Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,74
BIST 86.072
%-0,31
Dolar 6,0775
%-0,14
Euro 6,8240
%-0,20
Altın 251,14
REKLAM

TATLI DİL YILANI DELİĞİNDEN ÇIKARIR

64 defa okundu kategorisinde, 13 May 2019 - 02:41 tarihinde yayınlandı
TATLI DİL YILANI DELİĞİNDEN ÇIKARIR

ERDEN BALIBEK

Bugünlerin en çok konuşulan insanı Ekrem İmamoğlu. Kızmaması, sükuneti, herkese saygılı davranışları ama mücadeleden de vazgeçmemesi çeşitli çevrelerce konuşuluyor. Sadece bunlar mı İmamoğlu’nu zirveye taşıyan özellikler? Sakin ama etkileyici konuşmasının, gençliğinin, siyasette yeni bir yüz olmasının da payı var kuşkusuz. Belki daha başka nedenler de vardır.
İmamoğlu ayrıştırıcı değil, birleştirici. Ötekileştirmiyor, kucaklıyor. Azarlamıyor, gülümsüyor. Sakin konuşuyor ama etkiliyor.
Bizim bir atasözümüz var: “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” diye. İmamoğlu bunun güzel bir örneğini veriyor bize. Tatlı dili ile genç-yaşlı herkesi etkiliyor.
İşin uzmanları, bir konuşmada kullanılan sözcüklerin insan üzerinde ancak % 5-8 arasında etkili olduğunu söylüyorlar. Buna karşılık tonlama, vurgu, sözcüklere anlam yüklemenin payı % 38.
Teknik konulara fazla girmeyelim. Konuşma en etkili iletişim aracı ama dünyada doğru dürüst konuşamayan nice sanatçı, sporcu, bilim insanı, siyasetçi var.
Örneğin İngiliz siyasetine damga vuran Churchill bir kekemeydi. Sorunlu bir öğrencilik yaşayan, okulda matematikte bile başarılı olamayan Einstein de öyle. 35 yaşına geldiğinde kekemelikten kurtuldu.
Bir zamanların ünlü sinema oyuncusu Marilyn Monroe bir filminde “It’s me sugar” diyebilmek için 47 tekrar yapmıştı. Çünkü söyleyemiyordu. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük hatiplerinden olan Çiçero, kekemeliğini yenmek için deniz kenarına gider, ağzına çakıl taşı alır, dalgalara karşı bağırırdı. Frigya kralı 2. Mihail doğru dürüst konuşamadığı için kendine kızar, ağzına tokat atardı.
İngiltere’de biri var, adı Charles Canon Kingsley. Onun için 19. yüzyılın hatibi diyorlar. Aslında bir kekeme. Ama kraliçe Victoria’ya hitabet dersi veriyor.
“İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır”. Bu da başka bir sözümüz. Çok doğru, anlaşmak için konuşmak gerek. Ne diyor İmamoğlu: “Herkes konuşacak”.
Biz yine hitabete dönelim. Hitabet, insanları güzel konuşarak etkileme ve ikna etme sanatı. Bunu yapan başarıya ulaşıyor. Ses tonu, vurgu, sözcüklere anlam yükleme vs. hepsi olacak da söylenenlerin içeriği de önemli. Ne diyor Yunus Emre:
“Sözü bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola ağılı aşı, bal ile yağ ede bir söz”.
C. Darvin, Lewis Caroll, Bruce Willis, Newton, Aristo, bizden Müzeyyen Senar, Halit Kıvanç ve daha nice ünlü konuşma zorluğu çekiyordu. Bunu yendiler, kendilerini kabul ettirdiler, alanlarında başarılı oldular.
Önemli olan sesin değil, söylenenlerin güzelliği. Nazım Hikmet’in dediği gibi güzel şeyler söylemek lazım. İnanıyorum; her şey güzel olacak!

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı