Gönül verdiğimiz, uğruna savunduğumuz, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Halk Fırkası” adıyla kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş yıldönümüdür bugün …

Gönül verdiğimiz, uğruna savunduğumuz, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Halk Fırkası” adıyla kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş yıldönümüdür bugün …

“…Milletin her sınıf halkından, hatta İslam dünyasının en uzak köşelerinden bana ebedi olarak iftihar duyacağım şekilde gösterilen teveccüh ve itimada layık olabilmek için en mütevazı bir millet ferdi sıfatiyle hayatımım sonuna kadar vatanın hayrına vakfeylemek emeliyle barıştan sonra Halkçılık esası üzerine dayanan ve Halk Fırkası adıyla siyasi bir fırka kurmak niyetindeyim” sözleriyle…

Atatürkçü düşünen, sosyal demokrat ve sosyal liberal görüşleri benimsemiş insanların, aydınların bulunduğu siyasi partidir.

Milli mücadele sonrası Türkiye’nin ilk siyasi partisi olmuştur.

1923’ten 1950’ye kadar aralık vermeden iktidarda kalmış ve Türkiye’de en uzun süreyle iktidarda kalmış siyasi parti özelliğini halâ korumaktadır.

Her ne kadar zaman içinde değişimler olsa da, yani insanların özgür iradeleriyle kullandıkları oylardan değil de belli bir güdümle tercih edilen ya da edilmek zorunda bırakılan oy toplamlarının sonucuyla değişmiş olan iktidarın gündemiyle yaşıyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi, kurucusu ve ilk genel başkanı Atatürk’ün vasiyeti ile tasarruf haklarını CHP’ye terk ettiği Türkiye İş Bankası’nın bir bölüm hissesinin de sahibidir.

CHP’nin tasarruf hakkına sahip olduğu %28,1’lik orandaki bu banka hisselerinin kazancı da, o günden beri Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na aktarılmaktadır.

Ne güzel bir örnek değil mi?

Ne kadar akıllarda yer edebilecek, akılcı örnek…

Hele ki bu zamanda..

Bu kadar para akışının nereye gittiği belli olmayan, kurunun yaş, yaşın kuru olduğu, zenginin fakir, fakirin zengin, iki lafı bir araya getiremeyenin tepede, beyni çalışan, ağzı laf yapanın yere indirgendiği bir zamanda yaşıyoruz, belki de mahkum bırakılıyoruz bu yaşantıya…

Bundan sonraki dönemlerde 1923’ten itibaren olduğu gibi, Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda, ilke ve inkılâplarıyla, hiçbir çıkar gözetmeden, lâik Türkiye Cumhuriyeti’nin ve milletin bütünlüğü için, nice yıllar doğru yolda yürümek ve herkesin yürümesi dileğiyle.