Geçtiğimiz hafta, Milli Eğitim Bakanlığı, İnşaat ve Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından Balıkesir ve ilçelerindeki okullarda yapılan kontroller ve değerlendirmeler sonrası deprem olması halinde risk taşıyabileceği değerlendirilen binaların yıkılması yönünde karar alındı.

Bu kapsamda çok sayıda okul ile 4 öğretmenevi, 2 pansiyon ve bir Halk Eğitim Merkezinin yıkılmasına karar verilmişti..

Balıkesir Valiliği'nin konuyla ilgili olarak  yaptığı açıklama ise şöyle:

 "Eğitim öğretimin aksamaması için İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerince planlama yapılmış ve tüm tedbirler alınmış olup, okullardaki idarecilerimiz öğrencilerimize gerekli yönlendirmeyi yapacaklardır. Yıkım kararı alınan eğitim binalarının en kısa sürede yıkılarak yeniden yapımı için tüm çalışmalar başlatılmıştır”

 

Balıkesir Valiliğinin yaptığı bu açıklamayla ilgili olarak Balıkesir Mimarlar Odası da bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle:

"Balıkesir Afet Riski Eylem Planı ile 51 adet okulumuzun yıkılıp yeniden yapılması gündeme gelmiştir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin daha güvenli binalara kavuşmaları açısından mutlu olmakla beraber pek çok yapının yakın dönemlerde yapılmış olmasına rağmen depreme dayanıksız ve yıkılacak olmaları son derece üzücü ve düşündürücüdür. Bu durum ekonomik olarak kayıp olmasının yanında kent belleği açısından da bir kayıptır.

Ancak bu yıkılacak yapıların yerine yapılacak olanlar da gelecek için son derece önemlidir. Aynı zamanda mimari açıdan geçmişte yapılan yanlışların tekrarlanmasını önlemek açısından kamu yararını gözeten bir durumdur. Şunu hepimiz biliyoruz ki insanı şekillendiren binalar ve mekanlardır. Gelecek nesillerimizi de şekillendirecek olan bu binaların sahip olacakları mimaride son derece önemlidir. Ne yazıktır ki son dönemlerde kamu tarafından yapılan yapıların tamamına yakınının tip proje olarak inşa edildiğine şahit oluyoruz. Tip projeler çevresine ,coğrafyasına, doğasına göre şekillenmeyen kopyala yapıştır mantığıyla İzmir, Trabzon, Balıkesir fark etmeksizin uygulanan projelerdir. Tip projeler mimarın, mimarinin dahil olmadığı anonim ısmarlama yapılardır. Geçmişte yapılan projeler de tip projeydi. SYAL örneğinde bunu görüyoruz. Bu yapılar tip proje olmayıp çevresine, coğrafyasına ve gençlerin pedagojik gelişimine uygun nitelikli, özgün yapılar olsaydı bu gün yıkmak yerine yenileme, yeniden inşa etme, koruma gibi kavramlar üzerine tartışıyor olabilecektik. Mühendislik biliminin eksikliğinde binalar depremde çökebilir mimarlık disiplinin eksik olması durumunda ise sosyal ve kültürel çöküş yaşanır. Mimarlar odası olarak yeni yapılacak eğitim yapılarının mühendislik çalışmalarının özgün olduğu gibi mimari projelerin de özgün eserler olmaları gerektiğine inanıyoruz. Bu projelerin yere, zamana, iklime, ve sosyal koşullara uygun olarak inşa edilmesi için mimarlar odası ve mimarlar olarak üstümüze düşen görevi yapmaya her zaman hazırız. Bu anlamda mimari proje süreçlerine mimarların ve mimarlar odasının dahil edilmesi gerektiğine inanıyoruz."