“ŞİMDİ YALANIN SIRASI MI?” - Yeni Haber GazetesiYeni Haber Gazetesi
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,64
BIST 90.186
%1,09
Dolar 6,1364
%1,34
Euro 7,0797
%1,28
Altın 235,64
REKLAM

“ŞİMDİ YALANIN SIRASI MI?”

38 defa okundu kategorisinde, 14 Şub 2018 - 00:06 tarihinde yayınlandı
“ŞİMDİ YALANIN SIRASI MI?”

ERDEN BALIBEK

İlk yalanı kim, ne zaman, nerede söyledi; bunun bilmenin olanağı yok. Bununla ilgili bir şey desek o da yalan olur. Ancak kanaatimizi söyleyebiliriz; yalan herhalde insanoğlu ile birlikte başladı. Herkes demeyelim de pek çok kişi, çeşitli nedenlerle yalan söyler. Bu yalanların tehlikeli olanları vardır, zararsız olanları da . O yüzden renklerle birbirinden ayırmışlar yalanları; beyaz yalanlar, kara yalanlar filan diye.

Sınır, toplum, kültür, coğrafya vs. tanımadan her yerde her zaman yalan söylenince yalan makinesi yapmak zorunda kalmış bilim insanları. “Polygraph” denilen bir alete bağlı 5-6 sensörün öteki uçları insan vücuduna bağlanıyor, o kişiye sorular sordukça, sensörler aracılığıyla kan basıncı, nabız, nefes alışı, terleme kayda alınıyor, değişiklikler izleniyor ve kişinin yalan söyleyip söylemediği böylece anlaşılıyor. Önce basit sorular sorulurmuş bu işlem sırasında. Sonra gerçek sorulara geçilirmiş. İşte o zaman sinyallerde değişiklik başlarmış. O kişinin yalan söylediği ortaya çıkarmış.

“Böyle güçlü durduğuma bakma, yalan

Yalan, belli etmemek çok zor ama yalan,

Ayakta durmam gururumdan

Hepsi yalan, gidersen ölürüm ben.”    Bu Tuna Taba’nın söylediği bir şarkının sözleri. Acaba diyorum, giderse sevdiği kişi, gerçekten ölür mü? Yoksa o da mı yalan?

Candan Erçetin, bir başka pencereden bakıyor: “Dünyada ölümden başkası yalan”.

“Yalan korkunun tortusudur” demiş biri. Yani insanlar korkunca mı yalan söylüyorlar? Ben böyle anladım ama, sadece korku değil, çıkar için de yalan söyleyenler var. Başkasını karalamak, aşağılamak için de yalan söyleyenler var. Gerçeklerin öğrenilmesini önlemek için de yalan söyleyenler var.

Bir atasözümüz aklıma geliyor: “Çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz”.

“Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” deriz. Şimdi artık mum kullanan kalmadı, led’ler hiç sönmüyor!

Peki, yalan bir gün anlaşılır mı_ Anlaşıldığında ne olur? Onun yanıtı da şu sözde: “Doğru söylediğin zaman hiç kimse inanmayacak. İşte yalan söylemenin cezası budur”.

Sırada bir fıkra var: İki kişi köy kahvesinde oturmuş konuşuyor. O sırada önlerinden uzak köylerden birinde yaşayan bir adam geçiyor. Oturanlardan biri ötekine ‘Bu adam müthiş yalan söyler. Öyle ki, onun yalan söylediğini hiç kimse anlayamaz’ diyor. Arkadaşı bunu denemek istiyor. Yoldan geçen adama sesleniyor: ‘Sen çok müthiş yalan söylermişsin, öyle mi?’ Adam üzgün bir tavırla yanıtlıyor: ‘Şimdi yalanın sırası mı? Bugün annem öldü, buraya kefen almaya geldim, yolum uzak, oraya gideceğim’. Soran adam üzülüyor, sorduğuna pişman oluyor. Teselli etmek için köyüne götürmeyi teklif ediyor. Köye vardıklarında görüyor ki, ölen yok, herkes işinde gücünde. Adama soruyor: ‘Hani annen ölmüştü?’ Yanıt hazır: ‘Sen benim müthiş yalan söylediğimi öğrenmek istememiş miydin? Al sana yalan!

Yıllar mı yalan? Yaşam mı yalan? Biz mi yalanız? Yılandan mı korkuyoruz, yalandan mı? Gerçeğe mi daha kolay inanıyoruz, yalana mı? Yalansız bir dünya olduğu da mı yalan?

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı