.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 10 Aralık 1948’de kabul edilen Uluslararası İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin üzerinden 71 yıl geçti.Bunca yıla karşın,haklarımızın ne kadarını biliyor ve kullanabiliyoruz? sorusu hala güncelliğini koruyor.

Başta yaşam hakkı olmak üzere Eğitim,sağlık,sosyal güvence,barınma,barış vb. hakların kullanımında yeterli bir bilince sahip olmadığımız ve bu hakların kullanılmasında birçok engelllerle karşı karşıya olduğumuz acı bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor.

Hamasi söylemlerle sorun görmezden gelinemez

Bugün 10 Aralık Dünya  İnsan Hakları Günü.Birçok devlet yetkilisı,hamasi söylemlerle süslü açıklamalarda bulunacaklar belki; Ama bu söylemler yaşadığımız gerçekliği örtpas etmek için yeterli mi? Geldiğimiz son süreçte.gittikçe  ivme kazanan kadın katliamlarından tutun da çocuklara, hayvan ve doğaya karşı uygulanan şiddet sarmalını görmezden gelerek yapılacak süslü/püslü açıklamalara kanacak ta değiliz tabi ki.

İnsan hakları  mücadelesi,devletlerle yurttaşlar arasında  ifade edilmesi gerekli bir olgudur. Yani devletin yurttaşlara karşı işlemiş olduğu hak ihlalleri ve suçları kapsar.Bu amaçla yurdumuzda kurulu bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHİV)  vatandaşların devletın hak ihlallerine karşı hak ve hukukunu korumak amacı ile çalışmalarını yürütmektedir.

        İnsan Hakları bir demokrasi sorunudur

İnsan hakları ile demokrasi arasındaki ilişkiye dair değerlendirmede bulunmak gerekir. Bu iki sorun alanından ilki ifade özgürlüğüdür. Diğeri de yaşam hakkı bağlamında zorla kaybedilme olgusudur.İfade özgürlüğü,AHİM tarafından  demokrasinin, çoğulculuğun temeli olarak niteleniyor.İnsan haklarının bölünmezliği ve bütünselliği esastır. Medeni, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar ile  demokrasi  doğrudan ilişkiliddir.

BM Viyana Dünya İnsan Hakları Konferansı Viyana Belgesi’nin 8. maddesinde  demokrasinin bütün unsurlarına yer verilen bir tanımda şöyle denilmektedir.

“ a) Demokrasi, kalkınma/gelişme ve insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı, birbirlerine bağlıdır ve birbirlerini karşılıklı olarak güçlendirirler.

  b) Demokrasi, halkın,  kendi siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel sistemlerini belirlemek için, istencinin özgürce ifade edilmesine ve  kendi yaşamlarının tüm yönlerine  tam katılımına dayanır.

c) belirtilen bağlamda, insan haklarının ve temel özgürlüklerin ulusal ve uluslararası düzlemde geliştirilmesi ve korunması, Evrensel olmalıdır ve koşullara bağlanmaksızın/ilintilendirilmeksizin yönlendirilmelidir.

Rd) Uluslararası toplum, tüm dünyada, demokrasinin, kalkınmanın ve insan hakları ve temel özgürlüklere saygının güçlendirilmesini desteklemelidir”

İnsan haklarının her biri birer değeri ifade eder. İnsan onuru, eşitlik, özgürlük, barış ve dayanışma temel değerlerdir. Evrenseldir, bütünseldir, bölünmezdir, tüm insan hakları birbiriyle ilişkilidir, biri diğerine tercih edilemez.Hukukun üstünlüğü ve demokrasi bu değerleri yaşatacak sistemin temel ilkeleridir.

Özgür ve demokratik bir ülke ve dünya özlemi ile,Gününüz kutlu olsun .