Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-1,84
BIST 94.682
%-0,04
Dolar 5,6669
%-0,04
Euro 6,5005
%0,03
Altın 222,84
REKLAM

TABİP ODASINDAN DOKTOR CİNAYETİNE TEPKİ

74 defa okundu kategorisinde, 31 Mar 2017 - 08:11 tarihinde yayınlandı
TABİP ODASINDAN  DOKTOR CİNAYETİNE TEPKİ

Haber: Umut ÇINAR

Balıkesir Tabip Odası yönetimi, Aksaray’da Aile Sağlık Merkezi’nde görevli 30 yaşındaki Dr.Hüseyin Ağır’ın silahla vurularak öldürülmesine tepki gösterdi.

Balıkesir Tabip Odası Başkanı Necdet Uçan Türkiye’de günde 31 sağlık çalışanının şiddete maruz kaldığını ifade ederken yapılan yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığını belirtti.

Balıkesir Tabip Odası Başkanı Necdet Uçan, düzenlenen basın toplantısında şöyle konuştu; “ 29 Mart 2017 de Aksaray’ın Eskil İlçesi’ne bağlı Bozcamahmut Köyü’ndeki Bozcamahmut Aile Sağlığı Merkezi’nde görevi başında karnından ağır şekilde yaralanan ve Aksaray Eğitim ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırılan meslektaşımız Dr.Hüseyin Ağır, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamamış, hayatım kaybetmiştir.

2010 yılı Selçuk Ü.T.F. mezunu 30 yaşındaki genç meslektaşımız evli ve 2 çocuk babasıydı.

Türkiye sağlık ortamında şiddet her geçen gün giderek yoğunlaşıp, etkisini artırıyor. 1988 yılında Dr. Edip Can Kürklü, 2005 yılında Dr. Göksel Kalaycı, 2012 yılında Dr. Ersin Arslan, 2015 yılında Dr. Kamil Furtun ve Dr. Aynur Dağdemir meslektaşlarımız çalıştıkları sağlık ortamlarında uğradıktan şiddet nedeniyle, 2012 yılında Dr. Melike Erdem ise, SABİM hattı üzerinden oluşturulan şiddetin, yoğun psikolojik baskı ortamının sonucunda yaşamım yitirdi. Sadece kayıtlı olanlar üzerinden bir değerlendirme yapıldığında Türkiye’de günde 31 sağlık çalışanının sağlık hizmeti sunulan alanlarda şiddete maruz kaldığı görülmektedir.

 

“YAPILAN YASAL DÜZENLEMELER BİRŞEYİ DEĞİŞTİRMEDİ”

2012 yılında Dr. Ersin Arslan’ın bir hasta yakım tarafından bıçaklanarak öldürülmesinin ardından yaşanan gelişmelerle, Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) uzun yıllardır önerdiği gibi, sağlık personeline yönelik şiddeti ayrı bir suç tipi olarak düzenleme önerisinin de yer aldığı TBMM Sağlık Çalışanlarına Yönelik Artan Şiddet Olaylarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Meclis Araştırması Komisyonu’nun raporu ve sonrasında gerçekleştirilen yasal düzenleme, bu soruna yönelik olumlu gelişmelerdir. Ancak, yapılan yasal düzenlemenin, sağlıkta şiddetin, toplum açısından ciddi bir tehdit oluşturduğuna ve kesinlikle sona erdirilmesi gerektiğine ilişkin toplumsal bilincin oluşmasına ve dolayısıyla sağlıkta şiddetin azaltılmasına bir katkı sağlayamadığı izlenmektedir.

Yasada, sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı, görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu ve yaptırımı ayrı olarak düzenlenmiş olsa da, yapılan düzenlemede tutuklama tedbirinin hâkimin takdirinde olduğu, kasten yaralama suçlan dışında bırakılsa da, üst sının iki yılı geçmeyen yaralama suçlarında tutuklamaya karar verilemediği görülmektedir. Yapılan düzenlemenin daha etkin hale getirilmesi, önleyicilik ve koruyuculuk işlevinin sağlanarak sağlık çalışanlarına yönelik şiddete asla hoşgörü gösterilmeyeceği, aksine şiddet suçlarının mutlaka cezalandırılacağı ve kamu sağlığını bozduğu için de ayrıca cezalandırılacağının bilinmesi için, TTB, Türk Ceza Kanunu’na bir madde eklenmesi ile ilgili bir öneri geliştirmiştir.

 

“ARTIK VAATLERE İNANMIYORUZ”

Ne yazık ki ülkemizde şiddeti uygulayanlar tutuklanmadan elini kolunu sallayarak gezmektedir. Bu yıl 14 Mart Tıp Haftasında da 4 öncelikli talebimizden birisi, sağlıkta şiddetin önlenmesi ve bu amaçla Sağlıkta Şiddet Yasası’nın çıkarılması idi. Taleplerimizin ne kadar haklı olduğunu görmek dahi bizleri yaralıyor. Ve üzülerek görmekteyiz ki şiddetten beslenenler talebimizi görmemezlikten ve duymamazlıktan gelmektedirler. Artık temennilere, vaatlere, pembe söylemlere inanmıyoruz.

Bu acı olay bir kez daha toplumumuzu saran şiddetin ulaştığı boyutlan gözler önüne sermiştir. Sağlıkta ve her alanda yaşanan şiddeti kınıyor, sorumluları hekimlerin vermiş olduğu sağlık hizmeti üzerinden politika yapmak yerine, ağırlaştırılacak cezalarla şiddete son verilmesinin sağlanması için göreve davet ediyor, şiddete davetiye çıkaran söylemlerden uzak durmaya çağıyoruz. Dr. Hüseyin Ağır’a rahmet, ailesine ve tüm hekim camiasına başsağlığı diliyoruz”

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı