Eğitim-Sen Balıkesir Şube Başkanı Abdurrahman Bulut, 15 Temmuz Anadolu Lisesi’nde yaşanan kefenli din dersini yaptığı basın açıklamasıyla eleştirdi.

Geçtiğimiz günlerde 15 Temmuz Anadolu Lisesi'nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olan Bekir Çete'nin derste öğrencileri kefenleyip,morg ve gasilhaneyi gösterip,mezarlığa götürerek ölümü anlatması ile ilgili tartışmalar sürüyor.soruşturma açılmasına rağmen,kendini savunmaktan geri kalmayan Bekir Çete ile ilgili olarak  Eğitim-Sen Balıkesir Şube Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin birlikte bir basın toplantısı düzenledi.

Konuyla ilgili olarak açıklama yapan Başkan Bulut şunları söyledi.

"18 yıllık AKP iktidarı döneminde yapboza çevrilen eğitim “sisteminin” geldiği nokta ortada. Devletin asli görevi olan kamusal eğitim bilimsellikten hızla ulaşmaktadır. Müfredat hızla gericileştirilip, muhafazakârlaştırılarak dindar ve kindar nesiller yetiştirmek için kullanılmaktadır.

Dindar ve kindar nesiller yetiştirmek istenmesinin nedeni sorgulamayan biat eden, araştırmayan kabullenen bireyler yetiştirmek ve kolayca yönetme isteğidir. Her bakan reform adı altında değişiklikler yapmış her değişiklikte de sistemsizliğimiz hızla geriye doğru gitmiştir. Dünyada evrim teorisini ders kitaplarından çıkaran 2 ülkeden birisi olmamız hedeflerimize ne hızla yaklaştığımızın “onur belgesi”dir. Evrim teorisini ders kitaplarından çıkaranlar ecdadının mezar taşlarını okumak için Osmanlıca dersleri koymaktalar. Dünya eğitimle ileriye gitmeye uğraşırken, bizde son hızla geriye doğru gidiyoruz. Osmanlıcanın halk dili olmadığını bile sorgulamıyorlar.

Okullardaki genel bilgi derslerinin saatleri değişirken din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin sayısı artmaktadır. Zorunlu seçmeli derslerle öğrenciler mecbur tutulmakta AİHM kararlarına rağmen hala din dersleri zorunlu okutulmaktadır. Ülkeyi yönetenlerin dile getirdiği gibi tek din kavramı sürekli vurgulanmaktadır. Tek dinden de kastedilen Müslümanlık ve Sünni mezhebidir. Bu tarife uymayanların dinleri, inançları ve hakları yok sayılmaktadır.

Okullarda verilen dini eğitimi yeterli bulmayan bakanlık yetkilileri adı birçok taciz, tecavüz, istismar ve şaibeye karışmış vakıf, dernek ve cemaatlerle protokoller imzalamaktadır. Kamusal eğitim devletin asli görevi olmasına rağmen bu görevini birilerine devretmekte, okullarımızı bu gerici kurumlara açmaktan geri durmamaktadır.

Eğitim Sen olarak Hizmet Vakfı ve Ensar Vakfıyla yapılan protokollerin, yürütmesinin durdurulması kararlarını almamıza rağmen, birçok ilde mahkeme kararları yok sayılarak uygulama devam etmektedir. Mahkemeler eğitimin devletin asli görevi olduğunu, başkalarına devredilemeyeceği kararını vermesine rağmen şimdi de Diyanet ve TÜGVA ile protokoller yapmaktadır. Yarışmalar vb etkinliklerle öğrencilerin bu vakıflarla buluşmasını sağlamaktadır.

 

"KEFENLEMENİN" OKULLARIMIZDA UYGULAMASININ YAPILMASI,HİÇBİR PEDAGOJİK VE İNSANİ DEĞERLE ÖRTÜŞMEMEKTEDİR

 

"Bakanlığın mahkeme kararlarını yok sayarak bildiğini okuması devlete kafa tutmaktır" sözleriyle konuşmasını sürdüren Başkan Bulut, devamında şunlara değindi.

"Bakanlığın yaptığından cesaret alan kimi “öğretmenlerde” kendine görevler biçmektedir. Öğrencileri mezarlık ziyaretine, camiye gezmeye götürmektedir. Buna izin veren okul müdürleri, yetkileri olmadığını bilmiyorlar mı? 18 yaşının altındaki kişileri bir yere götürebilmeniz için veli izin belgesinin olması gerektiğini unutmayınız. Bakanlığın mahkeme kararlarını uygulamamaya devam ettiği sürece 15 Temmuz Anadolu Lisesinde yaşanan ne ilktir ne de son olacaktır. Öğretmenin derste öğrencisini kefenlemesi uygulamalı bir eğitim değildir. Çocukların üzerinde ölümün yarattığı tramvayı görmemezlikten gelemeyiz.

Ayrıca sınıftaki bu yanlış uygulamayı öğretmeninsosyal medya hesabından yayınlamasının gerekçesi nedir? diye sormak gerekiyor. Öğrencilerimizin okullarda gördükleri ders Din Kültürü ve Ahlak Bilgisidir, İmamlık eğitiminde gerekli olan “kefenlemenin” okullarımızda uygulamasının yapılması, hiçbir pedagojik ve insani değerle örtüşmemektedir.

Eğitim Sen Balıkesir Şubesi olarak bu olayı şiddetle kınıyoruz. Takipçisi olacağımızı da kamuoyu önünde ilan ediyoruz."