Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
-- %0,00
BIST 93.287
%0,08
Dolar 5,4656
%0,24
Euro 6,2025
%-0,00
Altın 212,80
REKLAM

TÜRKİYE’DE TEKNİK DİREKTÖRLÜK

74 defa okundu kategorisinde, 15 Şub 2018 - 01:10 tarihinde yayınlandı
TÜRKİYE’DE TEKNİK DİREKTÖRLÜK

 Önder BALIKÇI

Türkiye’nin en rahat ve paralı mesleklerinin başlarında futbolda teknik direktör olmak gelir.

Geçersin takımın başına, cebine koyarlar binlerce lirayı, kulübü binlerce lira borca sokarak yaptırırsın istediğin transferleri! Şansın yaver gider ve takımın hasbelkader başarılı olursa, “imparatorsun, kralsın”, değmesin kimse keyfine! İşler kötü giderse de, ya görevine son verilir, ya da kendin bırakır gider, köşeye çekilip başka “av”, yani başka kulüple anlaşmayı beklersin. Anlaşırsan, aynı sezon içinde yeniden cebin dolar!

İşte İsmail Ertekin olayında da böyle olmadı mı? Ertekin, Bandırmaspor’un 2. Lig’den, 1. Lig’e yükselmesinde geldiği son beş maçta katkı sağlayınca, cebine şampiyonluk primi olarak 300-400 bin lirayı koydu. Eee, böyle olunca, tabii ki, 1. Lig’e onunla başlamamak olmazdı. “İmparator” ya! 1. Lig maçları öncesi, geçen yılın başarılı takımının iskeletini tamamen ortadan kaldırarak, yeni transferleri tamamen kendisi yaptı. Zaten, o dönemde, kendini çok güçlü hissettiğinden, “Şartlarım var. Bunlar yerine gelmezse devam etmem” diyordu. “Ne demek, sayın imparator! Hay hay!” dediler ve tüm isteklerini yerine getirdiler. Ama yaptığı transferler fiyaskoydu. Birçok yeteneksiz oyuncuyu transfer ettirmişti. 1. Lig’e çok kötü bir başlangıç yapıldı. Takım, puan alamıyordu. Bu arada, sezon başında kendisinin transfer ettirdiği bir yabancı oyuncuyu da sözüm ona disiplinsiz davrandığını öne sürerek kadro dışı bıraktığı yetmediği gibi takımla bağlarını kesti. Bu da yetmedi, dört futbolcuyu daha aynı nedenlerle kadro dışı bırakarak, “oyuncuları yönetme becerisi” olmadığını ortaya koydu. 9 maçın sonunda takım ancak 5 puan toplayabilince görevini bırakmak zorunda kaldı. Ancak kulübü binlerce lira zarara sokmuştu, giderken. Ardından gelen Feyyaz Uçar ve Yusuf Şimşek de Ertekin’in takıma verdiği bu büyük hasarı gideremedi ve takım, küme düştü. Yani aslında takımı İsmail Ertekin düşürdü.

Ertekin’e ne olacak? Başka kulüplerle anlaştı. Yeni paralar aldı. Tabii ki ortada başarı yoktu. Kısa süreler çalışıp, oralardan da ayrılmak zorunda kaldı. Zaten Ertekin’in, Bandırmaspor ve biraz da Balıkesirspor dışında başarılı olduğu kulüp bulunmuyor ki!

Mustafa Uğur gidince, “Bandırmaspor, İsmail Ertekin ile anlaştı” diye duyunca önce inanamadım. Çünkü Bandırmaspor’un genel kurullarında, Bandırmaspor Kulübü’nün fahri başkanı ve Belediye Başkanı Dursun Mirza başta olma üzere bazı yöneticilerin, onun yaptığı transferlere boyun eğdikleri için hata ettiklerini vurgulayan konuşmalarını herkes biliyordu. Ancak haber doğruydu. Bandırmaspor Kulübü, büyük bir ilkesizlik içinde, sanki ülkede başka teknik adam kalmamış ve kulüp ona mahkummuş gibi Ertekin’i bir kez daha göreve getirmişti.

Şimdi Ertekin için ne mi olur? Ertekin, hiçbir şekilde zarara uğramaz. Diyelim ki Ertekin, başarılı oldu. “Büyük hoca, imparator” diye alkışlanır. Başarısız olsa da zaten onun mazereti bellidir: “Bu takımı ben kurmadım. Ne yapayım?”

İşte Mustafa Uğur, bu sezon başında takıma kendi istediği futbolcuları aldırmasına karşın başarı gelmeyip, ara transfere gidildikten, yine başarı gelmeyince takımdan ayrılırken, “Bu transferleri ben yapmadım” deme pişkinliğini göstermedi mi? Ertekin de öyle yapar. Alır parasını ve gider. Zaten ülke düzeyinde hiçbir başka kulüpte başarısı olmadığı için de öyle prestij kaybı filan da yaşamaz.

İsmail Ertekin’in bir başka özelliği de başta tribün liderleri olmak üzere kilit isimlerle iyi geçinmenin yollarını iyi bilmesidir.

Bu yazıda sadece İsmail Ertekin’i anlattığım sanılmasın. Ülkemizin genel teknik direktör skandalını dile getirmeye çalıştım.

Başarılı veya başarısız ol. Cebine parayı koyup gidersin. Başarısızlığının ve kulübü soktuğun büyük borç yüklerinin hesabını kimse sana sormaz.

Ülkemizde binlerce kişi boğaz tokluğuna çalışırken sen, ilkokul-ortaokul mezunu bile olsan, eğer elinde zamanında aldığın bir “teknik direktörlük” belgen varsa yaşadın! “İmparator”sun kardeşim!

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı