SANDIĞA GİDELİM - Yeni Haber GazetesiYeni Haber Gazetesi
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,64
BIST 90.186
%0,30
Dolar 6,0857
%0,08
Euro 7,0402
%0,06
Altın 233,57
REKLAM

SANDIĞA GİDELİM

28 defa okundu kategorisinde, 03 Nis 2017 - 07:24 tarihinde yayınlandı
SANDIĞA GİDELİM

ERDEN BALIBEK

 

İmkansız şey  /  Şiir yazmak  /  Aşıksan eğer   /  Ve yazmamak    /   Aylardan nisansa.

Orhan Veli bir şiirinde böyle diyor. Amacım şiir yazmak değil. Gençlik yıllarındaki bir iki deneyimim dışında hiç düşünmedim şiir yazmayı. Bu sanata büyük saygım var. İşi ustalarına bıraktım.

Şiirle tek ortak yanımız nisan ayı. Şimdi de nisan ayındayız. Ancak bu nisanın farklı bir yanı var. İki haftadan daha az bir zaman sonra sandığa gideceğiz. Aşkımız, sevdamız olan Türkiye için oy kullanacağız. Önümüzde iki seçenek var; ya evet  diyeceğiz ya da hayır. Evet diyecek olan da, hayır diyecek olan da oyunu sandığa atmadan, daha doğrusu mührü oy pusulasına basmadan iyice düşünmeli ve kendine sormalı; neden evet diyorum, neden hayır diyorum?

Bu nedenleri çok kişi biliyordur elbette. Sözüm bilmeyenlere. Bu arada bana aktarılan bir konuşmayı buraya almayı kendimce bir görev olarak gördüm. Bir vatandaş şöyle demiş: “Ne olacağı beni hiç ilgilendirmiyor. Ben yaşımı başımı aldım. Ne olursa olsun. Ben zaten görmem.” Bunları duyduğumda dondum kaldım. İlk anda ne diyeceğimi bilemedim. Sonra şunlar döküldü dudaklarımdan: İyi ki Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında çarpışan, kanlarını döken, canlarını veren kahraman insanlarımız böyle düşünmemiş. Eğer onlar da bana ne, deseydi bugün nice olurduk?

“Bana ne” sözü çok sorumsuzca söylenmiş bir söz. Ne demek bana ne? Atacağımız hatta atmayacağımız her oy ülkemizin geleceği ile ilgili. Hepimiz tutumuzla bir sorumluluk almış olacağız. İlerde pişman olmamak istiyorsak, vatandaşlık görevini yerine getirmeliyiz, sandığa gidip oyumuzu kullanmalıyız.

Bütün kamuoyu yoklamaları, kararsız bir kitlenin var olduğunu, sonucu onların belirleyeceğini söylüyor. Bana göre iki tür kararsız var; birincisi, evet ya da hayır demekte kararsız kalanlar, ikincisi sandığa gidip gitmemekte karar veremeyenler. Birinci gruptakiler için iyi düşünmelerini öneriyorum. 16 Nisanda milletvekili seçmeyeceğiz. Bir siyasal partiyi iktidara getirmek için oy kullanmayacağız. Yapılacak yatırımların, atılacak temellerin bu seçimle bir ilgisi yok. Söz konusu olan ülkemizin geleceği, rejimimiz.

İkinci grupta olan kararsızlar, yani sandığa gidip  gitmemek  konusunda karar veremeyenler, acaba böyle yapmakla kime, neye hizmet ettiklerinin farkında mı? Kullanmadıkları oyun, kullanılan hangi oydan yana olduğunun bilincinde mi? Sonucu nasıl etkileyeceğini acaba düşünüyor mu?

“Bana ne” diyen kişi, orta yaşı biraz aşmış bir kişiydi. Ya gençler? Onların içinde de oy kullanmayı düşünmeyenlerin olduğu duyumlarını alıyoruz. Atatürk’ün, ülkenin geleceğini emanet ettiği gençler nasıl böyle düşünür? İnanmak istemiyorum.

16 Nisan’da sandığa gidelim ve oylarımızı kullanalım. Ama önce, duygularımızı değil, aklımızı, mantığımızı kullanalım ve kararımızı öyle verelim.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı