.

Önümüzdeki yıl Ikinci Dünya Harbi’nin bitiminin 75. Yılı bütün dünyada kutlanacak. Yeni kuşakların giderek unuttuğu, bütün dünyayı  tarihte görülmemiş bir şekilde, büyük bir yıkıma uğratan harbi, onu doğuran nedenleri ve sonuçlarını anımsamakta ve anımsatmakta yarar vardır.
Hitler’in iktidara gelişinden  dört yıl sonra 8 Nisan 1937’de , Alman ağır  endüstri kırallarından doksan yaşını aşmış Kirdorf’un Mülheim ormanındaki muhteşem malikanesini Hitler, Hess , Goebbels ve Goering başta olmak üzere bütün üst düzey devlet yöneticileri ziyaret ediyor, bu endüstri kurduna saygılarını sunuyor ve ona nişanlar ve rütbeler takdim ediyorlardı. Bu çok özenle hazırlanmış törenin anlamını bilmek için bir önceki yüzyılın sonlarına doğru gitmek gerekir.
1800’lerin ortalarından itibaren başlayan Alman  emperyalist döneminin bir gereği olarak, Alman sermayesi büyük bir güçle ülke sınırlarını aşmaya çalışmakta idi, ham madde bölgelerini ve ihraç pazarlarını aramaya, sömürebileceği  ülkeleri  aramaya başlamıştı.  Bu nedenle böyle bir stratejiyi halk nezdinde destekleyecek olan aşırı bir Alman milliyetçiliği fikri ortaya atıldı.
1890’larda kurulan “Alman Sömürge Derneği” toplantılarında ve gazete sayfalarında bu konuda daima yeni iddialar ortaya atılıyordu. “Çok dar alana sıkışmış bulunuyoruz. Öteki devletler gibi  bız de sömürge istiyoruz. Almanya da güneşte yerini almalıdır. Alman sancağı Büyük Okyanuslar’da dalgalanmalıdır”  sloganları bu toplantılarda sık sık kullanılan sloganlardı. Halk böyle bir hayalin peşine sürüklenmekte idi. Bu sosyal mühendisliği gizli olarak yöneten Kusserow Diskonto Gesellschaft’ın direktörü Hansemann’ın eniştesi idi. Kusserow Diskontobank’ın Afrika’da, Alman Güney Afrikasi’ndaki elmas madenleri başta olmak üzere büyük çıkarları bulunmakta idi.
1898 yılında, Hitler dokuz yaşında iken,  “ Alman Donanma Derneği” kuruldu. Alman armatörlerinin en zenginlerinden olan Woermann bu derneğin kurulmasında öncelik etti. O ayni zamanda daha önce yapılan ağır sanayiciler toplantısında da önemli rol oynamıştı. Afrika’da Cameron’da büyük arazilere sahip olan Woermann, diğer sömürgeci ülkelere karşı, Alman çıkarlarını ancak kuvvetli bir Alman donanmasının koruyabileceğıne inanıyordu. Böylece başlamış olan sömürge ticareti süreklilik kazanmış olacaktı. Donanma derneği  halkın büyük ilgisini topladı. Okyanuslarda Alman bayrağının dalgalanması hayali ile ,orta sınıf halk bütün birikimlerini bu serüvene yatırdı.
Aslında “Alman Donanma Derneği”nin arkasında  Alman endüstrisinin ilahı sayılan Krupp bulunuyordu. Krupp derneğin sekreterliğine kendi adamı Schweinburg’u getirmişti.  Ayni zamanda onun aracılığıyla “Berliner Nueesten Nachrihten” gazetesini satınalmış, bu gazetede sürekli olarak Ingiltere’ye karşı büyük zırhlılar yapılması için yazılar yazdırmaya başlamıştı. Bu girişim 1898 ve 1890 ‘da  çıkan yasalarla sonuca ulaştı. Büyük bir Alman donanması kurulması kararlaştırıldı ve hemen uygulamaya geçildi. Harbe kadar geçen sürede Krupp ve Stumms’un şirketleri gemilere sadece  zırh döşeme işinden , her biri beşer milyon mark net kar elde etti. 16 yıl boyunca bu işlerle uğraşan bu iki firmanın  her birinin  toplam  net karlari  80 milyon  marka ulastı. I.Dünya Harbi’nden önceki on beş yıl içinde , devlet hesabına inşa edilen 57 harp gemisi ve 171 denizaltı işinden Krupp’ın elde ettiği kar bunun dışındadır. “Alman donanmasını Alman milletinin yüceliğine yakışak şekle getirilmesi” işinden Alman halkının kazanci ise , bütün dünyanın, özellikle İngiltere’nin çok derin düşmanlığını üzerine çekmek olmuştu.
                                                                                1

Donanma Derneğinin başkanlığına , Scweinburg’tan sonra, yine Krupp tarafından, taarruz harbi taraftarı General Keim getirildi. O daha önce “Ordu Derneği”nin başında idi. Ayni zamanda Krupp’in mali desteği ile “Überall” gazetesini çıkarıyor ve bu gazetede Taarruz Harbi ile düşüncelerini yazıyordu. 
“Alman Birliğı” isimli dernek Alman madencilerinin derneği olarak Ailman orta sınıfının en gerici kanadını teşkil ediyordu. Bu birliğin amacı üzerinde Alman yasayan ya da daha önceleri Almanlar tarafından yerleşip uygarlaştırılmış bulunan bütün arazi parçalarını Alman toprağı saymak ve Alman devletinin sınırları içine almaktı. Bu birliğin kurucusu Hitler’in Reichstag’ında milletvekili olarak bulunmuş olan Class idi. Kurumun gerçek yöneticileri ve yardımcıları arasında Kirdorf, Stinnes ve Krupp’ın o tarihteki müdürü Hugenberg bulunuyordu.
Hans Behrend’e göre nereye ve hangi harekete bakılsa, milyonlarca markın üzerinde yükselmiş ayni isimlere, ayni ağır sanyicilere rastlanır. “Çıkarlarının gelişmesi yolunda aralarında gayet iyi anlaşmış olan bu kurtlar , bütün “milli”, “vatani” birlik ve kurumların başkanlarını seçiyor, masraflarını karşılıyor, yayın organlarına paraca yardım ediyorlardı. Bütün bu hareketlerin tek amacı ise, genis halk kitlelerini , top yekün silahlanmanın ulusal bir zaruret olduğuna ve her şeyden önce Alman vatanının yükselmesi için bunun gerekli olduğuna inandırmaktı. Ancak böyle olursa karları artmaya devam edecekti.” (Behrend, 8)