Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,59
BIST 99.547
%-0,28
Dolar 6,1351
%-0,11
Euro 7,2262
%-0,11
Altın 236,86
REKLAM

TIP BAYRAMI VE HİKMET BORAN

88 defa okundu kategorisinde, 14 Mar 2018 - 08:05 tarihinde yayınlandı
TIP BAYRAMI VE HİKMET BORAN

ERDEN BALIBEK

Bugün Tıp Bayramı. Tıp Bayramı demek, bir bakıma Hikmet Boran demek. Hikmet Boran demek, Türk gençliğinin vatanseverliği, cesareti ve direnişi demek. Özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin bayrak gibi dalgalanması demek.

Mustafa Kemal’e sorarlar:

“Koca ülkeyi gençlere nasıl emanet ettiniz Paşam?”

“Ben Milli Mücadeleye çıktığımda ordunun da halini gördüm, saltanatın da. Bir de bağımsızlık ışığı gözünden parlayan Dr. Hikmet’i”.

İşte o doktor Hikmet, daha doğrusu doktor adayı genç Hikmet, işgal altındaki İstanbul’da, okullarında 2. Mahmut döneminde kurulan Tıbbiye-yi Şahanenin kuruluş yıldönümünü vesile ederek iki kulenin arasına büyük bir Türk bayrağı asar. İngilizler bundan hoşlanmaz, bayrağı indirmek isterler ama başaramazlar. “İstiklal” kıvılcımı böyle yakılmıştır bir kere. Gerisi gelir.

Tıbbiyeli öğrenciler o sıralarda bildiriler hazırlayıp İstanbul sokaklarında dağıtmakta, işgale karşı halkı bilinçlendirmeye çalışmaktadırlar. Emin Ali Bey şöyle uyarır arkadaşlarını: “Arkadaşlar, imza toplamak, bildiri dağıtmak gibi şeyler boştur. Yapılacak iş, bugünlerde Anadolu’ya geçen kumandanın arkasından gitmek ve orada hizmet etmektir”.

Tıbbiyeli gençler, alaca karanlıkta okulun hamamında toplanırlar. Sivas kongresine iki öğrencinin gönderilmesini kararlaştırırlar. Bunlar Hikmet ve Yusuf adlı gençlerdir. Bu gençleri Sivas’a gönderebilmek için para toplanır. Herkes cebindekini çıkarıp verir. Toplanan para sadece 950 kuruştur. Bu para iki kişiye yetmeyecektir. Yusuf gitmekten vazgeçer, Hikmet gitsin, der.

Bundan sonrası da önemli. 18 yaşındaki Hikmet, Sivas kongresine katılır. Kongreye katılanların bir bölümü, ne yazık ki Amerikan mandasının kabulünden yana görüş bildirmeye başlamıştır. Mustafa Kemal bile bu duruma üzülmüş, canı sıkılmıştır. İşte öyle bir anda Hikmet konuşmaya başlar. Yüksek ve heyecanlı bir sesle  hitap eder: “Paşam! Delegesi bulunduğum Tıbbiyeliler beni buraya istiklal davamızı başarmak yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemeyiz. Eğer manda fikrini kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olursa olsun şiddetle reddeder ve kınarız.

Farzı muhal, manda fikrini siz kabul ederseniz sizi de reddeder, Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak adlandırır ve lanetleriz”.

Salondaki hava dağılır, umutsuzluğun yerini coşku alır, gözler yaşarır. Heyecanlanan Mustafa Kemal de şöyle konuşur:

“Arkadaşlar gençliğe bakın. Türk milli bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin.” Sonra Hikmet Boran’a döner: “Evlat müsterih ol. Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum. Biz, azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal ya ölüm!”

Bugün doğum yeri olan Savaştepe’de adına bir park açılacak olan vatansever Dr. Hikmet Boran’ı, tüm doktorlarımızı saygıyla selamlıyor, bayramlarını kutluyorum.

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı