Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,76
BIST 90.733
%0,27
Dolar 5,3647
%0,55
Euro 6,1200
%0,32
Altın 215,01
REKLAM

SATYAGRAHA

105 defa okundu kategorisinde, 13 Oca 2018 - 07:58 tarihinde yayınlandı
SATYAGRAHA

ERDEN BALIBEK

Okudukça öğreniyorum, öğrendikçe okuyorum. Galiba yapabildiğim en iyi iş bu. Gözlerim zaman zaman isyan etse de vazgeçemiyorum okumaktan. Okuyan insan bir gün gelir yazar demişti bir yazar da . Geçelim bunları.

Çok yıllar önce okuduğum bir yazı vardı; “Bana zehir olan şeker” başlığını taşıyordu. Kısaca özetlemek isterim. Bir çocuk şekerci dükkanına gider, şeker almak ister. O sırada bir adam gelir, çocuğun önüne geçer, şeker alır. Çocuk, saygısını bozmadan adama seslenir; sıranın kendisinde olduğunu ama onun öne geçip siparişini verdiğini söyler. Adam, belki de farkında olmadan yaptığı bu yanlışlığı çocuğun uyarısı üzerine fark eder, özür diler. Sonra da “Bana zehir olan şeker” adlı yazıyı yazar.

Bu küçük öykü, içinde bir felsefeyi gizlemektedir. Şiddet kullanmadan, saygısızlık etmeden hakkını aramak. Hindistan’ın bağımsızlığı işte bu felsefeyle gerçekleşmiştir. Bu felsefenin kurucusu ve öncüsü Gandhi’dir. Adı da “Satyagraha”dır.

Şöyle özetleyebiliriz Satyagraha’yı: Belirli bir kötülüğe karşı kararlılıkla ama şiddete başvurmaksızın direnmek. Doğru olanı yapmak, gerçeği sevgi ve barış dolu bir ruhla aramak.

Gandhi, yaşamı boyunca bu ilkeyi benimsedi. Haksızlığa, kötülüğe, baskıya şiddet kullanmadan karşı koydu. Ezilmedi, bükülmedi, onurunu yitirmedi, ayakta dimdik durdu, şiddet kullanmadı ve kazandı. Kazanan yalnız o değildi, tüm Hindistan’dı.

Şöyle diyordu Gandhi: “Her sabah kalktğım zaman kendi kendime şöyle söz veririm; dünya üzerinde vicdanımdan başka kimseden korkmayacağım. Kimsenin haksızlığına boyun eğmeyeceğim. Adaletsizliği adaletle yıkacağım  ve mukavemet ederse onu bütün mevcudiyetimle karşılayacağım. İnsanlığa olan inancını yitirmemelisin. İnsanlık bir okyanustur. Bazı damlaları kirli diye okyanus kirlenir mi hiç? Siz kendi elinizle teslim etmedikçe kimse kendinize olan saygınızı elinizden alamaz.”

Gandhi’yi daha önce defalarca okumuştum. Sadece onu değil, pek çok dünya liderinin yaşam öykülerini, düşüncelerini, mücadelelerini, felsefelerini de okumuştum. İçlerinde çok ilginç olanları var kuşkusuz. İnsan kasabı Hitler’in resme olan büyük merakını, 2 binden fazla resim yaptığını, iki kez Güzel Sanatlar Lisesine girmek için başvurduğunu, ancak reddedildiğini biliyordum. Eğer o okula alınsaydı, belki de ressam olacağını, politika ile ilgilenmeyeceğini söylüyor kaynaklar.

Dünyanın en katı liderlerinden biri olan Cengiz Han’ın hayatı at üstünde geçti ama o attan düşerek öldü. Girdiği bütün savaşları kazanan Roma imparatoru Sezar öldüğü zaman vücudunda 23 bıçak darbesi vardı. Avrupa’yı titreten, savaşları askeri okullarda ders olarak okutulan Napolyon, Elbe adasına sürüldüğünde intihar etmek istedi. Ancak içtiği zehir etkisini yitirdiğinden ölmedi.

Biz yine Gandhi^ye, Satyagraha’ya dönelim. Hintli lider şunları söylüyor:

Zayıf insanlar affedemezler. Affetmek güçlülere has bir özelliktir.

Sıkılmış yumrukla el sıkışamazsınız.

Kimseye kirli ayaklarıyla beynimde gezme fırsatı vermem.

Gandhi’nin sözlerinin hepsi güzel. Ben sonuncusunu zaten uzun süredir uyguluyorum.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı