Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,12
BIST 94.552
%0,02
Dolar 4,7329
%0,05
Euro 5,4817
%-0,88
Altın 192,95
Limak REKLAM

UMUT ETMEK

102 defa okundu kategorisinde, 13 Haz 2018 - 01:20 tarihinde yayınlandı
UMUT ETMEK

BİLGİ GÜNCESİ – 159
13.06.2018
Umut Etmek
“Aristoteles, “Umut, uyanık bir adamın rüyasıdır.” der.

Umut; bir şeyin arzusu, bunun bir beklenti ile birlikte olması, kısacası arzulanan bir şeyin beklentisidir. Bir şey umut etmek, bir şeyin bizim için önemi hakkında bir iddiada bulunmak ve böylece kendimiz hakkında bir iddiada bulunmaktır.

Umudun tersi ise korkudur, o şeyin gerçekleşmeyeceği beklentisine girmektir. Her umudun kendine özgü bir korkusu ve her korkudan doğan bir umut vardır. Umudun diğer zıt tarafları ise ümitsizlik ve umutsuzluktur.

Umut, genellikle baharın habercileri tarafından sembolize edilir ve ‘Umutsuz bir hayat yoktur.’ denilir. Umut, hayatta güvenin bir ifadesidir. Sabır, kararlılık ve cesaret gibi daha pratik eğilimleri temel alır. Bize sadece amaç edinmeyi değil, aynı zamanda bu amaçlara ulaşmak için gereken motivasyonu da yine o sağlar. Martin Luther’in de söylediği gibi, “Dünyada yapılan her şey umutla yapılır.”

Umut sadece geleceğe güvenle bakmamızı sağlamıyor, aynı zamanda şu anki sıkıntılarımızı aşmamızı da daha kolay hale getiriyor.

Daha derin bir seviyede umut, geçmişimizi ve geleceğimizi birbirine bağlar ve bize, hayatımıza şekil ve anlam kazandıran kapsamlı bir anlatım sağlar. Umutlarımız, hayatımız boyunca mücadelelerimizi, başarılarımızı ve gerilemelerimizi, güçlü ve eksik yönlerimizi belirleyebilir.

Öte yandan umutsuzluk; depresyonun bir nedeni, semptomudur. Depresyon bağlamında, daha fazla mutsuz olmayı beraberinde getirir.

Umut, bir arzunun beklentisi hoş olduğu sürece hoştur. Ancak umut da acı verebilir. Çünkü arzulanan durum henüz ulaşılmış değildir. Gerçekçi ya da makul umutların bizi motive etmesi ve isteğimizi arttırmasına karşın, yanlış ve hayalci ümitler bizim motivasyonumuzu kırarak kaçınılmaz hayal kırıklığı, mutsuzluk ve kızgınlık yaratır. Bu durum, çoğu insanın umutlarında ılımlı olma eğiliminde olduklarını destekler niteliktedir.

Kesin bir umutsuzluk halindeyken bile mutlu olunabilir. Çünkü tam bir umutsuzluk halinde bile durumun umutsuzluğu kabul edilirken aynı zamanda aşılır.”

Türkiye Zekâ Vakfı web sayfasındaki yazılarını zevke takip ettiğim Zeynep Büyükaşık Umut Etmek konusundaki düşünceleri böyle ifade ediyor.

Bu yazıda en çok etkilendiğim görüş “…umut, geçmişimizi ve geleceğimizi birbirine bağlar ve bize, hayatımıza şekil ve anlam kazandıran kapsamlı bir anlatım sağlar. Umutlarımız, hayatımız boyunca mücadelelerimizi, başarılarımızı ve gerilemelerimizi, güçlü ve eksik yönlerimizi belirleyebilir.” Cümlesi ile ifade edilmiş.

Umut, bir şeyin olmasını beklemekle beraber onun için arzu duymaktır; yani, arzulanan şeyi beklemektir. Bir şeyi umut etmek, kendimizle ilgili bir istekte bulunmaktır.

Umut, pozitif psikolojinin önemli kavramlarından birisidir. Bir şeylerin iyi gideceğine, düzeleceğine, olumlu şeyler olacağına olan inançtır. Umut, bireyin iyi oluşunun güçlenmesini ve devam etmesini sağlayan bir kavramdır. Bu yönü itibariyle de umut dolu kişiler, canlıdır, enerjiktir ve yaşama bağlılıkları yüksektir. Ayrıca umut düzeyi yüksek kişiler çevrelerine de pozitif enerji yayarlar. Dolayısıyla da çevrelerindeki insanlar tarafından sevilirler ve daha çok duygusal ya da sosyal destek alırlar. Bu durumda yaşamı onlar için daha anlamlı ve değerli hale getirir.

Umut, kişide olumlu çağrışımlar yapan bir kavramdır. Geleceğe dönüktür ve iyi şeylerin olacağı beklentisi içerisinde olmaktır. İnsana, eylemde bulunma ve çabalama gücü verir. Umut, insanın başarılı olacağı düşüncesini besler ve büyütür. Bu açıdan da vazgeçilmezdir. Umut tükendiği anda eylem durur. Kişi başarı için gerekli gücü ve enerjiyi kendisinde bulamaz. Bir başka açıdan ise umut beklentiyi yükseltir ve başarısız olunduğu takdirde kişinin büyük hayal kırıklığı yaşamasına da neden olabilir. Bundan dolayı aslında en büyük başarıların da en büyük hayal kırıklıklarının da sorumlusudur diyebiliriz.

Umut, yaşamın anlamı ve yaşam amaçları ile de ilişkilidir. Umut düzeyi yüksek insanlar yaşam amaçları belirleme ve bu amaçlara ulaşma konusunda daha yüksek özgüvene sahiptirler. Belirledikleri, uğruna çaba harcadıkları ve ulaşmaya çalıştıkları yaşam amaçları da onlara yaşamda anlam bulma konusunda olumlu katkılar sağlamaktadır. Umutsuzluk ise çökkünlük, isteksizlik ve amaçsızlık ile daha çok ilişkilidir. Bu açıdan da umutsuzluk, pek çok ruh sağlığı sorununa eşlik eden bir duygudur.

Umudun karşıtı olan umutsuzluk ise yaşamımızda çok daha fazla bir yer edinmiş durumdadır.

Umutsuzluk, bir olay karşısında duyulan beklentilerin olumsuz yönde olması veya beklentilerin olumsuz yönde gittiği sanrısıdır. Bu duygu çoğu zaman; hiçbir zaman ve hiçbir şekilde gerçekleşemeyecek olan veya böyle olacağı sadece düşünülen beklentiler söz konusu olduğunda kendini belli eder.

Pastoral şiirin ilk örneklerini veren ve M.Ö. 3. Yüzyılda yaşamış olan Theokritos şöyle diyor; “Yaşayanlar için umut her zaman vardır. Umutsuzluk, ölüler içindir.”

Umutsuzluk, baş edilmesi en güç duygulardan biridir. Geleceği ve yaşamı yitirmenin ilk adımıdır. Sadece kişi için değil, topluluklar için, ülkeler için, dünya için. Toplulukları yok etmenin bir yöntemi de umutlarını ellerinden almak, geleceklerini çalmaktır.

Prof. Dr. Bengi Semerci “Umut demek, ‘seçenek’ demek, umut demek ‘çaba gösterme gücü’ demek. Çünkü umutsuzluk, insanın kendinden vazgeçmesidir.” Diyor.

Umutsuzluk, geleceğe dair beklentilerimizin olumsuz yönde olduğu duygusal durumdur. Geleceğin kötü olacağını sandığımız, iyi şeyler “ummadığımız” hissidir. Ümitsizlik olarak da bilinen bu durum, çağdaş zamanlarda giderek artan oranda görülmektedir.

Ayna Grubu tarafından GİTTİĞİN YAĞMURLA GEL albümünde söylenen ve sözleri Erhan Güleryüz tarafından yazılan Umutsuzluk adlı şarkının sözleri ile bitirelim bu yazıyı.

Minicik Ellerinde Bebeklerin
Aşılmaz Dağlar Görüyorum
Kısık Gözlerinde Bir İhtiyarın
Yıkılmış Dağlar Çiziyorum

Hayat Bu Ya Gelir Geçer
İyi Günler Kötü Günler Gelir Geçer

Herşeye Rağmen Gökyüzüne Bakıp
Güzel Birşeyler Hissetmek Ne Güzel

Umutsuzluk En Büyük Günah
Bunu Bil Böyle Bak Hayata

***
Umut dolu bayramlar dilerim…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı