukça güç.”

“TÜRKİYE’DE ÇOK DEĞERLİ

DÜNYA MİRASI ESERLERİMİZ VAR”

Prof. Dr. Ahunbay konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’de çok değerli dünya mirası eserlerimiz var. Bunlardan biri de Selimiye Camii. Her ülke bir dosya hazırlıyor, bir raporla UNESCO’ya iletiliyor. Her sene başka bir ülkede toplanıyor uzmanlar.   Gönderilen dosyalar tartışılıyor. Türkiye’de şu anda 17 tane alan UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almakta. Bu eserlerin korunması da çok önemli. Bir yerin dünya mirası seçilmesi için insanın yaratıcı dehasının üst düzeyde bir temsilcisi olmak gerekiyor.  Selimiye Camii’nde görüyoruz. Mimar Sinan, insan dehasının en üst düzeyinde bir yapıyı kazandırmış. Selimiye Osmanlı döneminin yapıtıdır. Osmanlı dönemini yansıtıyor. Şehrin en üst noktasına konulmuş, çarşılarla birlikte planlanmış.”

“SELİMİYE CAMİİ YÜZYILLAR İÇİNDE

BİR TAKIM DEPREMLERE MARUZ KALMIŞ”

Dünya Mirası Listesi’nde yer alan dünyadaki ve Türkiye’deki eserler hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Ahunbay, “Selimiye Camii yüzyıllar içinde bir takım depremlere maruz kalmış. Fakat çok sağlam olduğu için ayakta kalabilmiş. Savaşlar görmüş, kuşatılmış, toplar isabet etmiş. Selimiye Camii’ni yapılırken, gelir getirmesi için bazı ticari binalarda yapılmış. Bunlar 19 ve 20 yüzyılda geçirdiği savaşlar ve depremler nedeniyle harap olmuş. Ben geldiğimde önünde park vardı ve Selimiye Camii maket gibi görünüyordu. Buradaki kentsel kayıp önemli” diye konuştu.

“TARİH BİR TAKIM ŞEYLERİ YIKMIŞ”

Son restorasyonda çok güzel bezemelerin ortaya çıktığını aktaran Prof. Dr. Ahunbay, “Çok değerli bir varlığımız var. İyi bakmamız gereken bir miras. Çevresinde uygun olmayan tabelalar var. Bunların ayıklanması, Selimiye’nin daha iyi sunumunu sağlayacaktır. Ayağa kaldırılması düşüncesini yeni duyuyorum. Bir arkeolojik kalıntı var orada. Yerini koruması daha doğru olacaktır. Tarih bir takım şeyleri yıkmış. Ama şuanda başka bir durumla karşı karşıyayız.  Bizim sadece Selimiye camini değil, çevredeki yapıları da tüm kenti koruma altına almamız gerekiyor” dedi.

Ahunbay, daha sonra katılımcıların sorularını yanıtladı. Haber: Adem KARANFİL

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı