ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

17.10.2021

TARIM YAPTIRMAYACAK RAKİPLER ÇOĞALIYOR

Küresel boyuttaki Covid-19 virüsü; ülkelere, kendi kaynakları ile yetinmek durumunda kalabileceklerini hatırlattı.

      Hastalığa karşı kullanılan aşılarla ve diğer ilaç çalışmaları sayesinde umut verici gelişmeler olmasına karşın, kökten çözüm için bekliyoruz.

      Gelinen nokta; geleceğin milli tarım politikalarında tahmin ve plan yapmayı zorlaştırıyor ve olası tüm ihtimallere hazırlanma zorunluluğunu ortaya koyuyor.

      Ülkemizde ve uluslararası konjonktürde, sağlık sektörü kadar Milli Tarım ve milli gıda sektörünün de kritik öneme sahip olacağı görülüyor.

      Bu nedenledir ki, tüm dünya ülkelerinde sağlıkla ilgili çalışmalara paralel olarak gıda üretimi için de önemli adımlar atılıyor. Ülkelerin aldıkları sıkı önlemlerle birlikte uluslararası kurumlar da COVID-19'un tarım ve gıdaya etkileri üzerine tüm ülkeleri uyarmaya devam ediyor. Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO) tarafından yapılan açıklamalarda özellikle gıdanın uluslararası ticaretine vurgu yapılırken, aynı zamanda ülkelerin gıda güvenliğini sağlamaları gerektiğine dikkat çekiliyor; Küresel ticaret ve gıda güvenliği bakımından istenmeyen sonuçları en aza indirecek önlemlerin gerekliliğine vurgu yapılıyor.

      Tüm bunlara ek olarak da Milli Tarım süreci acilen planlanmalıdır. Çünkü içinde olduğumuz iklim değişikliği sürecinde kuraklık, aşırı ve kısa süreli sağanaklar, sel, hortum, dolu gibi sıra dışı veya beklenmedik felaketler daha sık yaşanıyor ve yaşanacaktır. Bitki türlerinin ve böcek türlerinin değişen iklim koşullarına bağlı olarak coğrafi yaşam alanlarını terk ettikleri ve farklı coğrafi bölgelere doğru göç ettikleri de bilinmektedir. Dolayısıyla şu an yaşanmakta olan Covid-19 salgını da bir sürpriz veya gelip geçici bir kriz durumu olarak görülmemeli.

      Tam aksine, yıllardır akademik literatürde dile getirilen bir olası salgın ya da yaygın kriz halinin olasılık olmaktan çıkıp gerçekleştiği bir durum olarak algılanmalıdır. Üstelik bu tip kriz durumları ile önümüzdeki yıllarda daha sık karşılaşabileceğimiz ve meselenin sadece belirli hastalıklarla sınırlı olmayıp genel olarak enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığında bir artış olacağı şeklinde anlaşılması hayati önem taşımaktadır.

      Yaşadığımız kriz, gıda kıtlığının neden olduğu bir kriz değildir, ancak gerekli önlemler alınmazsa ve planlama yapılmazsa yakın zamanda gıda enflasyonu ve gıda krizi yaşanabileceği görülmektedir.

      Milli Tarımın stratejik konumu nedeniyle tüm tarafların katılımı sağlanarak planlama yapılmalıdır.

      Milli Tarım, Covid-19 karşısında ve tarım üreticileri piyasanın belirsizliklerinden korunmalıdır.

      Milli Tarım, Covid-19 karşısında, galip gelmelidir.

      Ülkemiz mevcut haliyle kaynaklarını, potansiyelini rasyonel değerlendirebilirse, tarım ve gıdada problem yaşamaz.

      Milli Tarım; kamu birimlerinin, karar vericilerin, üretici örgütlerinin, üretim-tedarik- lojistik üçlüsünün ortak hareket etmeleri ve arz-talebe dayalı bir planlama ile geleceği tasarlamalarını gerektirmektedir.  

      Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.

 


Bu yazı 87 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans