Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
-- %0,00
BIST 93.287
%0,08
Dolar 5,4656
%0,24
Euro 6,2025
%-0,00
Altın 212,80
REKLAM

TÜM: “TEK KİŞİLİK DEMOKRASİ OLMAZ”

67 defa okundu kategorisinde, 13 Nis 2017 - 08:24 tarihinde yayınlandı
TÜM: “TEK KİŞİLİK  DEMOKRASİ OLMAZ”

Anayasa Referandumu çalışmaları kapsamında, bir basın açıklaması yapan CHP Balıkesir Milletvekili  ve PM üyesi Mehmet Tüm, “Sarayın ihtiyacına uygun bir anayasa değişikliği toplum tarafından asla kabul görmeyecektir. Demokrasi çoğulcu bir rejimdir. Tek kişilik demokrasi olmaz” dedi.

Bu anayasa değişikliğinin Halkın talebi olmadığını, Saray tarafından dayatıldığını dile getiren CHP Milletvekili Mehmet Tüm, “16 Nisan da ya padişahlığa geri döneceğiz. Ya egemenliğin halkta kalacağına karar vereceğiz.  Kısacası bu referandumun özeti ve amacı budur” İfadesini kullandı.

Mehmet Tüm’ün açıklaması şöyle: “Tarihi günler yaşıyoruz. 16 Nisan’a sayılı günler kaldı.

Anayasalar tüm ülkede yaşayan insanları bir arada tutan birer toplumsal sözleşmedir. Bundan dolayıdır ki Sarayın ihtiyacına uygun bir anayasa değişikliği toplum tarafından asla kabul görmeyecektir. Toplumun geniş kesimlerinin kabul ettiği bir anayasa ancak ülkede huzuru, kardeşliği ve refahı sağlayabilir. Ülkenin büyük bir bölümünün içeriğini bilmediği bir Anayasa değişikliği, ülkede kutuplaşma ve kriz getireceği şimdiden  görülmektedir. Bu gün ülkemizin geldiği  durum ne yazık ki içler acısıdır.

Milli irade adına ülkemizde hiçbir şey bırakmadılar. Her şeyi  tek bir kişinin yönetimine verdiler. Tek kişilik Demokrasi olabilir mi? Ülkemizde bu gün demokrasi olsaydı Cumhurbaşkanını eleştirdi diye aydınlar, akademisyenler, gazeteciler  ve  sıradan yurttaşlar Ceza evlerinde olmazlardı.

Bu gün  fiili olarak uygulanan bir diktatörlük var, şimdi bunu  resmi ve yasal duruma getirmek istiyorlar. Bizler ve tüm halkımız  bu tek adam diktatörlüğe evet diyebilir miyiz?  Tabi ki hep birlikte hayır diyeceğiz. Siyasi iktidar devletin, Belediyelerin  ve iktidar gücünün tüm olanaklarını kullanmaktadır. Bizim vergilerimizle bindikleri arabalarla, uçaklarla, TV kanallarıyla eşitsiz bir seçim kampanyası yürütüyorlar. Tüm bunlarla birlikte tarihte görülmediği ölçüde toplumun her kesimine yönelik büyük bir saldırı ve baskı  yapılmaktadır. Ama her şeye rağmen önümüzdeki referandum süreci tek adam anlayışını durdurabilmek, için bize bir şans tanımaktadır. Gelin Bu şansı hep birlikte  iyi kullanalım  ve Sonuna kadar hayır diyelim.

Hepiniz çok iyi biliyorsunuz ki, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde  bizim Milletimiz Kurtuluş Savaşını sadece işgal ordularına  karşı vermedi. Aynı zamanda egemenliğini kendi eline almak için Padişaha karşı da  bir savaş verdi.  Ve Bunu da başardı. Şimdi  16 Nisanda bu egemenlik hakkını, Halkın elinden alarak tek kişiye vermek isteyen ve seçilmiş bir Padişah yaratmak isteyen  bir iktidar var.  Gelin buna hep birlikte hayır diyelim.

OHAL bahane edilerek, her gün Ülkemizde yeni yasaklar, getiriliyor. Böyle bir ülkede demokrasiden ve özgürlükten söz edilebilir mi? Bildiğiniz gibi demokrasinin olmadığı yerde ekonomi gelişmez. Barış ve istikrar olmaz. Dünyada bunun örneği  yoktur.

Dış politika diplomasi ile yapılır. Diplomatlarda bunun için vardır. Bizim Dış politikamızın temeli  Mustafa Kemal Atatürk’ün koyduğu Yurtta barış  ve Dünyada barış ilkesidir. Bunu terk ederek, Tehditlerle bir dış politika asla sürdürülemez.

Her gün dünyaya, komşu ülkelere tehditler savuran  bir Cumhurbaşkanına,  yaptığınız yanlıştır diyecek bir bakan bir danışman var mıdır?

İşte Ülkeyi tek kişiye emanet etmenin bedeli nelere mal oluyor çok acı bir şekilde yaşayarak görüyoruz. Bunun için biz bu diktatörlük anayasasına sonuna kadar hayır diyoruz.

Bizim bu anayasaya evet dememizi gerektirecek hiçbir neden yoktur. Ama Hayır demek için binlerce nedenimiz var. Örneğin bu Anayasa taslağında; gençlerimizin geleceği ile ilgili hiçbir düzenleme yok. 18 Yaşın da Milletvekili aldatmacası ile Gençlerimizi kandırmak istiyorlar. Bizim Gençlerimiz, eşit ve parasız eğitim hakkı istiyor, İş istiyor, aş istiyor bunlar var mı hiçbiri yoktur.

Üretmeyen bir ülke asla kalkınama 15 yıldır AKP’nin açtığı bir tek fabrika yoktur. Bakınız bizler aylardır halkın içindeyiz.  Halkımız aş- iş ekmek derdindedir. Öyleyse halkımızın hiçbir sorununu çözmeyen tek bir kişiyi mutlu etmeye çalışan bu anayasa değişikliğine neden evet diyeceğiz.

Çünkü bu bizim anayasamız değil, Sarayın anayasasıdır. Bu anayasada; barışla, kardeşlikle ilgili tek bir sözcük yok. İnsan hakları ile ilgili hiçbir madde  yok. Daha da önemlisi bu anayasada, Millet yok. Milli İrade yok. Peki ne var?

Tek adam var. Onun atayacağı sayısı belli olmayan sorumsuz, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar var.

Kanun yok,  Ferman var. Hesap veren bir yönetim yok. Özgür medya, özgür basın yerine yandaş medya, yandaş üniversite, yandaş baro yandaş STK’lar var. Adalet yok, yandaş mahkeme, yandaş hakim ve savcılar var. Elbette ki  Halkımız bu anlayışa karşı hayır diyecektir.

Cumhurbaşkanının her gün Hayır diyen vatandaşlara, Hayır diyen siyasilere, Sayın Genel Başkanımıza ve CHP ye neler söylediğine  nasıl bir nefret söylemi yaptığına her gün. birlikte tanık oluyoruz.

İşte bu ayrımcı, insanımızı ötekileştiren anlayışa ve Bunu dile getiren Cumhurbaşkanına da halkımız hayır diyecek.

Bu ülke bizim ortak vatanımızdır. Atalarımızdan  birlikte miras aldık. Barış içinde eşit yurttaşlık temelinde hep birlikte yaşamak durumundayız.  Bu güzelim ülke için dedelerimiz, omuz omuza  birlikte savaştılar ve birlikte şehit oldular. İşte Bu birlikte başarmanın sonucu olarak,  1 Kasım 1922 de  Milletimiz kendi iradesi ile  Padişahlığa  son vererek, egemenliği eline aldı. Atatürk önderliğinde TBMM’yi  ve Cumhuriyeti kurdu.

Şimdi 16 Nisan ya padişahlığa geri döneceğiz. Ya egemenliğin halkta kalacağına karar vereceğiz Kısacası bu referandumun özeti ve amacı budur. Ben Buradan tüm halkımıza bir çağrı yapmak istiyorum  Hangi partiye oy verirseniz verin. Gelin Hep birlikte egemenliğimizin temsilcisi olan TBMM ne, Parlamenter demokrasiye, Laik ve sosyal hukuk devleti olan Cumhuriyetimize sahip çıkalım. Ülkemizi, devletimizi ve Demokrasimizi korumak adına bu referandum da hayır diyelim. Eğer buna hayır dersek; halkımızı kutuplaştıran, toplumun bir kesimini ötekileştiren, Hukuksuz KHK’lerle ülkemizi yarı açık ceza evine çeviren bu anlayıştan  kurtulmuş olacağız. Kandırılan ve kandıran bu  AKP iktidarına son verelim. Gelin hep birlikte hayır diyerek bu barışa ve kardeşliğe, demokratik anlayışa  ortak olalım. Bu başarı  hepimizin, tüm halkımız olacaktır. BARIŞ için, demokrasi için, insan hakları için özgürlük için, birlikte yaşamak için  hep birlikte hayır diyoruz.” Haber: Cengiz GÜNER

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı