FINANS KAPITALİN YER DEĞİŞTİRMESİ

Hitler faşizminin Almanya’da iktidara gelmesinde, daha önce belirtildiği gibi, kömür, demir ve çelik tröstlerinin ve onların başındaki zamanın en güçlü iş adamlarının büyük rolü oldu. Onlar Hitler’in harp politikalarının tam destekçisi oldular. Bu politikalar tam istihdamın sağlanabilmesi, 1931 ve 1932’lerde çok borçlu olan endüstri firmalarının bu durumdan kurtulup karlı hale geçebilmesi için
şarttı.
Faşizm öncesi çok etkin olan büyük bankalar , göreceli olarak , bu önemini yitirdi. Bankalar ve sanayiciler arasındaki ilişki devam etti. Fakat tekel durumundaki sanayi kapitali bankalardan daha çok
önemli bir rol oynamaya başladı Nazi döneminde. 1939’dan önceki son yıllarda bankacılık kesiminin kendi içinde birleşmeler oldu. Dresdner Bank Darmstadter und National Bank’ı satınaldı, Deutsche Bank the Diskonttogesellschaft ile birleşti, Commerze und Privatbank Mitteldeutsche Kreditbank’ı absorbe etti.
Yahudilerin sahip olduğu bankalar, Bleichröder, Gebrüder Arnold, Drefyuss & Company, Mendelssohn and Aufhauser “Aryanizayon” nedeni ile ve büyük sanayi sermayesinin yardımıyla el
değiştirdiler , büyük Aryan bankaları tarafından ele geçirildiler. Buna ek olarak Almanya’da var olan küçük ve orta boyuttaki bankalar da büyükler tarafından satınalındı ya da kapanmak zorunda kaldı.
1913 de 1850 özel banka vardı. Hitler iktidara gelmeden önce 1932’de miktar 1350’ye inmişti. 1938’de rakkam 740 idi. Bu küçük bankalar 4 büyük bankanın istihdam ettiği personel sayısının beşte
birini, 7,800 kisiyi istihdam ediyordu. 1939’ da da varolan bankaların beşte ikisi kayboldu. Bankacılık sistemi sadece bir kaç büyük bankanın kontrolüne , onlar da müşterisi devlet olan , birkaç büyük
sanayicinin kontroluna geçti.
1938 sonbaharında Alman bankalarındaki mevduatın yarısı, tasarruf ve sigorta fonları devlet tahvillerine yatırılması zorunluluğu getirildi. Belediyelerin nakit rezervlerinin yüzde 75’i devlet
bonolarına , büyük miktarda kısa vadeli paranın çoğu yine Reich borç sertifikalarına yatırıldı. Devletin bu yolla elde ettiği nakit Thysenn ve Krupp fabrikalarının ürettiği silahlara yatırıldı. (Behrend 2, 162- 163).

Ve sanayicilerin eline geçen bu fonlarda bankaların hiç bir kontrolu kalmadı. Bankalar kendi öz sermayelerinin önemli bir kısmını devlet emrine vermek zorunda idi ve bundan sadece yüzde 5
kazanıyorlardı. 1932 ile 1937 arasındaki banka mevduatlarındaki azalış bu gerçeği göstermektedir Dresdner Bank’ın mevduatı 2.5 milyar markadan 1.8 milyara, Commerz and Privat’ın 1. 5 milyardan 1 milyara inmişti. 1929’un son iyi döneminde 5 Berlin bankasindaki mevduat 12 milyar mark iken 1938 Ağustos’unda silahlanmanın çok arttığı dönemde bu miktar 6.5 milyar marka düşmüştü. Bankaların açtığı krediler ise ayni süre içinde 5.6 milyardan 3.1 milyara inmişti. Görüldüğü gibi ağır sanayi tröstlerinin devletten aldığı siparişler ve yine devletten aldığı teşvikler
onların bankalara olan ihtiyacını azaltmış ve onların kendi işlerini büyük ölçüde kendilerinin finanse etmesini sağlamıştı. Kısacası endustri ve bankacılık biribiri ile sarmaş dolaş olunca endüstri baronları mali operasyonlarda da maharetlerini kanıtlamak zorunda kalmışlardı. Nazilerin “Yahudi sermayesinin sömürüsü”nü yoketme yerine yeni bir olgu meydana çıkmıştı. Silah endüstrisi merkezi bir diktatörlüğü gerektiriyordu. Böylece ancak halkın farkli düşünceleri baskı altında tutulabilirdi. Ancak böyle olabilirse hükümet harp ve harp tehdidini atak bir şekilde devreye
sokabilirdi. 

Aksi halde barış sever Alman halkı böyle bir politikayı onaylayıp onaylamamakta serbest kalabilecekti. Alman ağır sanayi baronları yüzyılın başından beri kendi ham madde kaynaklarına
ulaşmak ve ele geçirebileceği yabancı pazarları korumak için bu yolu seçmişti. Yukarıda belirtilen amaçla endüstri baronları ordunun generalleri ile yakın ilişkiler kurmaya başladı.
1937’de Goering sorumlu olduğu Dört Yıllık Ekonomi Planı çerçevesinde bir Askeri – Ekonomik birim meydana getirdi. Bu birimde ordudan subaylar ve sanayi tröstlerinden üst düzey yöneticiler vardı. Birim başkanı General Thomas Rheinmetall Borsig A.G.’nin yönetim kurulunda idi. 1938’den beri bu firma Goering Works ile bağlantılı idi. Ayni yönetim kurulunda Klöckner ,Bosch,Strauss ve başka banka şefleri de vardı. Askeri- Ekonomik biriminde Albay Warlimont da bulunuyordu. Onun kardeşi I.G.Farben’in çeşitli şirketlerinde yönetim kurulu üyesi idi. Havacılık bakanı Goering bir çok sanayiciyi bakanlıkta bürokratik görevlere atamıştı. Bu sanayicilerin firmaları bakanlıktan önemli uçak siparişleri alıyordu.