Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
-- %0,00
BIST 94.887
%-0,13
Dolar 6,3767
%-0,17
Euro 7,4439
%-0,05
Altın 245,97
REKLAM

TARİHE GEÇEN DAVALAR

77 defa okundu kategorisinde, 23 Eki 2017 - 00:04 tarihinde yayınlandı
TARİHE GEÇEN DAVALAR

ERDEN BALIBEK

 

Bu gazetede, bu köşede her gün yazı yazan biri olarak, istifa etmesi istenen belediye başkanları ile ilgili, birkaç satır ile bile olsa yazı yazmamaya devam ediyorum. Yazmayacağım. Benim başka konularım var.

Bugün tarihe geçen ünlü davalar üzerine bir derleme yapacağım.

Sokrat’la başlayalım. Felsefenin öncülerinden bu ünlü bile, M.Ö. 400’lü yıllarda tanrılara karşı geldiği, gençleri ayarttığı gerekçeleriyle yargılanır. Kendini savunur ama özür dilemez. Öğrencilerinin kendisini kaçırma önerilerini de geri çevirir ve baldıran zehiri içerek ölür.

Bir başka ünlü dava fizikçi Galilei Galilo’nun yargılanmasıdır. O, dünyanın evrenin merkezi olmadığını, güneşin etrafında döndüğünü iddia etmektedir. Mahkeme, özür dile, seni öldürmeyelim, der. O da bunu kabul eder, mahkeme önünde söylediklerini, tezini inkar eder, canını kurtarır ama çıkarken sessizce ‘Dünya yine de dönüyor’ der.

Fransa’da da bir Calas davası var çokça sözü edilen. Calas, koyu bir Katolik. Oğlu Antonie ise, Protestanlığı benimsemiş. Antonie bir gün ölü bulunur. Bundan babası sorumlu tutulur. Mezhep farklılığı yüzünden oğlunu öldürdüğü iddia edilir. İşkence ile, eziyet edilerek o da öldürülür. Olaydan 2 yıl sonra Volter konuyu yeniden ele alır. Calas’ı savunur ve onun öldükten sonra beraat etmesini sağlar.

Dreyfus davasını herkes bilir. Bir imzasız mektupla ihbar! edilen ve casuslukla suçlanan Dreyfus da ölüme mahkum edilmiştir. Onu da yazar Emile Zola 4 yıl sonra savunur. “İtham ediyorum” ya da “Suçluyorum” diye dilimize çevrilen yazıyla Dreyfus’un hakkını arar. Kendisi de ceza alır ama Dreyfus’un sonunda aklanmasını sağlar.

Bizde de tarihe geçmiş iki olay var benzer türlerde. Birincisi Nesimi, ikincisi Mithat Paşa.

Nesimi, Halac-ı Mansur’un “Enel Hak” sözü nedeniyle yargılanır ve derisi yüzülerek öldürülür. Yüzyıllar sonra ne demek istediği anlaşılır ve aklanır ama iş işten çoktan geçmiştir.

Mithat Paşa da, büyük hizmetlerde bulunmuş bir devlet adamıdır. Ziraat Bankası’nın kurucusudur. Sadrazamlık yapmış, dönemin Anayasasının hazırlanmasına öncülük etmiştir. Onun da sonu Taif zindanlarında boğularak öldürülmek olmuştur.

Ve… ilginç bir olay: Mona Sahlin, İsveç Sosyal Demokrat Partinin başkanı. “Markette alışveriş  yaparken gözü çikolatalara ilişti. Canı çekti. Piramit biçiminde, içinde  badem olan, biraz da ballı  ünlü Toblerone çikolatalarından bir paket aldı. Fiyatı 6 Euro idi. Ödemeyi yaptı.

Birkaç hafta sonra maliye müfettişleri kapısına dayandılar. Soruşturma başlatıldı.  Çikolatanın ödemesini devletin verdiği kredi kartı ile yapmıştı.

Hesap vermeye koyuldu. Dünya siyasi ahlak tarihine geçen  ‘Toblerone’ davası başladı. Kendi istemi ile defalarca yargıcın önüne çıktı, dalgınlıkla kendi kartı yerine devletin kartını kullandığını, amacının hazineye zarar vermek olmadığını anlattı. Tüm yaptığı harcamalar incelendi, mal varlığı didik didik edildi. Sonunda aklandı.”

Gündemde ne kadar çok önemli konu varken ben de nelerle uğraşıyorum değil mi?

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı