.

Bir şairimiz “Uçun kuşlar uçun / Doğduğum yere” diyor. Bir başka şairimiz “Ne dönüp duruyor havada bu kuşlar” demekte. Kuşlardan, uçmaktan söz eden sadece onlar değil. Daha nice ozanımız kuşları ve uçmayı konu almış kendisine.

Zaten kuş demek uçmak demek; uçmak demek özgürlük demek. Ama Refik Erbaş biraz karamsar:

“Bir durgun sudayız konuşsak da / Kuş uçmuyor içimizdeki ormandan”.

Bir belgesel izliyorum; küçücük bir kuş bir adamın elinde. O da uçmuyor. Uçmuyor ama uçamadığı için değil. Adam onu seviyor, okşuyor. O da kıpırdamadan durarak yanıt veriyor sanki.

Minicik serçelerin yerlerde yem arayışları yönlendirdi beni bu yazıyı yazmaya. Küçük sıçramalarla ilerliyor, yerlerde yiyecek bir şeyler arıyor, sonra kanat çırpıp uzaklaşıyorlar. Biri giderken öbürü geliyor onun yerine.

Hezarfen Ahmet Çelebi de uçmak istemişti bu kuşlar gibi bilindiği üzere. Ta 1632 yılında kanat taktı kendisine. Galata kulesinden Üsküdar’a gitti uçarak. Bu başarısı hem ödüllendirildi, hem cezalandırıldı; bir kese altın ve Cezayir’e sürgün.

Ne diyor Can Yücel: “Kuş olup uçmak isterken ağaç olup kök salıyoruz”.

Niçe bir başka açıdan bakıyor konuya: Denizi seviyorsan, dalgaları da seveceksin. Uçmayı istiyorsan düşmeyi de bileceksin. Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredersin”.

Balonlar, zeplinler, helikopterler, uçaklar, insansız hava araçları da var uçan. Ama biz yine de kuşlarla devam edelim. Hava bozmaya başladı. Ilık bahar günleri, yerini daha serin bir iklime bırakıyor. Yağışlar da başlamak üzere. İlhan Berk ne güzel söylüyor: “Kuşlarını alıp gidiyor gök.”

Hezarfen’den söz ettik; sadece o mu uçmak isteyen? Hangimiz yaşamımızın bir döneminde uçmadı, ya da uçmak istemedi, mecaz anlamıyla olsa bile. Kimimiz aşktan, kimimiz şöhretten, kimimiz paradan, güçten uçtu. Uçuracak bir şeyler buldu kendine. Sonuç: Kimimiz güzelce indi piste(!) uçuşunu tamamladı. Kimimiz tepetaklak oldu, çakıldı bir yere.

Uçmak güzel de, kuşlar gibi konabiliyor muyuz bir dala. Niçe’nin dediği gibi uçmak isteyen düşmeyi de göze almalı.

Uçağın hatırı kalmasın, onunla ilgili bir sözle noktayı koyalım: Hiçbir uçak havada kalmaz…