YAHUDİ MALLARININ TALANI (3)

Nazi Almanyası’nda aryanizasyon sürecinde Westdeutsche Mannesman Company daha önce sahibi Yahudi olan Wolf, Netter und Jacobi firmasını ele geçirmenin yanısıra yine Yahudilere ait sekiz demir ve çelik şirketine sahip oldu. Daha sonra ayni nitelikteki Hahnsche Werke’yi yok pahasına satın alıp sheet –metal üretiminde , bir çırpıda , kapasitesini bir misli arttırdı. Hösche firmasi ve Deutsche Bank’ın yardımıyla Mannesman Batı Alman bölgesinde toptan metal satışı ve artık metal satışında ülkenin en büyük firması , Yahudi asıllı M.Stern A.G.’ yi de portföyüne kattı. 1938’in sonlarına doğru, Aryan Haniel holdings daha önce sahipleri Yahudi olan Rhenania Inland Navigation Company’yi ele geçirdi.Rhenania’nın ana işi Batı Alman Ülke İçi su yollarını biribirine bağlamaktı. Bunların en önemlisi Reine –ve Maine Danube Kanalları idi. Rhenania yalnız Almanya’da değil, Hollanda , Belçika ve başka ülkelerde de taşımacılık ve depolama işlerinde etkindi. Haniel Yahudlerin elindeki yüzde elli hisseyi satınaldıktan sonra , kendisine Bavaria eyaletinin sahip olduğu yüzde elli hisse de hediye edildi. Goering bunu Haniel’in son üç yılda Millileştirmeye , - Nationalization -gösterdiği yakın yardım ve anlayışın karşılığı olarak verildiğini söyledi. Krupp firması Yahudi pogrom’undan sonra daha da zenginleşen firmalardan biri idi. Hiç geçikmeden tanınmış Yahudi firması Berhard Blumenfeld’in tersanelerini ve kömür madenlerinin sahibi oldu. Alman elektrik şirketleri Yahudi bankalarının ele geçirilmesi yoluyla kendi alanlarında bir çok şirkete sahip oldular. Yönetim kurulunda çok önemli isimlerin bulunduğu Siemens-Schucker , örneğin Cassirer Heliowatt Works and Cable şirketini ele geçirdi. Hirsche Bakır ve Pirinç şirketindeki Yahudilere ait hisseler Aryan Gesfürel Electricity Co ‘ye geçti. Gesfürel’in Ispanya ve Franco ile yakın
ilişkileri bulunmaktaydı. Behrend’e göre Yahudilere karşı yürütülen kampanyayı Hitler’le büyük sermaye el ele yönetmekteydi. (Behrend 2, 114). Yahudi mal varlığı Hitler’I iktidara getiren halk lehine değil büyük sermaye lehine talan edilmekteydi. I. Dünya Harbi sırasında, hiper enflasyon sırasında ve silahlanma sürecinde para kazanan , kar edenler Yahudi pogromu sırasında para kazananların ayni idi. Ayni şekilde, Paris’te öldürülen Alman diplomatı vom Rath’dan dolayı Yahudilere kesilen cezalar ve ona benzer Yahudilerden tahsil edilen milyonlarca markı bulan cezalar da sonunda silah çarlarının kasalarına akıyordu.
9 Kasım 1938’de Crystal Night’da Almanya’nın genelinde bütün Yahudi dükkan ve sinogogları Alman terörist ve çeteleri tarafından talan edildi. Alman tarihine kara bir leke gibi geçen bu olay sırasında, Viyana’da kadın ve erkekler Tuna nehri köprüsü üzerinden nehre atıldılar. Düsseldorf’ta dört Yahudi doktor evlerinde kurşunlandı. Buchenwald temerküz kampında kampa daha yeni getirilen onüç Yahudi avukat ve iş adamı SS ( Kara Gömlekliler) tarafından öldürüldü. Bütün Almanya’da devlet tarafından yönlendirilmiş ve yevmiyeleri ödenmiş Kahverenkli SA elemanlari bütün Yahudi ev ve işyerlerini darmadağın ettiler. Yakıp yıktılar. Yakıp yıkmanın yanısıra büyük ölçüde değerli eşya , tıp aletleri, kitaplar,mobilya , mücevherata el koydular ve onları çaldılar. Ülkede hiç bir kasaba ya da köy bu vahşetten kurtulamadı. Buralardaki Yahudiler dövüldü, küçük düşürüldü ve mal ve mülkleri talan edildi ve öldürüldu
 

Berlin’in batı bölgesinde unlü bankerler Wallich ve Schwabach intihar etti. Berlin’in merkezindeki yoksul Yahudilerin yaşadığı bölgelerde kadın, erkek ve çocuklar hapishanelere gönderildi Ve oralarda gazla yok edildiler. Böylece uzun süre açlıkta kalarak ölmekten kurtuldular.
Bu olaylar yaşanırken önceden planlanmış şekilde geniş çapta hırsızlık ve yolsuzluk devreye giriyordu. Bir iş yeri talan edildikten hemen sonra , brokerlar, aracılar ortaya çıkıyor ve işyerini çok düşük fiatla satınalmayı teklif ediyordu. Eğer iş yeri sahibi teklifi kabul etmezse dövülüyor, zorlanıyor, iş yerinin yıkılmayan kısımları yakılıp yıkılıyordu. Kendisinden karısı lehine alınan bir yazıda , karısının işyerini devretmesi talep ediliyordu. İş yeri sahibi de temerküz ya da ölüm kampına gönderiliyordu. Bütün küçük ve büyük bütün işletmeler için uygulanan yöntem bu idi. Olaylardan bir gün sonra, 10 Kasım1938’de Deutsche bank , Yahudi Mendelshon Bankası’nı bir kuruş ödemeden bu yöntemle ele geçirdi ( Behrend 2,116)
Münih’te bir kısım yıldırım askerler (Kahverenkli gömlekliler birliği) Yahudilere ait meşhur Aufhauser bankacılık firmasının camekanlarını kırdı ve bütün büro mobilyasını darmadağın etti.
Olaydan bir saat sonra Yahudi sahiplerden Herr Martin Aufhauser tevkif edildi. Diğer Yahudi sahip Herr Kramer ve eşi Frau Kramer, ayni günün sabahında intihar etti. Gün bitmeden banka bütün ülke dışı branşları ile birlikte, bir günde el değiştirmiş oldu.
Bütün bu olanlar Alman halkını büyük Yahudi kapitalistlerden kurtarmak için yapılıyordu. Fakat yapılanlar ele geçirilen varlıkların Aryan kapitalistlere intikal etmesi ve onların daha da zenginleşmesi için oluyordu. Marx’ın dediği gibi yüzde yüz bir kar için sermaye bütün insanlık kurallarını unutur, fakat yüzde üç yüzlük bir kar için sermayenin işleyemeyeceği bir suç yoktur.