ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

BALIKESİR’DE KADINLAR, HAKLARI İÇİN BİR 25 KASIMDA DAHA, ALANLARA ÇIKTILAR

Haber:C.Saffet Yılmaz   

   

                Balıkesir merkezde  Balıkesir Kadın Platformunun organizasyonda kadınlar Salih Tozan Kültür merkezi önünden davul ve düdükleri ile kadın içerikli sloganlar atarak Alihikmet Paşa Meydanı'na dek yaklaşık 1.5 Km. yürüyerek burada basın açıklaması gerçekleştirdiler. Balıkesir Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Aynur ATSAN konuşmasında şu ifadelere yer verdi.


                MİRABEL KARDEŞLERİN MÜCADELESİ VE ÖDENEN BEDEL

                “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, gücünü üç kız kardeşin bir diktatöre karşı verdi.Tarihe “Mirabel Kardeşler” olarak geçen bu üç kadın; ülkelerinde demokrasiyi savundukları için vatan haini ilan edildiler ve defalarca hapse atıldılar. Bir 25 Kasım günü, Mirabel kardeşlerin arabasını yolda durduran diktatörün yandaşları, kardeşlere önce tecavüz etti sonra da öldürüp uçurumdan aşağı attı. Bu olay tarihe ‘' Kelebeklerin Katli'' olarak geçti. Vahşice katledilmeden önce Maria Mirabel'in şöyle demişti: “Belki bize en yakın şey ölüm ancak bu beni korkutmuyor.Haklı olan her şey için savaşmaya devam edeceğiz!” 62 yıl önce canlarıyla bedel ödeyen bu cesur ve onurlu kadınların mücadelesi, bugün  bizlerin omuzlarında yükseliyor.”

                KADINA YÖNELİK ŞİDDET EVRENSEL VE ORTAK BİR SORUN

                “Kadına yönelik aile içi şiddet tüm dünyanın her yerinde kadınların yaşadıkları evrensel ve ortak bir sorundur. Kadınlara eş, sevgili, baba, abi,  gibi yakınları olan erkekler tarafından fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik şiddet uygulanmaktadır. Kadına yönelik aile içi şiddet, kadının fiziksel, cinsel ya da psikolojik zarar görmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması olası her türlü davranış şiddet eylemidir. Bu şiddet sınıf, etnik köken, sosyo-ekonomik düzey farklılığı olmadan uygulanmaktadır. Kadın olmak, bu şiddetin başlıca kaynağıdır. Bununla birlikte bazı etmenler uygulanan şiddetin dozajını, boyutunu ve sürekliliğini artırmaktadır. Yoksulluk bu etmenlerin başında gelmektedir. Kadına yönelik şiddetin kaynağında toplumsal eşitsizliklerin hüküm sürdüğü sermaye düzeni yatıyor. Kadına, çocuklara ve LGBTİ+ ‘larayönelik şiddet artıyor; çünkü sömürü ve eşitsizlik derinleşiyor, gericilik kadını toplumsal yaşamın ve üretimin dışına atmaya çalışıyor, yoksullaşma ve hayat pahalılığı artıyor.”

                ŞİDDETİN BAŞLICA NEDENLERİ

                “Savaş politikaları kadın yoksulluğunu arttırmaktadır. Bizler erkek iktidarların cinsiyetçi, militarist ve kadın düşmanı politikaları karşısında birleşik kadın mücadelemizi büyüterek, yeni yaşam inşamızın her bir adımında bütün dünya kadınlarıyla hep beraber yürüyeceğimzin sözünü veriyoruz. Savaşsız, sömürüsüz, eşit ve adil bir yaşamı hep birlikte inşa edeceğiz. Çünkü savaş ve şiddetin sonuçlarını en ağır şekilde yaşayanların kadınlar olduğunu çok iyi biliyoruz.Ülkemiz demokrasiden uzaklaştıkça, kadına yönelik şiddet hız kesmeden devam ediyor. Bizler, en temel hakkımız olan yaşam hakkımıza sahip çıkmak için direniyoruz. Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi'nden bir gece yarısı, tek adamın kararıyla çıkılmasını asla kabul etmiyoruz.Eğer İstanbul Sözleşmesi yürürlükte olsaydı  ve uygulansaydı; şiddet uygulayan birçok fail caydırıcı cezalar alacaktı. İmza tarihinden bu yana öldürülen binlerce kadın bugün hayatta olacaktı, katiller “yatarım üç beş ay, çıkarım” rahatlığıyla hareket etmeyecekti.!

                Laiklik toplumsal yaşantının yanı sıra kamudan da tasfiye edilmiş, dinselleşme kadının toplumsal konumunun açık bir şekilde gerilemesine neden olmuştur. Öyleki iktidar partisinin yetkilileri, çoğunlukla dinsel söylemlere yaslanarak kadının hayatına müdahale eden pek çok tutum beyan etmiş, kadının kaç çocuk yapacağına, giyim kuşamına, kahkahasına, hangi saatte sokakta olacağına, hatta hamileliğini saklamamasının ayıp olduğu iddiasına dek uzanan bir yelpazede kadını nesneleştiren ve aşağılayan söylemlerde bulunmuşlardır.AKP, toplumu, tarikat ve cemaatlere mahkûm ederek, imam hatipleri yaygınlaştırarak, bilimsel düşünceye saldırarak teslim almaya çalışırken dinselleşmeyle en çok da kadınlar üzerinde baskı kurmaya çalışıyor.Kadınlar için evde oturmak doğurmak ve kocalara hizmet etmek dışında bir hayat hakkı tanınmadığını çeşitli ülkelerdeki uygulamalardan da biliyoruz”!

                BAŞLICA TALEPLER

                “Erkek ve devlet şiddetine, kapitalist hükümetlere, kadın ve trans cinayetlerine , yoksulluğa, eşitsizliğe, savaş politikalarına, teröre,  cinsiyete dayalı tüm şiddet biçimlerine karşı mücadelemizden vazgeçmiyor ve

taleplerimizi 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde haykırıyoruz.

*İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanundan Vazgeçmiyoruz! İstanbul sözleşmesine geri dönülmesini,  Kadınları koruyan yasaların uygulanmasını istiyoruz!

*Cezasızlığa karşı etkin soruşturma yürütülsün! Kadının beyanı esas alınarak denetim ve ceza mekanizmalarının işletilsin istiyoruz!

*Donanımlı, nitelikli sığınma evleri, cinsel şiddet kriz merkezleri ve her mahalleye kreş, , yaşlı bakımevleri, engelli merkezleri, otizm ve alzheimerkonukevleri  istiyoruz!

*Kadınların istihdama katılmasının önünü açacak politikalar geliştirilmesini, hayatın her alanında ve yönetim mekanizmalarında eşit temsil istiyoruz!

*Eşit İşe Eşit Ücret İstiyoruz!

*Çocuk İşçiliğinin sona ermesini, eşit,  parasız, laik eğitim istiyoruz!

 *HIV aşısının ücretsiz yapılmasını ve hijyen ürünlerinin asgari ücret ve altında geliri olan kadınlara ve öğrencilere ücretsiz olmasını istiyoruz!

*Eşi vefat etmiş kadınlara konut destek paketinde en az 3 çocuğa sahip olan kadınlar yararlanacak olmasına itiraz ediyoruz. Çocuk şartının kaldırılmasını istiyoruz!”

 

 

 


Yazarlar


GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans