Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,48
BIST 91.387
%0,09
Dolar 5,3412
%-0,10
Euro 6,0705
%-0,04
Altın 213,25
REKLAM

TİTANİK BİLE BATTI!

73 defa okundu kategorisinde, 14 Nis 2017 - 08:25 tarihinde yayınlandı
TİTANİK BİLE BATTI!

ERDEN BALIBEK

Defalarca filmi çekilen, şarkılara konu olan, bugün bile hala konuşulan Titanik faciasının yıldönümü bugün. 105 yıl sonra “Bize ne Titanik faciasından?” diyebiliriz ama, ondan alacağımız dersleri unutmamak gerek.

Titanik, bilindiği üzere zamanının en büyük gemisi. Boyu yaklaşık 270 metre. Okyanus ötesi seferler için yapılmış çok lüks bir gemi. En büyük özelliği batmaz oluşu. Her türlü donanıma sahip, çok güvenli. Önden, arkadan bir başka gemi ile çarpışsa bile batma olasılığı yok. Aksine ona çarpan gemi sulara gömülecek. Titanik, en kötü olasılıkla küçük bir yara alacak ama  bu yara onu asla batıracak cinsten olmayacak.

Yapımı üç yıl süren, ilk seferini herkesin merakla beklediği Titanik, 1912 yılının Nisanında İngiltere’den yola çıkıyor. Gemide 2 binden fazla yolcu var. Herkes mutlu, herkes neşe içinde. Geminin orkestrası durmadan çalıyor. Dans edenler, eğlenenler, güvertede kartopu oynayanlar, balayını orada geçirenler…

Yolcuların bir bölümü çok zengin. Bu yolculuk için binlerce dolar ödemişler. Yiyor, içiyor, yolculuğun keyfini çıkarıyorlar. Gemide “yok”  yok. Ama bir şey gerçekten yok! Denizi gözleyecek görevliler için dürbün yok. Her şeyi düşünenler, onu düşünememişler. O nedenle, gözcüler, gecenin karanlığında, birkaç yüz metre ötedeki buzdağını göremiyorlar. Çıplak gözle gördüklerinde ise iş işten geçmiş oluyor. Batmaz denilen o devasa gemi, manevra yapsa da yanından buzdağına çarpıyor. Önden, arkadan her türlü darbeye dayanıklı gemi, yandan çarpışınca kağıt gibi yırtılıyor. Sular hızla geminin içine dolmaya başlıyor.

Olay böyle. Gerisini zaten herkes biliyor. İşin ilginç yanı, bu durumdayken bile yolcuların hala geminin batmayacağına inanması. O nedenle çoğu kişi, filikalara binmiyor, gemide kalmaya devam ediyor. Soğuk denizde olmaktansa, sıcak gemide oturmayı tercih ediyor insanlar. 1912 yılının 14 Nisanını 15 Nisana bağlayan gece, işte bu insanların felaketi oluyor. Ölenlerin sayısı 1500’den fazla. Kurtulanlar, tüm yolcuların sadece 3’te biri.

Gemi, bir ihmal sonucu mu battı? Aşırı güven duygusu onları yanılttı mı? Başka bir teknik arıza mı vardı? Yoksa gemiyi yapan şirket sigortadan para almak için mi bu olayı tertipledi? Bilemeyiz. Hala bir sır orası. Bilinen, asla batmaz denilen geminin batması.

İngiliz ve Fransız komutanları da gemileri ile  1915 yılında Çanakkale boğazını birkaç saatte geçebileceklerini sanıyorlardı. Kendilerine aşırı güvenleri vardı. Geçemediler Çanakkale’yi.  Kurtarabildikleri birkaç gemiyle kaçmak zorunda kaldılar.

Fransızlar, 1930’lu yıllarda Alman sınırına “Majino hattı” denilen bir duvar ördüler. Böylece Almanların ülkelerine saldırmalarını önleyeceklerini düşünüyorlardı. Majino hattı çok sağlamdı. Onlara göre geçilmesi, aşılması olanaksızdı. Bu hat sayesinde Almanlara karşı kendilerini güvende hissediyorlardı ama Almanlar 1940 yılında bu hattı aştılar. Fransızların ummadığı yerden içeri giriverdiler, Paris’e dek gittiler. Majino hattı hiçbir işe yaramadı.

Tarih; yıkılmaz, batmaz, çökmez, geçilmez, bir şey olmaz denilen ama tersi gerçekleşen pek çok olayla dolu. Bunları da unutmamak gerek.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı