.1 Ekim dünya Yaşlılar Günü nedeniyle Balıkesir İl Sağlık Müdürü Fevzi Yavuzyılmaz bir açıklama yaptı. Yavuzyılmaz açıklamasında şunları belirtti.

"Yaşlanma doğumla başlayan, hayat boyu süren ve geri dönüşümsüz bir süreçtir. Belli bir sınırı kabul etmek doğru değilse de kronolojik olarak tüm dünyada 65 yaş ve üzeri yaşlılık olarak kabul edilmektedir. Dünyada ve ülkemizde beklenen yaşam süresi uzamakta ve yaşlı nüfusun genç nüfusa oranı giderek artmaktadır.

İnsanlarda görülen pek çok hastalığın ilerleyen yaşla birlikte arttığı bilinmektedir. Yaşlılıkta daha iyi ve kaliteli bir yaşam için bu sağlık sorunlarından korunmak gereklidir.

Korunmak için başlıca üç ilke;

  • Yeterli ve dengeli beslenme
  • Doğru fiziksel aktivite ve egzersiz yapma
  • Alkol ve tütün kullanımından uzak durma

Yaşlılıkta Yeterli Ve Dengeli Beslenme Önerileri

  • Besin çeşitliliği sağlanmalıdır.
  • Günde en az üç öğün beslenilmelidir.
  • İdeal vücut ağırlığı ve kas gücü korunmalıdır.
  • Besinler doğru hazırlanmalı, pişirilmeli ve saklanmalıdır.
  • Sebze ve meyveler bol ve çeşitli tüketilmelidir.
  • Ekmek ve diğer tahıllar yeterli miktarda tüketilmelidir.
  • İç yağ, kuyruk yağı,margarin gibi doymuş yağların tüketimi azaltılmalıdır.
  • Su ve diğer sıvılar yeterli miktarda tüketilmelidir.
  • Posa tüketimi artırılmalıdır.
  • Süt ürünleri gibi kalsiyumdan zengin besinler tüketilmelidir.
  • Tuz ve sodyum tüketimi azaltılmalıdır.
  • Şeker tüketimi azaltılmalıdır.

Yaşlılıkta Fiziksel Aktivite

Ülkemizde yaşlıların fiziksel olarak aktif oldukları söylenemez. Ülkemizde yapılan bir çalışmada yaşlılar arasında fiziksel aktivitenin düşük olduğu, sadece %30’unun yürüyüş, %15’inin ev içinde egzersiz yaptığı belirlenmiştir. Hareketsizlik yaşlanma süreci ile oluşan fizyolojik değişiklikleri hızlandırır, pek çok kronik hastalık sıklığını artırır, bu hastalıkların daha erken yaşta görülmesini sağlar, kısaca yaşlılığı hızlandırır, yaşam süresini kısaltır.

Düzenli fiziksel aktivitenin, birçok sistemin ve organın fonksiyonu üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır. Yaşlılık dönemine kadar düzenli fiziksel aktivite yapmamış kişilerde bile düzenli egzersiz yapmanın yaşam süresini ve yaşam kalitesini arttırdığı gösterilmiştir. Fiziksel aktivitenin çok sayıda olumlu etkileri olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bilinen olumlu etkileri;

  • Kalp hastalığı ve inme riskinde azalma,
  • Tip 2 diabetesmellitus riskinde azalma,
  • Yüksek kan basıncında düzelme,
  • Kan lipidprofilinde düzelme,
  • Metaboliksendrom riskinde azalma,
  • Kolon ve meme kanserleri başta olmak üzere bazı kanser risklerinde (akciğer ve endometrium) azalma,
  • Kilo alımının önlenmesi,
  • Kalp-akciğer performansının geliştirilmesi,
  • Düşmelerin önlenmesi ve kalça kırığı riskinde azalma,
  • Depresyonda azalma,
  • Bilişsel fonksiyonlarda düzelme,
  • Kemik mineral yoğunluğunda artma,
  • Uyku kalitesinde düzelme olarak sayılabilir.

Yaşlılarımızın toplumsal yaşama aktif olarak katılmalarını, sosyal, kültürel ve ekonomik haklara sahip ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak, kişi, kurum ve devlet olarak öncelikli görevimizdir. Nüfusun yaşlanması sağlıktan sosyal güvenliğe, çevreye, iş olanaklarına, sosyal kültürel faaliyetlere ve aile hayatına kadar toplumun tüm yönlerini etkilemektedir.

Kısaca “sağlıklı yaşam ilkeleri” olarak bilinen bu kurallara uyulması durumunda yaşlanma ile ortaya çıkabilecek olan önemli sağlık sorunlarından başarılı şekilde korunmak mümkündür. İnsanoğlunun var olduğu günden bugüne kadar üzerinde en çok düşündüğü, araştırma yaptığı, türlü çareler aradığı ama bir türlü engelleyemediği gerçek, yaşlanmaktır. Her yeni güne yaşlanmak için değil sağlıklı yaşamak için “Gençlikten Ömür Saklamak Hepimizin Elinde”der ve tüm yaşlılarımızın sağlıkla yaşlanmasını diler, saygılarımı sunarım."