.

ALTIEYLÜL

 

 

İsmail Oğuz

Manisa Celal Bayar Üniversitesi

Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi

 

Öncelikle sayfada yazı yazmayı nasip eden Allah’a, sonra da bu sayfada yazı yazma ayrıcalığını sunan Saygıdeğer Başkanım Esin Balıbek’e çok teşekkür ederim.

Bu sayfadaki ilk yazımda, okurlara şunu ifade etmek isterim ki yazılarımın içeriğini alanım olan tarih (yakınçağ ve cumhuriyet tarihi), sözlü tarih, yerel tarih, aile tarihi ve tarih eğitimi oluşturacaktır.

Bugün, 6 Eylül, Balıkesir kenti için önemli bir gün: Balıkesir’in Kurtuluş Günü. Önemli günler, anma günleri insanlığın kültürel mirasını, kimliğini oluşturur. Bu nedenle de her yıl mutlaka hatırlanır ve ders çıkarmak için de etkinliklerle bezenir.

6 Eylül 1922 Çarşamba gününden 6 Eylül 2019Cuma gününe

6 Eylül 1922Çarşamba günü Balıkesir şehrinin Yunan işgal kuvvetlerinden kurtuluşa erdiği gündür. Bu kurtuluş çoğu şehirden farklı olarak belirtmemiz gereken bazı hususiyetler arz eder. Öncelikle şehri kurtaran kuvvetler düzenli ordu birlikleri (olarak isimlendirdiğimiz mesleği askerlik olan subay ve general kadrolarının yönettiği askerlerden oluşan askeri birlikler) değildir. Sivillerden (milis, gerilla, çete, efe vb. adlarla da isimlendirilen) oluşan kuvvetlerdir. Bu kurtarıcıların bir ismi vardır: Akıncı Müfrezeleri. Yine sivil (mesleği asker olmayan) bir komutanları vardır: Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem (AKINCI) Bey. Millî müfreze de denilen Akıncı Müfrezelerine bilinçli olarak “Akıncı” adı verilmiştir. Osmanlı Devleti’nde Akıncılar düşman ülkesi içlerine korkusuzca akınlar düzenleyen öncü kuvvetlerdir. Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Bey’in komutasındaki Akıncı Müfrezeleri de korkusuzca Yunan işgal sahasına yaklaşık olarak 1,5 yıl müddetle akınlar düzenlemişlerdir.Akıncı Müfrezelerini oluşturan korkusuz kahramanların ismi de “mücahid”dir.

Akıncı müfrezeleri Balıkesir vilayetini kurtarırken şöyle bir yol izlemiştir. Ana sıklet merkezi olan Sındırgı-Demirci-Gördes dağlık bölgesinden hareket ederek batıya doğru kaçan Yunan işgal kuvvetlerini kovalayarak takip etmek ve yurttan atmak. Yani Akıncı Müfrezeleri Kumandanı Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Bey doğu-batı istikametinde ilerleyerek düşmanı Balıkesir vilayetinden atmayı planlamış ve bu planını da başarıyla gerçekleştirmiştir. Bu doğu-batı eksenli askeri harekât, güneyde de Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal (Atatürk) komutasındaki düzenli ordu birlikleri tarafından gerçekleştirilmiş ve Yunanlılar yurttan atılmıştır.

Akıncı Müfrezeleri Kumandanı Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Bey’in doğu-batı istikametindeki harekâtı kabaca şöyle icra edilmiş ve kurtuluş sağlanmıştır: Önce Demirci, sonra sırasıyla Sındırgı, Bigadiç, Balıkesir, Balya, İvrindi, Havran, Edremit, Burhaniye, Ayvalık kentleri düşman işgalinden kurtarılmıştır. Kader-i ilahi, tarihte Balıkesir’in fethi (kuruluşu yani İslamlaşması, Türkleşmesi) de yinedoğu-batı istikametindeki harekât ile gerçekleşmişti. Germiyan uç beyleri olan Saruhan ve Karesi beyler, bütün güçleriyle önemli bir yer olan ve Bizans elinde bulunan Demirci’yi fethe yönelmişler, fethin uzaması ile bu işi Horasan Erlerine bırakarak ileri yürüyüşe devam etmişler. Saruhan Bey Manisa taraflarını, Karesi Bey de Balıkesir taraflarını fethe girişmiştir.

Akıncı Müfrezeleri Reisi Kaymakam İbrahim Ethem Bey, Bigadiç ve Balıkesir’de gittikçe yoğunlaşan düşman kuvvetlerinin önce maneviyatını bozmak ve daha sonra da yok etmek için vakit kazanmak amacıyla 4 Eylül 1922 Pazartesi günü Bigadiç ve Balıkesir Yunan kumandanlıklarına çektiği birer telgrafta:

Yunan ordusunun büyük bir mağlubiyet yaşadığı ve büyük kısmının kuşatma altına alındığını, komutası altındaki Akıncı Müfrezelerinin ordu ve Balıkesir livası halkı ile iletişim ve irtibat halinde olduğunu, bu nedenle Yunan ordusunun tüm iletişim hatlarının kesilmiş olduğunu” ifade ederek “geri çekilip kurtulmak ihtimalinin yok denecek kadar az olduğu aşikâr iken ve sorumsuz, insanlıktan nasibini almamış ve hukuksuz bir takım insanların eline düşerek birçok hakaretlere maruz kalmaktan ise teslim olunuz” diyerek teslim olmalarını istemiştir.

Telgrafına yanıt alamayan Akıncı Müfrezeleri Reisi Kaymakam İbrahim Ethem Bey, 5 Eylül 1922 Salı günü, Balıkesir Belediye Başkanlığı’na ve Muhterem (Balıkesir) Ahalisine hitabıyla başlayan 8 maddelik bir emir yayımlar:

Madde 1- Düşmanın geri çekilmesiyle beraber Balıkesir’in güvenlik ve ihtiyaçları için bazı acil önlemler alınmalıdır.

Madde 2- Bu önlemlerden ilki Balıkesir’in aydın ve zengin kişileri bir araya gelerek Müdafaa-i Hukuk Heyeti oluşturmasıdır.

Madde 3- Oluşturulan Müdafaa-i Hukuk Heyeti üyelerinden biri Balıkesir’in yönetimini üstlenmelidir. İkincisi de Balıkesir şehrine gelecek müfreze ve askeri birliklerinin iaşesini sağlama ile meşgul olmaktır.

Madde 4- Yönetici ve iaşe üyelerinin seçimi en namuslu kişiler arasından olmasına ve hiçbir şekilde Yunanlılara söz ve eylemli olarak hizmet etmemiş kişilerden oluşmasına bakılarak olağanüstü dikkat edilecek ve özen gösterilecektir.

Madde 5- Müdafaa-i Hukuk Heyeti ve oluşturulacak kurullar Balıkesir şehrinin güvenlik ve düzenini sağlama yönünde her türlü önlemi alabilecektir.

Madde 6- Herkesin canı, malı, ırzı Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükumeti ve muzaffer ordusunun sorumluluğu altına alınmıştır. Bu duruma olağanüstü özen gösterilmesi gereklidir.

Madde 7- Düşmana bizzat bedeni, malı ve mülkü ile yardım edenlerin, milletevememlekete ihanet ve zararı herkesçe görülmüş ve sabit bulunanların kaçmalarına fırsat verilmeyerek, görüldükleri yerde yakalanması ve tutuklanması, güvenlik açısından olağanüstü önem arz ettiğinden tüm halkın yardım etmesi rica olunur.

Madde 8- Osmanlı vatandaşı olan (Yerli) Hıristiyan halkın, çeşitli siyasi propagandaların etkisiyle memleketi terketmeye yönelik girişimlerine engel olunması ve güvenliklerinin sağlanması, içinde bulunulan zaman, ortam ve koşullarda en önemli önceliklerdendir.

 

5 Kahraman Mücahid ve Balıkesir İstasyonunda Düşmanın TelaşıveBir Panik

Bu sırada Akıncı Müfrezeleri Reisi Kaymakam İbrahim Ethem Bey, Akıncı Müfrezesi mücahitlerinden Arap Recep ve dört arkadaşına düşmanı arkadan takip ile Çayırhisar’akadar gitmelerini ve Balıkesir’deki düşman hakkında bilgi getirmelerini ister.Arap Recep ve dört arkadaşı, yağma amacıyla Çayırhisar’dan da daha ileriye giderler ve Balıkesir istasyonu karşısındaki mezarlığa yani İlyaslar Mezarlığı’na (Günümüzde Atatürk Parkı) kadar sokulurlar. Bu sırada Balıkesir şehri Yunan garnizonudur ve çok sayıda askeri birlikleri vardır. Arap Recep ve dört arkadaşı, düşmanın hareketini izlemeye başlarlar.

Bu sırada Yunan işgal kuvvetleri askerleriileOsmanlı vatandaşı olan (Yerli) Rumlar kaçmak için Balıkesir İstasyonu’na toplanmıştır. BirçokTürk ahali de, Osmanlı vatandaşı olan (Yerli) Rumların gitmemelerini rica etmek ve daha doğrusu düşmanın yapması muhtemel zalimliklerine engel olmak amacıyla istasyona geldiğinden istasyon bir mahşer halini alır. Bu sırada İlyaslar Mezarlığı içinden veağaçlar arkasından manzarayı seyreden Arap Recep ve dört arkadaşı, cesarete gelerek bu telaş ve kargaşadan yararlanarak düşmanın istasyondaki gösterişli hayvanlarından bir iki at çalmaya karar verirler. Oysa Balıkesir İstasyonu adeta düşmanın ordugâhı nispetinde olup, Balıkesir garından at çalmaya girişmek akıl almaz bir eylemdir. Akıncı da zaten akıl almaz işler yapan demektir. Mücahitlerde üçü atlarının başında kalır, ikisi ise bir yolunu bulup istasyona yaklaşır ve oradan iki atıp alıp geri dönerler. Tabii ki Yunan askerleri bu iki mücahidi fark ederler, ancak engel olmayarak sessizce izlemekle yetinirler. Mücahitler oradan uzaklaşınca da koşarak, istasyon önünde dolaşan Yunan kumandanına fevkalade telaşlı olarak olayı anlatırlar. Yunan askerleri olayı anlatırken mücahitler de atlara binerek mezarlık başındaki arkadaşlarının yanına giderler. Bu sırada İlyaslar Mezarlığı’ndaki sırtın üstünde, diğer üç mücahit de ellerinde hayvanlarla dolaşmaya başlar. Yunan kumandanının yanında bulunan Balıkesir istasyon memurlarından Fettah Efendi Rumca bildiğinden ve mücahitlerin de mezarlığınbaşına çıkıp iyice uzaklaştıklarını gördüğünden Yunan kumandanına:

-Askerin söylediği doğrudur. İşte çeteler sırtta at gezdiriyorlar, der. Ve beş mücahitten veyedi hayvandan oluşan müfrezeyi gösterir. Bunu gören Yunanlılar:

-Erhiniçetis!...Apono!..Apono!.

Demeye ve kaçmaya başlarlar. Bu durum ahaliye de yansır ve herkes kaçışır. Mücahitler de Çayırhisar’a ve oradan da Tepecik’e çekilirler. Ve Akıncı Müfrezeleri Reisi Kaymakam İbrahim Ethem Bey’e raporlarını gönderirler. İşte beş kahraman Türk’ün büyük bir cesareti böyle büyük bir paniği ve sonucunda da koca bir kasabanın (Balıkesir’in) kurtarılmasını sağlayabiliyordu.

 

Akıncı Müferezeleri Komutanı İbrahim Ethem Bey’in Balıkesir’e Girişi

 

6 Eylül 1922 Çarşamba öğleden sonra karşılamaya gelen topluluk ile birlikte Arap Ali Osman Efe komutasındaki müfreze, Recep Pehlivan komutasındaki müfreze ve Arslan Ağa komutasındaki müfreze olmak üzere üç Akıncı Müfrezesi, 40.000 nüfusa sahip Balıkesir şehrinin Müslüman halkının tekbir (Allahuekber!) sedaları, alkış tufanları ve sonsuz bir azim ile tezahüratlar, bağırışlar, çığırışlar, haykırışlar, ağlaşmalar, dualar arasında Balıkesir şehrine girdi. Bu sırada 20’den fazla kurban kesildi. Diğer taraftan İslam mekteplerinin öğrencileri, kendilerinin hazırladıkları övgü dolu yazıları yüksek ve güzel sesleriyleokudular.Balıkesir şehri hiçbir ferdinin burnu bile kanamadan düşman işgalinden kurtarılmıştı. Bu çok büyük bir başarı idi ve bunu sağlayanlar: İbrahim Ethem Akıncı ve emrindeki Akıncı Müfrezeleri idi. Halkın adeta mahşer yerine çevirdiği Belediye Meydanında okunan eksiksiz bir duadan sonra Belediye Binasında üç Akıncı Müfrezesinin komutan ve erleri limonata, kahve ve ikramlarla ağırlandılar. Daha sonra Balıkesir’in mazlum İslam ahalisi bu kutlu günü unutmamak üzere şenlik hazırlıklarına giriştiler.

 

Kaynak: İbrahim Ethem Akıncı, Demirci Akıncıları, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2009, s.317-357